Yalakalığın Şâhikası: Sermaye Medyası
Çarşamba, 08 Nisan 2009 23:52
Ne var ki Obama'nın Türkiye ziyareti bir gerçeği artık gözlerden saklanamaz bir şekilde ortaya çıkardı:
Sermaye medyasının yalakalığı…
ABD Başkanı Barrack Obama Türkiye'yi ziyaret etti. Bu ziyaret sonunda politik, ekonomik ve diplomatik anlamda Türkiye ne kaybetti, ABD ne kazandı, bütün bunların değerlendirmesi ayrı…Ne var ki Obama'nın Türkiye ziyareti bir gerçeği artık gözlerden saklanamaz bir şekilde ortaya çıkardı:
Sermaye medyasının yalakalığı…

Obama'nın ziyareti sırasında verdiği mesajları aktaran gazete manşetlerine bir göz attığımızda, Türkiye'de kamuoyunu yönlendiren «kraldan çok kralcı» , yalaka medyanın seviyesini ve «niteliğini» görmek mümkün… İşte, 7 Nisan tarihli kimi gazetelerin manşetlerinden birkaç örnek:
«PROTOKOL ESNEDİ, EL ELE DOLAŞTILAR» (Akşam)

«ARTIK HEPİMİZ DEĞİŞMELİYİZ» (Hürriyet)

«TÜRKİYE İLE YOLA ÇIKIYOR.» (Milliyet)

«ERDOĞAN'A İLTİFAT: LİDERLİĞİNİZDEN ÇOK ETKİLENDİM» (Milliyet)

«İLLE DE TÜRKİYE» (Posta)

«OBAMA GÖNÜLLERİ FETHETTİ» (Vatan)

«BİRBİRLERİNE ABDULLAH VE HÜSEYİN DİYE HİTAP ETTİLER» (Vatan)

«MECLİS'TE «YES YOU CAN» DEDİ.» (Bugün)

«THANK YOU OBAMA» (Şok)

«OBAMA BİZDEN YANA» (Takvim)

«AİLEMDE MÜSLÜMAN VAR» (Yeni Şafak)

«İSLAMLA ASLA SAVAŞMAM» (Star)

«KIVIRMADI» (Haber Türk)

Bütün bu başlıklar sizi tatmin etmediyse, hemen o akşam Kanal D ana haber bültenini izleyip Başkan Obama'nın ne «beyefendi» bir adam olduğunu öğrenmeniz de mümkün tabii… Mehmet Ali Birand'ın yönetimindeki Kanal D Haber'in, ABD Başkanı Obama'yı millete yutturmak için bulamadığı «şeker» kalmadı:
«Daha Cumhurbaşkanı Gül'ün karşılama töreninde top seslerinden sıçrayan Obama, TBMM'de milletvekillerine seslenirken Türkçe «Evet» dedi, Abdülmecit'ten bahsetti, Türk atasözü «yangına körükle gitmek» lafını kullandı. Başbakan Erdoğan'ın elini bırakmadı, hatta Amerikan geleneklerinde bulunmamasına karşın Erdoğan'ı yanaklarından öptü.

İstanbul'da Dolmabahçe Sarayı'nda adına düzenlenen resepsiyonda Türk müziği dinleyerek, enstrümanlara yakın ilgi gösteren Başkan Obama, Ayasofya'da kedi sevdi. Sultanahmet'i çorapla gezdi.

Barrack Obama, İstanbul'da öğrencilerle buluşmasında konuşmasını ezan saatine göre ayarladı ve çok samimi bir şekilde öğrencilerin sorularını yanıtladı. Ve öğleden sonra Air Force 1'e binip ülkemizden ayrıldı.»

Yaşananlar bilmem ki hangi sözcükle tanımlamalı?

İğrenç, mide bulandırıcı, tiksindirici…

Ne var ki yaşananların tiksindirici kısmı, bu derece ikiyüzlü bir oyunun, insanların gözünün içine bakarak oynanmış olmasıdır.

ABD'nin Türkiye'den istekleri malum... Ermenistan ile ilişkilerin düzeltilmesi, sözde soykırım iddialarının kabul edilmesi, «Ruhban Okulu» meselesi, Kuzey Irak'taki kukla devletin tanınması, Afganistan'a daha fazla askerî katkı vs... Bunları yapmaya yatkın bir askerî ve siyasi elit de var Türkiye'de… Bu noktada bir sorun yok. Ama bütün mesele, halktaki Amerikan karşıtlığı... Hükümet ve Genelkurmay, ABD'nin istediği yönde hareket ettiğinde halk tepki gösterirse ve bu da ulusalcı, halkçı bir muhalefeti güçlendirirse ne olacak? Bu nasıl önlenebilir? Kaygı yaratan bu!

O zaman önce Başkan Obama Türkiye'yi ziyaret eder. İşte, kedi sevmekten tutun da camiyi ayakkabısız gezmeye; Cumhurbaşkanı'na «Abdullah» dile hitap etmekten, Başbakan ile objektiflerin karşına geçip el ele poz vermeye kadar bir dizi «şirinlik» sergiler. İki de bir «çok etkilendim» der, «liderliğiniz müthiş» der, bizim yalaka medya da bu balonu malum manşetlerle şişirdikçe şişirir. İmaj cilalanmıştır artık!

Şimdi sıra Türkiye'dedir. Artık, önce Ermenistan ile sınırı açarak mı olur, yoksa Heybeliada Ruhban Okulu'nu açarak mı, ABD'nin istedikleri bir bir yerine getirilecektir. İşte o zaman bir «münasebetsiz» çıkıp, «yahu bu ABD, bizim askerin kafasına çuval geçiren; PKK'ya destek veren ABD değil miydi» diye sorduğunda da, «Aaa, ne kadar ayıp, görmedin mi Obama'nın yaptıklarını? Obama'nın sadece rengi değil, her şeyi farklı... Bak, adam camiye girerken ayakkabılarını bile çıkardı, «benim ailemde de müslümanlar var» dedi, kedileri bile sevdi» diyerek o münasebetsizin ağzının payı verilir! 1999'daki Marmara depremi sonrasında Türkiye'ye yaptığı ziyarette «Erkan bebeği» seven Clinton'un yerinde, artık Ayasofya'yı gezerken kedileri seven Obama vardır! Görüldüğü gibi ABD Başkanları bebeğinden kedisine kadar Türkleri çok sevmektedirler!

Tabii 2009'da dakika 109 bin TL borç ödeyecek Türkiye'nin, bu parayı bulmak için IMF'nin yakacağı yeşil ışığa ve bunun için de ABD'nin onayına ve «sevgisine» ihtiyacı olduğundan; bırakın bu sevgi gösterilerini, Obama ne isterse istesin, bizimkiler «sen emret Barack... Gerisini bize bırak!» şeklinde karşılık vermeye hazırdır! Kısacası onlar da Obama'yı çok sevmektedirler!

Uzun lafın kısası, «iğrenç» kelimesi bile yaşananları anlatmakta yetersiz kalıyor.

«Kara fırtına» Obama rüzgâr gibi gelip geçti Türkiye'den… Geride kalan ise sermaye medyasının etrafa saçtığı vıcık vıcık yağ…

Bir ülkenin bu seviyede, omurgasız bir medyası varsa, düşmana ne hacet!
Serdar ANT



 



Yorumlar
Ara
Sadece kayýtlý kullanýcýlar yorum yazabilir!

3.22 Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."

 
Ata_007.jpg

En Son Yorumlar