IMF ile Pazarlığa Oturma Pazarlığı... / Mustafa BALBAY
Salı, 28 Ekim 2008 12:36
Başbakan Türkiye'nin iki önemli konusu, ekonomi ve terörle ilgili olarak tarifi zor çelişkiler içinde...
Diyarbakır'da sivil toplum kuruluşlarıyla basına kapalı toplantı yapıp, "Ben 2005'teki çizgimdeyim, siyasal açılımlar yapacağız" diyen Erdoğan, Ankara'da Bakanlar Kurulu'nu askerlerle topluyor... Bir yıl önce DTP'ye ilişkin kapatma davası gündeme geldiğinde, "Parlamento dışı kalırlarsa onları da dağa gönderirsiniz" diyen Erdoğan, bugün DTP'nin terör örgütünün bir kolu olduğunu, oyları da tehditle aldığını söylüyor... 2007'ye kadar konu IMF olunca, "Herkes eleştiriyor ama, dünyada 100'den fazla ülke bu kuruluşla çalışıyor. Biz de çalışacağız, aksi halde dünyadan dışlanırız" diyen Erdoğan bugün, IMF ile ancak "ümüğümüzü sıkmazsa" masaya oturacağını söylüyor! Çelişkilerden çelişki beğen... Erdoğan "Dün dündür bugün bugündür" geçti, kendi yöntemlerini geliştiriyor... Bütün bunların üstüne takıyye de eklenince, ortaya güzel bir Türkiye tipi politika çıkıyor! *** Erdoğan'ın hafta sonunda IMF'ye ilişkin açıklamalarını ayrıca sütuna yatıralım... Diyor ki: "Biz IMF ile yeni görüşmüyoruz ki, her zaman konuşuyoruz. Bu bir karşılıklı menfaat hesabına dayalıdır. Benim menfaatlerim de yerine getirilirse oturur, anlaşmalarımızı yaparız. Kriz dönemlerinde IMF'nin isteklerine boyun eğerek yarınlarımızı karanlığa sokamayız. Bizimle esneklik çerçevesinde bir anlaşmaya varırsanız eyvallah, oturur imzalarız. Ama fırsat bulduk, gel hemen dayatalım, ümüğünü sıkalım derlerse kusura bakmayın buna da biz fırsat vermeyiz." Başbakan IMF ile kamuoyunun açıkça anlamayacağı şekilde ilanen pazarlık pazarlığı yapıyor. Nedir o? AKP'nin IMF'ye önerisi şu: "Arkadaş, önümüzdeki mart ayında yerel seçimler var. En yüklü dış borç ödemem de 2009'da. Şimdi benim ne yapıp edip marta kadar küresel, ülkeler ne olursa olsun hiç kriz yokmuş gibi hareket etmem lazım. Marttan sonrasına bakarız. O zamana kadar sen beni gör, sonrasında ben seni görürüm..." IMF, gide gele AKP'nin dilini kavradı. AKP'den daha iyi söz dinleyen, istediğini nazlanmadan yapan iktidar bulması da çok zor! Bugünlerde karşılıklı olarak birbirlerini anlamaya çalışıyorlar. Başbakan'ın havasına bakılırsa, iş büyük ölçüde kotarılmış... *** AKP, IMF ile yukarıdaki pazarlığı istediği gibi tamamlarsa, marta kadar kesenin ağzı açılacak, marttan da sonra bütçedeki deliğin çapı büyüyecek. Yerel seçimlerden sonra normal koşullarda 2.5 yıl seçim yok. O arada iki kez acı ilaç içilir, üç kez iyileşilir. Bunlar unutulur.. bir bahar havası daha gelmiş olur! Hükümet katlarında bu pazarlık yapılırken reel ekonomide durum ne? Birkaç konuda eksik var, o kadar: Yatırımlar büyük ölçüde kısıldı... Üretim düştü, üçlü vardiyalar bire iniyor... Talep daralması stokları büyüttü... Dış pazardaki küçülme rekabet gücünü azalttı... Sıcak para krizle birlikte sıcağı sıcağına çekiliyor! Patronlar, "krizde ilk gözden çıkarılacak" ilkesini ihmal etmeyip işçi çıkarmayı programlıyor... Eğer bütün bunları yok sayarsanız, ekonomi iyi yolda! Erdoğan'ı kutlarız... Tam da Kasımpaşalı çıkışlara uygun bir tablo yarattı!
Aysun Hnm, Atatürkçü aktivitelere ...
bu girenler ne