|
Bu memleketin şifrelerini çözmek insanlığın hayli zamanını alacak.. Sosyal bilimciler belki iki yüz, belki beş yüz sene sonra bugünkü Türkiye’nin nasıl ayakta durduğuna dair sırrı çözecek.. Biz görmeyeceğiz ama.. Bu işin tahlili Batılılar’a göre değil.. En ünlüsünü bulun.. Harvard’larda, Oxford’larda ders veren allameleri bulun.. Gelsinler bizim memleketi incelesinler.. İnsanlarla konuşsunlar, görsünler, didiklesinler.. Hiçbiri bizdeki sistemin nasıl çalıştığını çözemez.. Yüzde yirmiye yakını işsiz olan bir toplumda insanların kendi hallerini bırakıp, eski Galatasaraylı Emre’nin Fener’e transfer olmasını dert etmelerini kimse açıklayamaz.. *** Bu toplumun Robin Hood’ları fakirden alıp zengine verendir.. En çok alkışı da fukara takımından alır.. Batı’nın o anlı şanlı sosyal bilimcilerine “Adam koca Amerika’yı dolandırdı.. Bizi ihya eder..” deyip oy verenleri göster, dumura uğrasınlar.. Sadece bu örnek bile, içinden çıkamayacağı için namuslu bir sosyal bilimciye “intiharı” düşündürür.. Sosyal agresiflik, toplu hipomanik halleri, eğlenirken en acıklı sözlerle yazılmış şarkıları dinlemek bizde.. Batılı bir sosyolog için bunların her biri kendi başına araştırma, tez konusu.. KÖR OLMA DA.. Daha önceki gün gazetelerde haberdi.. Bu memleketin seçilmişleri, yani Meclis adamları ile görme özürlüler aralarında futbol maçı yapmışlar.. Miletvekilleri kendilerini öyle yırtmış ki maçı 7-3 galip bitirdikten sonra sevinç gösterileri yapmışlar.. Elimizdeki görme özürlülerin görgü şahitliği geçerli olmadığından “geçirdik” mânâsına el kol hareketi çekip çekmediklerini bilemiyoruz.. İşin garibi “görme özürlülerden” bir tepki yok.. Onlar rakiplerinin mutlak kazanma arzusunu normal karşılıyor.. Alınanlar ise gözleri fıldır fıldır dönenler.. Bakın burada tuhaf bir hassasiyet var.. Bütün dillerde görmeyeni tarif eden sözcükler vardır.. İngilizcede “blind” sözcüğü, bizdeki “kör..” sözcüğü gibi.. Batılı toplumların göremeyen insanları kendilerini tarif eden sözcüklere alınganlık göstermezken, bizimkiler gösterir.. “Görme özürlü..” demezsen kıyamet kopar.. Bu işin orta yolu “görme özürlü kör..” dür belki.. Henüz tartışılmamıştır.. “Sağır..” sözcüğünü de tabu yaptık.. “İşitme özürlü..” diyoruz.. Ama kambur hâlâ kambur.. İki vakte kadar “dik durma özürlü” tarifi de girer dilimize.. *** Galatasaray şampiyon olduğunda Antalya’dan yola çıkarılan aslanın İstanbul’a getirilmesi bütün rikkat kalpleri isyan ettirdi.. Görmeyen insanları mutlu etmek için yapılan bir futbol maçında ille de kazanmak için yırtınan milletvekili takımının hırsına tepki gelmedi.. Bir tek hükümet kadını Nimet Hanım isyan etti.. “Bunlar geçen sene de yetimlerle maç yapmış, yenmişlerdi.. Ağlayan çocukları susturmak için canımız çıktı..” deyiverdi.. VIZ GELİR VIZ.. Görme özürlülere dünyanın kaç bucak olduğunu gösteren milletvekili tıkımından tık yok.. Öksüz ve yetim çocuklar için düzenlenen şarkılı türkülü bir eğlencemiz vardı.. Orada da türkücü sahneye çıktı.. Programına türkünün “Anan ağlasın Ömer.. Baban ağlasın Ömer..” sözleriyle girdi.. Türkünün “Yetim kalasın Ömer..” dediği yerine geldiğinde salondaki bebelerin yarısı ağlıyordu.. Çocukları eğlendirmek için o geceyi düzenleyen büyükler de el çırpıyordu.. Bunlar bana göre normal.. Ben bu yazdıklarımla olur da okuyanı çıkar deyip Batılı sosyal bilimcilere yardım etmeye çalışıyorum.. Bizdeki sistemin kendine mahsus bir sübvansiyonu var.. İster aile dayanışması deyin, ister mahalle dayanışması.. Yüzde yirmilik işsizlik dahi vız geliyor.. On dört milyon öğrencisi olan ülkede gelecekten umudu olanın sayısı iki yüz bini geçmez.. O da vız geliyor.. *** Sistem kendi emniyet supaplarını yaratıyor.. Televizyonlarda “iki evlilik programı” var ki sadece bunlara bakmak yeter.. Bir eyyam önce oturup bunlar için yazmıştım.. Az biraz da kızmıştım.. Şimdi o öfkeli sözlerimi geri alıp, özür diliyorum.. Seyrede seyrede iman ettim.. O programları yapan mantık sayesinde ayakta duruyoruz.. MÜMİN AMCA Star’da Esra Erol’un yönettiği program favorim.. Bu toplum insanlarının nasıl “mangal gibi yürek” taşıdığını orada görmek mümkün.. Oğlanın maaşı altı yüz lira.. Yanlış okumadınız altı üstü altı yüz lira.. Evlenmek istiyor.. En az beş altı talibi çıkıyor.. Sistemi aşağı yukarı çözdüm.. Beş yüz liranın üzerindeki her türlü gelir insanımıza cazip geliyor.. Kimse fırsatı kaçırmıyor.. Haaa.. Arada bir tahihsizlikler olmuyor değil.. temsil Çatalca’dan Mümin Amca’nın talihsizliği gibi.. Evi var, bahçesi var, traktörü var.. İki programdır kısmeti çıkmadı.. Ona şaşıyorum.. *** Yaş kendi ifadesine göre yetmiş yedi bana göre seksen iki cıvarında.. Hâlâ dinç.. Taze birini arıyor.. Altmış beş yaşında bir hanım olsa ne iyiymiş.. Bir de stüdyo destekçisi var.. Seksen üzerindeki Emin Amca.. Her programda hazır bulunuyor, adaylar hakkında fikir beyan edip Esra Erol’a yardım ediyor.. Mümin Amca ile Emin Amca arada bir karşılıklı konuşup, birbirlerinden akıl alıyorlar.. İkisinin de kulakları tam randıman çalışmadığından birbirlerini “adaş” zannediyorlar.. Şu Mümin Amca’ya bir kısmet çıksa hepimiz rahatlayacağız.. Kendi adıma konuşuyorum.. En azından sistemimize olan güvenimi tazelemiş olacağım.. Veya iş başa düşecek.. Alacağım Mümin Amca’yı yedeğime.. Aksaray civarında geziye çıkaracağım..
|
Aysun Hnm, Atatürkçü aktivitelere ...
bu girenler ne