AKP’nin Çıkardığı O Yasa Terörle Mücadeleyi Bitirir - EMİN ÇÖLAŞAN

Bu yasayla yapılmak istenen o kadar net karşımızda ki…  

Türk Ordusu’nun Güneydoğu ve Doğu Anadolu bölgelerindeki gücünü kırmak…

 

PKK ile mücadele, azim ve inanç gerektirir. AKP bunu bitirdi. Şimdi bir savcı bulacaklar ve teröristlerle göğüs göğse çarpışan askerleri yargılayacak…

 

 

AB’ye uyum yasaları çerçevesinde çıkarıldığı söylenen ve kamuoyunda ‘asker yasası’ olarak bilinen kanun, geçtiğimiz günlerde Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından kabul edilerek yürürlüğe girdi.

Askerlere sivil mahkemelerin yolunu açan bu yasayla ilgili tartışmalar ise bitmedi. CHP’nin Anayasa Mahkemesi’ne taşıdığı yasa, yürürlüğe girdikten sonra bazı askerler hakkında suç duyurusunda bulunuldu.

Usta kalem Emin Çölaşan, Kanalbiz ekranlarında, CHP Manisa Milletvekili Şahin Mengü ile birlikte hazırlayıp sunduğu Ankara Rüzgârı adlı programda, bu yasanın doğuracağı sonuçları değerlendirdi.

 

Darbe Öcüsü…

AKP Türk Silahlı Kuvvetleri’nden rahatsızdı.

Türkiye’de ne ekonomik ne de siyasi anlamda bir askeri müdahale ortamı yokken, hayali bir darbe senaryosu üretildi... Bunun muhakemeleri başlatıldı…

‘Darbeye’ ilişkin somut bir belge ortaya konulmadığı halde, bir sürü insan gözaltına alındı. Sorgulandı…

Ve olmayan bir darbe kavramından yola çıkarak ülkenin namuslu, aydın, uygar insanlarını tek tek tutukladılar.

Tabii medya da AKP tarafından ele geçirilmişti ve o medya desteğiyle bu öcü büyütüldükçe büyütüldü ve bugünlere geldik.  

İşte tam da bu ortamda; bir gece yarısı, bazı muhalefet milletvekillerinin de oylarıyla onaylanan korsan yasa (asker yasası) Türkiye’nin kaderini değiştirecek nitelikteydi.

Bu yasa askerlerin, sivil mahkemelerde yargılanmasının önünü açtı.

Yargı bağımsız olsa bunlar sorun olmaz. Ama sivil yargının pek çoğu AKP iktidarının emrinde değil mi? Ona bağlı değil mi?..

 

Her Şey Ortada

Bu yasayla yapılmak istenen o kadar net karşımızda ki…  

Türk Ordusu’nun Güneydoğu ve Doğu Anadolu bölgelerindeki gücünü kırmak

Düşünün; bir çatışma oldu. Askerlerimiz, bir grup teröristle çatıştı ve bunlardan 3 tanesini öldürdü.

Ne yapacaklar sonra? İki tane yalancı şahit bulacaklar, “Bu öldürülenler orada koyun otlatıyordu. Terörist falan değil çobandılar” ditecekler.

 

Şimdi Zekeriya Öz var. Geçmişte de Ferhat Sarıkaya (Genelkurmay eski Başkanı Yaşar Büyükanıt’ın yargılanmasını isteyen Van eski savcısı) vardı…

Yine bir savcı bulacaklar ve PKK’lılarla göğüs göğse çatışan askerlerimiz yargılanacaktır…

Terörle mücadele, inanç ve azim gerektiren bir olaydır. Bunu bitirdiler…

Bunu bırakın, o bölgede geçmişte teröristlerle çarpışan gerçek kahramanları da cezaevine attılar. Buna bakarak da, şimdi o bölgede görev yapan askerlerimizin şevki kırıldı.  

 

İhbarcılar Türedi

Bir de muhbirler türedi, askerleri ihbar etmek için…

Bunlardan biri DTP’li Milletvekili Akın Birdal… Çevik Bir Paşa’yı ihbar edecekmiş…

Geçmişte operasyon bölgesinde görev yapan, PPK ile göğüs göğse çarpışan generallerimiz de o dönemdeki icraatları nedeniyle sivil mahkemede yargılanacak…

Taraf Gazetesi’nde çıkan ve yüzü görünmeyen emekli generalin de kendi silah arkadaşlarını ihbar ediyor olması ise işin en acı kısmı…

 

Eğer bu şahıs gerçekten varsa ve birlikte görev yaptığı, çatışmaya girdiği arkadaşlarını Taraf’a ihbar ediyorsa; o generali tarif edecek tek bir sözcük vardır: Haysiyetsiz…

Tayyip’in ‘Gül’ü Bekleneni Yaptı

Tayyip’in ve AKP’nin ‘Gül’ü, asker yasasını onayladı… Aslında Gül, bu yasayı onaylayarak kendisinden bekleneni yaptı…

Ama açık söylemek gerekirse, benim kafamda kabul etmeyeceğine dair bir olasılık vardı. Çünkü akıl, mantık hukuk bilgisi, her şey bunun veto edilmesi gerektiğini söylüyordu…

Ama Çankaya’da oturan şahıs, bunu aynen onayladı. Bazı düzeltme istemleri ile onayladı…

Bu, tribünlere oynamak ve halkı kandırmaktan başka bir şey değil.

Bay Abdullah, “Şu gerekçelerle eksikleri eksiklikleri tamamlamanız isteğiyle yasayı geri çeviriyorum” diyebilirdi. Ama bunu yapmadı.

Çünkü Çankaya’da, Tayyip’in ve AKP’nin Cumhurbaşkanı olarak oturuyor…

 

Bunlara Çanak Tutanlar da Var

Artık olay daha net çıkıyor ortaya. Bunlar, askerin kafasını suya gömmek istiyorlar. Askeri Türkiye’de etkisizleştirmek istiyorlar…

Hayali, düzmece darbe senaryolarıyla askerin üzerine yürümeye başladılar. Ne yazık ki, askerlerden de bunlara çanak tutanlar oldu…

Hilmi Özkök’ün bunlara verdiği ödün asla unutulacak gibi değildir…

Tayyip’in “Hocam” diye hitap ettiği Hilmi Özkök…

Bir Başbakan’ın, Genelkurmay Başkanı’na “Hocam” diye hitap etmesi olacak şey değildir.

Bundan önceki Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt ile Tayip arasında yapılan Dolmabahçe görüşmesi ise sırrını koruyor.

Orada bir şeyler oldu ve Yaşar Büyükanıt’ın tavrı değişti. Emekliye ayrılırken de son model Audi marka arabasını aldı. Peki, ne oldu Dolmabahçe’de?..

 

5 Soruda Türk Yargısı

CHP Milletvekili Şahin Mengü’nün Meclis’e verdiği soru önergesinde yer alan 5 soru, Türkiye’de yargının durumunu çok doğru bir şekilde sorguluyor. Adalet Bakanı Sadullah Ergin’in yanıtlaması istemiyle verilen soru önergesindeki bazı bölümleri sizlerle paylaşmak istiyorum.

Hayatları Para…

 

“Başbakan Erdoğan, Kartal 2’nci Sulh Hukuk Mahkemesi’nce görülen davasında (Başbakan davalı durumda) 3 kuruşluk tazminata mahkûm edilmiş ve karar Yargıtay tarafından onanmıştır.

Konu, Başbakan tarafından siyasileştirilerek kararı veren hâkime derhal bir soruşturma açılmış ve kararları geç yazdığı için ‘görevi ihmal’ suçu nedeniyle dava açma talebi Adalet Bakanı tarafından onanmıştır.”

 

Başbakan, şehitlerimize ‘kelle’ dediği için 3 kuruşa mahkûm edildi. Ama o 3 kuruşluk tazminatı hakaret olarak kabul etti.

“Başbakan 3 kuruşluk tazminata mahkûm edilir miymiş?”

Hayatları para olduğu için, 3 kuruşluk tazminatın manevi değerini anlayamıyorlar…

 

İşlerine Gelmez

 

Adalet Bakanı’ndan yanıt bekleyen sorular ise şöyle:

 

1-      “AKP hükümeti döneminde kararları geç yazdığı için bakanlığınızca dava açılan hâkim ve savcı sayısı kaçtır?”

Bu soruya yanıt vereceklerini sanmıyorum.

       2-  “Hükümetinizin döneminde, hâkimler ve savcılar hakkında yaptıkları görevleri nedeniyle, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu ve bakanlığınıza ulaşan şikâyet sayısı ne kadardır? Bu dilekçelerin ne kadarı işleme alınmış, ne kadarı sonuçlandırılmıştır? Halen devam eden soruşturma ve dava sayısı ne kadardır?” 

Buna da cevap veremezler. Çünkü işlerine gelmez…

       3-  “Başbakan, bakanlar, AKP milletvekilleri ile parti teşkilatından gelen şikâyetleri anında değerlendirerek hâkim ve savcılar hakkında soruşturma ve davalar açıldığı iddiaları doğru mudur?”         

Bakan yerine ben yanıt vereyim: Evet doğrudur. Bu durumda olan çok sayıda hâkim ve savcı vardır. Başbakan, bakanlar vs. hâkimleri şikâyet ediyor ve anında dava açılıyor. Fakat maalesef sayı veremiyorum.

       4-  “Hükümet ve yakın çevreleri tarafından gelen şikâyetler değerlendirilerek, hâkim ve savcılarımız hakkında soruşturma ve dava açılmasının, hâkim güvencesini ve yargı bağımsızlığını zedeleyen bir durum olduğunu düşünüyor musunuz?”

Ben kendi adıma cevap vereyim: Evet düşünüyorum…

Sıra Ergenekon’da

  5-  “İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen ve kamuoyunda Ergenekon olarak bilinen davanın iddianameleri henüz tamamlanmadığından, yargılama süreci uzadığı halde, iddianamede davayla hiçbir ilgisi olmayan kişilerin özel hayatlarına, hukuka aykırı olarak müdahale edilmiştir. Haklarında çok sayıda şikâyet bulunduğu halde, bu savcılar hakkında idari soruşturma açılmamasının sebebi nedir? Soruşturma açmayı düşünüyor musunuz?”       

Bu soruya da yanıt vereceğim: Hayır düşünmüyoruz…  

Bu soru önergesi, uyumaya ve unutulmaya mahkûm bir soru önergesidir… Daha önce, soru önergesine yalan yanıt verildiğine şahit olduğum için şunu da söyleyebilirim:

Bu önergeye verilecek cevaplar da yalan olabilir

 

EMİN ÇÖLAŞAN 


Yorumlar
Ara
Sadece kayýtlý kullanýcýlar yorum yazabilir!

3.22 Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."

 
Ata_012.jpg

En Son Yorumlar