|
Yaşamda iyi şeylere hasret bir toplumun doğallıkla yapacağı gibi ulusal takımın Avrupa serüveni ile yatıp kalkmayı sürdürüyoruz.
Her ne kadar birileri sportif alandaki bazı kimseleri “kaba milliyetçilikle” suçlasa da, AB yapılanmasının güçlenmesiyle “ulus devlet” anlayışının gerilemeye yüz tuttuğu öne sürülse de, Avrupa Futbol Şampiyonası’nda yakından tanıklık ettiğimiz gibi “ulusçu” yaklaşımların hiç de gerilemediği ve ulusalcı duyguların hiç de zayıflamadığını vurgulayabiliriz. Eylemin de, söylemin de alabildiğine arttığı bu dönemde ülkemiz kaynaklı bir niteleme üzerinde durulmaya değer olmalıdır. Bugünlerde özellikle tanıtılarda, görsel ve yazılı basında sözbirliği edilmişcesine yoğunlukla kullanılan bir sözcük var: “Türko” Sözlüklerin de doğruladığına göre “Türko”, “Türk” sözcüğünün eşanlamlısı! Batılılıların biz Türk’leri tanımlamak için kullandığı bir sözcük. Buna diyecek hiç bir sözümüz olamaz! Her ulusun, bir nesneyi, varlığı ya da topluluğu kendi dilinden sözcükle adlandırması kadar doğal bir durum yoktur! Ama, bu noktada özenimizden kaçmaması gereken ve doğal karşılanamayacak bir durum var! Türkiye’deki tanıtılarda, coşturucu marşlarda ya da basında “Türko” sözcüğünün “Türk”e yeğlenmesi düşünülmeye değer değil midir? Bu doğal olmayan durumu irdelerken ülkemizde olup bitenlere geniş açılı bir bakışta yarar vardır. Çok yeni bir durum olmamakla birlikte Türkler bir yandan “biz adam olmayız” kurgusu yolu ile aşağılık duygusuna tutsak edilirken, diğer yandan da yabancı kaynaklı ve “kurtarıcı” görünümlü yayılmacı bir düzenekle sarılıp sarmalanır oldular. Ekonomimizin, endüstrimizin ve başka bir çok yaşamsal alanın giderek yabancı egemenliğine geçtiği bir ortamda sokakta konuşulan dilin de her geçen gün Türkçe olmaktan çıkıyor oluşu da rastlantı olmasa gerektir. Özellikle son dönemde, biz Türkler yabancılar ve özellikle de Batılılar tarafından farklı bir şekilde tanımlanmaya çalışılmaktayız. Bunların başında da Türkiye’nin varlık nedenlerini hiçe sayanloara ilişkin çabalar hepimizin tanıklığında sürdürülmüyor mu? Bunca gerçek açıklıkla karşımızda dururken, kendimizi “Türk” yerine “Türko” olarak nitelemek kendi kendimize kötülük, yayılmacı çıkarlarına hizmet eden bir kurguya katkıda bulunmak anlamına gelmez mi? “Türko” yeğlemesi yalın bir sözcük tercihinden çok “Türk” toplumunun içine düşürülmüş olduğu edilgenlik, aşağılık duygusu ve umarsızlık sarmalının sağlam bir kanıtı olarak da algılanmalıdır. Ceyhun BALCI, 20.06.2008
|
Aysun Hnm, Atatürkçü aktivitelere ...
bu girenler ne