‘Atatürk’ü Sevmemek’ Niçin? / ERTUĞRUL KAZANCI
Cuma, 22 Ağustos 2008 06:50
Mustafa Kemal, sevilmemeyi hak eden neler yapmıştır da, sevenleri görememiştir? Tarihsel gerçek odur ki, emperyalizme ‘mazlum’ uluslar adına direnen; devlet kuran, devrim yapan ve çağcıl evrensellikle ülkesini tanıştıran bir değer ve başlı başına yadsınamaz bir olgudur.

Televizyon programlarının birinde konuşan bir bayanın sözleri, geçtiğimiz günlerde kamuoyu gündemindeydi. Gerçi bugündem en az yarım yüzyıldır hazırlanmaktaysa da bu denli açıklık elde edilememişti. Bayan; “Başıma bir iş gelmeyecekse, Atatürk’ü sevmiyorum” demişti. Şimdilerde ise ilgili savcı; “Atatürk, Türk ve dünya tarihinde ulusal kahraman bir devrimci olarak yerini almıştır. Atatürk’ü sevmiyorlarsa, değerinden bir şey yitirmez” gerekçesiyle “takipsizlik” kararı verdi. “Atatürk’ü sevmeyen” bayanın başına bir iş gelmedi. Üstelik, takipsizlik kararından sonra iyice cesaretlenerek; “Kimse kimseyi sevmek zorunda değildir” buyurdu. Halkı Atatürk’ten soğutma çabası ise kendince amacına ulaştı. Bundan böyle; sevgisiz bayandan esinlenenlerin pervasızlıklarına sınır tanımak kolay olmayacaktır.

Bir irdeleme

Toplumsal yaşamda kişiler diğerlerini sever veya sevmezler. Bir sevme zorunluluğu elbette olamaz. Düşünce ve davranışlar, insanları sevilen veya sevilmeyen konumuna getirir. Günlük yaşamda ölçüt budur. Ama ulusların tarihsel derinlikteki yaşamlarına olağanüstü müdahaleleri olan Atatürk gibi kişilere gelince iş değişir. Çünkü ortada; bireysel bir sevip sevmeme olayının dışında bir rejim ve ideoloji alanının tartışılması söz konusudur. Mustafa Kemal, sevilmemeyi hak eden neler yapmıştır da sevenleri bir türlü görememişlerdir? Ama sevenleri veya sevmeyenleri için değişmez tarihsel gerçek odur ki; emperyalizme “mazlum” uluslar adına meydan okuyan Mustafa Kemal’dir. Müslüman ülkelerin hiçbiri bağımsız değilken, tamamı açısından kurtuluş meşalesini 1919 yılında yakan güçtür. Sömürgeleşmiş Müslümanların tutsak halifesinin yaptığı tek eylem ise antiemperyalist dirence karşı idam fermanları düzenletmektir. Şanlı Anadolu İhtilali’nin sonucunda devlet kuran, devrim yapan bir kişilik olarak Mustafa Kemal’in tüm hizmetlerine karşın bazılarınca sevilmeyen yanları herhalde vardır ki, durmaksızın sevimsiz eleştiri oklarına muhataptır. Ulusal egemenlik erki, bir hanedandan alınarak doğruca ulusa verildiği için mi Mustafa Kemal ve öncü kadrosu sevilmez? “Tam bağımsız” ve uluslararası ilişkilerde eşit bir ülke yaratıldığı için mi Kemalist devrim sevilmez?“Düyun-u Umumiye” veya “kapitülasyonlar” kaldırıldığı, “kabotaj” hakkı elde edildiği, demiryollarından tutunuz da tuza, tütüne kadar yabancı tekellerden ülke kurtulduğu, ekonomik büyümenin dünya çapında takdir gördüğü için mi Cumhuriyetle özdeşleşen Mustafa Kemal sevilmez? Kadını, hukuksal güvenceyle “kişi” olma onuruna ulaştırdığı için mi Atatürk sevilmez? Bilim ve tekniği, çağcıllaşmayı, “hurafe ve safsatalardan” arınmayı yeğ tuttuğu için mi Mustafa Kemal sevilmez? “Cumhuriyetin temeli kültürdür” dediği için mi Atatürk sevilmez? ABD ve AB gibi sömürgen cephelere kul olmak yerine, “Sâdabad” ve “Balkan Antantı” gibi paktlar gerçekleştirdiği için, özellikle komşularımızla dostça ilişkiler geliştirdiği, “NATO” gibi saldırgan organizelere katılmayı olanaksız kıldığı için mi Kemalist ideoloji yadsınarak sevilmez?1955 “Bandung” konferansında Türkiye Cumhuriyeti hükümeti; “asiler” nitelemesiyle Fransız emperyalizmine yandaş olurken, “mücahit” Cezayirlilerin göğüs ceplerinde fotoğrafı olduğu için mi Atatürk sevilmez? Atatürk’ü sevmeyen görüş; “Hürriyet ve İtilâf Fırka”sından başlayıp; “Terakkiperver Cumhuriyet” ve “Serbest Fırka” tipi akımlarla beslendikten sonra 1946’dan itibaren yeniden güçlenir. 1950 yılından bu yana ise yönetsel erkin sürekli koruyuculuğunda somut bir karşıdevrimci olguya bürünür. Cumhuriyet ve devrimin bu toprağa verdiği önemli katkıları “ret ve inkâr” ederek, saplantılı bir bağnazlıkla toplum katmanlarını doğrudan hedef alır. Günümüzün gerçeği budur.

Sonuç

Giderek ağırlaşan saldırılara karşın Kemalist Aydınlanma Devrimi’ne inananların, gerilemeye niyetleri yoktur. Bu ideoloji sonuna değin savunulacak, ayakta tutulacaktır.

Atatürk’ün sevilmeye neden olan başlıca özelliklerini gereğince dile getiren İnönü’nün tanımıyla sözü bitirelim: “İnsanlık idealinin aşık ve seçkin siması eşsiz kahraman Atatürk, vatan sana minnettardır.”

* Eğitimci-Hukukçu

Kaynak: Solbirlik.org



Yorumlar
Ara
Sadece kayýtlý kullanýcýlar yorum yazabilir!

3.22 Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."

 
Ata_001.jpg

En Son Yorumlar