“Siyasal İslamcılar”ın Etkin Olduğu Ülkelerde “Demokrasi” Gerçekleşemez - VURAL SAVAŞ
The Washington Post Gazetesi’nde yayınlandı : “…Recep Tayyip Erdoğan, laik muhalefeti yok etmek ve Türkiye’de dini hukuku yerleştirmek için uzun vadeli bir stratejiyi takip etmekte.”

Yıllar önce, “Türkçülüğün Esasları” adlı eserinde Ziya Gökalp şunları yazmıştı (s.128).  

“İslam dünyasında da artık sömürge dünyasına son vermek için, Müslüman kavimlerde ulusal bilinci güçlendirmekten başka yol yoktur.

 

Bir zamanlar, “İslam Birliği” ülküsü, Müslüman kavimlerin bağımsızlığa ulaşmasını, ülkelerinin sömürge durumundan kurtarılmasını sağlar sanılıyordu; oysa, pratik deneyimler gösterdi ki İslam Birliği (düşüncesi), bir yandan teokrasi (dinsel kurallara dayalı siyasal yönetim) ve klerikalizm (din adamlarının devlet yönetimine karışması) gibi gerici akımları doğurduğundan, öte yandan da, İslam dünyasında ulusallık ülkülerinin ve ulusal bilinçlerin uyanmasına karşıt olduğundan, Müslüman kavimlerin gelişmesine engel olduğu gibi, bağımsızlığına da engeldir…”

 

                                                                ***

Günümüzde tüm İslam dünyasında yaşananlar, bu görüşlerin ne kadar haklı olduğunu ortaya çıkarmıştır. Bu konuda çok değerli bilimsel görüşler de bilgimize sunulmuştur. İşte bunlardan birkaçı:

Dr. Khosra Khazai, halen Brüksel’de Zerdüştlük Çalışmaları Avrupa Merkezi Direktörü. İslami devrim sonrası İran’dan ayrılmak zorunda kalmış. Ancak, annesi ve babası vahşice katledilmiş.

Türkiye’ye İslami rejimin, bir “devrimle” değil, yavaş yavaş geleceğini belirtirken bakın neler söylüyor:    

                                                                ***

“Dini bir rejime, sosyalizmle, kapitalizmle ya da liberalizmle karşı koyamazsımız. Çünkü İslami rejim içindeki unsurlara karşı, demokratik bir tartışmaya açık olmamalarından ötürü, siyasi araçlarla savaşmanız mümkün değildir.”

 

“Sermayenin Yıkıcı Boyutlarına Karşı Koyacak Alternatif Nedir?” başlıklı çok önemli bir kitabın da yazarı olan Samir Amin, çok önemli bir noktaya dikkatimizi çekiyor:

 

“Sadece Batı tarafından sevilen ılımlı İslamcılar yeni bir komprador (yabancı ortaklar hesabına çalışan yerli aracı) iktidarın önünü açarak, devleti desitabilize (güçten düşürmeye) hizmet etmektedir… Yeni liberal kapitalizmin ve siyasal İslam’ın söylemleri çelişkili değil, tamamlayıcıdır. Yani siyasal İslam, emperyalizmin karşıtı değil, hizmetçisidir.”

                                                                ***

1998–2008 yılları arası Chicago Teoloji Fakültesi’nin Başkanlığını yapan Amerikan Gelişimi Merkezi Kıdemli Üyesi olan Prof. Dr. Susan Brooks’un “Dini Kıyafetler İçindeki Totaliterler” başlıklı makalesi, 23.04.2009 tarihli The Washington Post Gazetesi’nde yayınlandı. İşte bu çok önemli yazıdan birkaç paragraf:

 

“Hiçbir ulus, dini kurallar veya kurumlar tarafından yönetilmemelidir; çünkü dini hukukun olduğu yerde, hem sivil hem de dini çeşitlilik yok olur. Ulusal dini hukuk, gerçek demokrasiyi imkânsız kılar. Totalitarizm kaçınılmaz sonuçtur…”

“Thomas Jefferson ‘rahibin gücü ile prensin gücünün’ bir araya gelmesinin, gerektiğinden fazla bir güç oluşturacağı konusunda uyarmıştı. Gecenin gündüzü takip ettiği gibi, siyasi totalitarizm (kanuni hiçbir muhalefet şeklini kabul etmeyen rejim) de toplumda dini hukukun yerleşmesini takip eder.”        

                                                                ***

“…Recep Tayyip Erdoğan, laik muhalefeti yok etmek ve Türkiye’de dini hukuku yerleştirmek için uzun vadeli bir stratejiyi takip etmekte.”

 

“…Geçtiğimiz pazartesi günü, 39 itibarlı Türk entelektüeli ve akademisyeni, İstanbul’da gözaltına alındı ve akabinde uluslararası üne sahip organ nakli cerrahı olan, Başkent Üniversitesi’nin kurucusu ve rektörü Mehmet Haberal’ın da aralarında bulunduğu sekiz kişi de tutuklandı.”

“Gözaltına alınanlar ve tutuklananların arasında, yoksul ailelerden gelen kızlar için bir burs kurumu kuran ve yöneten Profesör Türkan Saylan da bulunmaktaydı. Profesör Saylan gözaltına alınırken, evi ve on binlerce kıza eğitim sağlayan kurumunun ofisleri de polis tarafından basıldı.”

“Profesör Haberal’ın tutuklanması ve Profesör Saylan’ın sorgusu ülkece büyük tepkiye yol açtı. Cumartesi günü yaklaşık 11.000 kişi bu tutuklamalar ve gözaltılara karşı Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün mozolesinde gösteri yaptı… Profesör Haberal, daha önce Türkiye Cumhurbaşkanlığı’na aday olmayı reddetmiş, Türkiye’nin önde gelen bilim ve eğitim insanlarından biridir.”           

                                                                ***

“…Pakistan’da İslam hukuku isteyenler şiddet yanlısı ve aşırıcı. Çok barizler. Türkiye’de İslam hukuku isteyenlerin taktikleri ise, daha kurnazca. Bu onları daha az tehlikeli kılmıyor. Hatta “gizli” yaklaşım, uzun vadede daha tehlikeli olabiliyor.”

                                                                ***

Aziz Nesin, çıkardığı “Zübük” Gazetesi’ne bir gün, “Haşa huzurdan huzur geldi” diye sekiz sütunluk manşet atmıştı.

Siyasal İslamcılar eliyle, Türkiye’ye daha çok demokrasi geleceğinin propagandasını yapanlar, AKP’nin yapmayı düşündüğü Anayasa değişikliklerinin propagandasını yapanlar, beyni yıkanmış budalalardan değilse; hiç kuşkunuz olmasın, emperyalist devletlerce para karşılığı devşirilmiş “Entelektüel Fahişeler”dendir…

 

VURAL SAVAŞ


Yorumlar
Ara
Sadece kayýtlý kullanýcýlar yorum yazabilir!

3.22 Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."

 
Ata_012.jpg

En Son Yorumlar