İÜ Rektörü Prof. Dr. Parlak'tan sert mesajlar
İstanbul Üniversitesi düzenlenen törenle 2008-2009 eÄŸitim ve öğretim yılına baÅŸladı. Fen Edebiyat Fakültesi'nde düzenlenen törene Harp Akademileri Komutanı Orgeneral Hasan Aksay, iÅŸdamı Bedrettin Dalan ve çok sayıda öğretim üyesi ile öğrenciler katıldı. Törende konuÅŸan İÜ rektörü Prof. Dr. Mesut Parlak, iktara ve YÖK'e yönelik sert eleÅŸtirilerde bulundu. Toplumun yapay sorunlarla oyalandığını, yapılan yolsuzluklarla toplumsal deÄŸerlerin aşındırıldığını ve toplumun karanlık bir geleceÄŸe doÄŸru gittiÄŸini belirten Prof. Dr. Parlak, "Giyim kuÅŸamdan davranışlara kadar uzanan bir çizgi üzerinde geçmiÅŸe iliÅŸkin bir özlem, ona bir tür dönüş arzusu görmek hiç de zor deÄŸil. Özelikle din kisvesi altında, masum istekler olarak bir özgürlük talebi olarak gösterilmek istenen ÅŸey, aslında geçmiÅŸin bin model olarak görülmesi ve istenmesidir. Böyle bir modelin önünde engel de açık söylemek gerekirse laiklik olarak düşünülmektedir" dedi. "İnanç kalıplarının arkasına saklananlar bireysel çıkarlarını önde tutarlar" "İnançlarını kalıpların arkasına saklayan insanlar, sonuçta bireysel çıkarlarını her ÅŸeyin önünde tutarlar" diyen Parlak, "nitekim daha önce olduÄŸu gibi sbugün de her toplumda kiÅŸilerin inançları onların birtakım skandallara karışmasına engel olamamaktadır" diye konuÅŸtu. Toplumdaki kutuplaÅŸmaya da dikkat çeken parlak, "Bu toplumun hiç bir zaman dinle ve İslamiyet'le sorunu olmadı. O halde ÅŸimdi niçin var? bu ülkeyi canını vererek kurtaranlar kimler? Türkler, Kürtler, Lazlar, hepimiz deÄŸil miyiz? Peki durup dururken mi biz birbirimize düşman olduk? Elbette hayır. Sistemli bir ÅŸekilde bu hale düşürüldük. Politika uÄŸruna, çıkar hesapları yüzünden, dinin politikaya alet edilmesi yüzünden bu günlere geldik.En çok maddi çıkarlar ülkeyi bu kavga ortamına sürükledi. "Bu üniversite asla siyasi iktadarın göstereceÄŸi hedef doÄŸrultusunda yürümeyecektir" Görev süresi 19 Ocak'ta bitecek ve yaÅŸ haddinden emekliye ayrılacak olan Parlak, eÄŸitim sorunlarının göz ardı edildiÄŸini vurgulayarak, "YÖK genel kurulana bir yıl önce hükümet tarafından atanan üye, İÜ'de yapılacak seçimlerde rektör adayı olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu durumu anlamakta güçlük çekiyorum. Bu mudur demokrasi, bu mudur bilimsel özerklik? Meydanlara savunulan demokrasi ve bilisel özerklik böyle mi saÄŸlanacak? Birisi bana bu iliÅŸkinin demokrasiyle, saÄŸduyuyla nasıl baÄŸdaÅŸtıralabileceÄŸini açıklasın! Hem aday olacaksın, hem bu adayın deÄŸerlendirileceÄŸi kurulun üyesi olacaksın, hem de siyasi iktidarın tercih ettiÄŸi kiÅŸi olacaksın. Böyle bir ÅŸey olamaz. Dünyada bunun bir örneÄŸi yok. İÜ böyle bir uygulamayı asla ve asla hak etmemektedir. Bu üniversite hiç bir zaman herhangi bir siyasi iktidarın gösterdiÄŸi veya göstermek istediÄŸi hedef doÄŸrultusunda yürümemiÅŸtir ve asla yürümeyecektir. Üniversite yönetimlerinin siyasallaÅŸtırılması bu ülkeye hiç bir ÅŸey katmaz" dedi. milliyetÂ
|
Aysun Hnm, Atatürkçü aktivitelere ...
bu girenler ne