|
-Atatürkçülüğün on ilkesi Bilim, Ahlâk, Millî Egemenlik, Bağımsızlık, Cumhuriyetçilik, Laiklik, Milliyetçilik, Halkçılık, Devletçilik ve Devrimcilik’tir.
-Bir Atatürkçü bağımsızlık ilkesi için, hayatında hangi ortam ve koşulda olursa olsun, burada verilen öğütleri uygular. Atatürkçüler bir araya geldikleri zaman birbirlerini bu öğütler bakımından bilgilendirir, aralarında bu öğütleri konuşur, bu öğütleri tartışır, işler ve yayar. -Bir Atatürkçü ancak bu öğütleri uyguladığı derecede Atatürkçüdür. Bunlardan bir tekini bile ezbere bilmeyen, üzerinde düşünmeyen, uygulamayan, başkalarına anlatmayan ben Atatürkçüyüm diyemez. -I- BİLİNÇLENME 1) Tam bağımsızlık Millî Hedef’indir, üzerine aldığın görevin ruhudur; karakterindir senin, en büyük yeminindir. İyi öğren onu, kuvvetle benimse, bilinçlen. EYLEM 2) İşe dönüşsün, eyleme dönüşsün bağımsızlık ellerinde. Halkımızı aydınlat, onu da kat bu kutsal uğraşa. Bağımsızlığımızı koru, ona göz dikenin can düşmanı ol. Devletimizin daha güçlü olması için çalış. EKONOMİ 3) Millî Hedef de, tam bağımsızlık da ancak ekonomiyle sağlanır, malî güçle sağlanır. Bütçesi ve borçlanması dengeli, kalkınmış bir Türkiye ile sağlanır. BELİRLEYİCİLER 4) Milletimizin uygarlık yeteneği, kaynak kullanma başarısı, egemenlik tutkusu… Bunlar tam bağımsızlığımızı belirleyici unsurlardır. Bunları güçlendirmek için çalışmak da bir görevindir senin. BEDHAHLAR 5) Bağımsızlığımızın iki düşmanı vardır: İç ve dış bedhahlar… Onlara karşı uyanık ol. Özellikle yöneticilerin uygulamalarından gözünü ayırma. ÖZVERİ 6) Milletçe her özveriyi göze almalıyız bağımsızlığımız için. Haysiyetimiz de, namusumuz da ona bağlıdır çünkü. Bağımsızlığı için ölümü göze alan bir milletin önünde bütün dünya eğilir. -II- BİLİNÇLENME 1) Tam bağımsızlık Millî Hedef’indir, üzerine aldığın görevin ruhudur; karakterindir senin, en büyük yeminindir. İyi öğren onu, kuvvetle benimse, bilinçlen. 1.1.- Bir Atatürkçü’nün ilk görevi Türk ulusunu yaşatmak, Türk ulusunun bağımsızlığını korumaktır. Türk ulusu demek, Türk devleti demektir. Tam bağımsızlık ulusal egemenlikle birlikte, Devletimizin iki temel taşından biridir. Türkiye Cumhuriyeti devletini yaşatmak ve bağımsızlığını korumak Milli Hedef’indir senin. Daima bu hedefi düşün, bilinçlen, bu hedefle yaşa, onunla bütünleş. 1.2.-Ey Atatürkçü! Eğer tam bağımsızlığın ne olduğunu, Milletimizin tam bağımsız olmasının ne anlama geldiğini bilmiyorsan, kendine de, milletimize de yazık ediyorsun demektir. Tez elden gider bu korkunç bilgisizliğini; Büyük Uyarıcı’ya yönelerek, şu açıklamalarını öğrenip benimseyerek: Tam bağımsızlık demek Türk milletinin, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin, siyaset, maliye, iktisat, adalet, askerlik ve kültür alanında, bunlara benzer diğer alanlarda tam serbest olması demektir. Devletimizin başka bir devletin veya herhangi bir uluslararası kuruluşun kesin etkisi ya da vesayeti altında olmaması demektir. Ve tek bir istisna bile getirilemez bu koşula. 1.3.- Ey Atatürkçü! Bir anne yavrusu üzerinde nasıl titrerse, sen de öyle titre tam bağımsızlık üzerinde. En başta gelen bir görevin bil bunu. Görevini en iyi şekilde yerine getirmen için de tam bağımsızlık şartını çok iyi öğren; asla istisnası olmadığını zihnine kazı, bu gereği asla çıkarma aklından. 1.4- Ey Atatürk’ün mirasçısı! Millî Hedef’in özüdür tam bağımsızlık, üzerine aldığın görevin ruhudur. O bir ölüm kalım sorunudur, Türk ulusunun varlığını sürdürmesinin temel koşuludur. Tarihe karşı yüklendin bu görevi, bütün ulusa karşı yüklendin, asla unutma sorumluluğunu! 1.5. - Ancak şunu da unutma: Tam bağımsızlık kesinlikle içine kapanma anlamına gelmez. Türk milletinin ve ülkemizin çıkarları gerektirdiğinde, diğer devletlerle dostluk, ekonomi ve siyaset ilişkileri kurulabilir; bu ilişkilere saygılı ol, katkıda bulun. 1.6. - Kim ki tam bağımsızlık hedefini hayatının mihveri yapar, o kişi ödülünü alır; o kişi büyür, yücelir, Atatürk’ün katına yönelir. Şu tespiti yapan, O değil midir: Özgürlük ve bağımsızlık benim karakterimdir. Ben milletimin en büyük ve ecdadımın en değerli mirası olan bağımsızlık aşkı ile dolu bir insanım. Ben yaşayabilmek için mutlaka bağımsız bir milletin evladı olarak kalmalıyım. Çünkü milletimde şerefin, haysiyetin, namusun ve insanlığın vücut ve beka bulabilmesi, mutlaka onun özgür ve bağımsız olmasıyla mümkündür. Ben şahsen bu saydığım niteliklere çok önem veririm. Bu niteliklerin kendimde mevcut olduğunu iddia edebilmek için, milletimin de aynı nitelikleri taşımasını esas koşul bilirim. 1.7.- Zihnine kazı, bir tohum gibi yüreğine ek, sık sık tekrarla bu sözleri; her gün, her sabah, her akşam yeniden oku, sindir ruhuna. Karakterin yap, bir aşk olarak, en temel bir ilke olarak kutsal bir yemine çevir onu, bütünleş bu yeminle: Durum ve koşullar ne olursa olsun, yaşamak için, haysiyet, şerefim ve namusumla yaşamak için, görevim Türk bağımsızlığını ve Cumhuriyetini korumaktır. Türk milletinin tam bağımsızlığı için çalışacak, kafa yorup uğraşacak, iş yapacak, mücadele edecek, bu yolda gerekirse canımı vereceğim. Her şeyin olsun, varlığın olsun, damarlarında akan kanın, ciğerlerinde dolaşan soluğun, şerefin, haysiyetin, namusun olsun bu yemin; onunla kalk, onunla yat, onunla yaşa. Ve şöyle bitir yeminini: Ya istiklal ya ölüm! 1.8.-Türk Bayrağı kutsaldır, milletimizin bağımsızlık simgesidir çünkü. Onu sev, kimseyi dokundurma ona, gerektiğinde canını ver onun için. Ancak başka milletlerin de bayrağına saygıda kusur etme. EYLEM 2) İşe dönüşsün, eyleme dönüşsün bağımsızlık ellerinde. Halkımızı aydınlat, onu da kat bu kutsal uğraşa. Bağımsızlığımızı koru, ona göz dikenin can düşmanı ol. Devletimizin daha güçlü olması için çalış. 2.1. - Tam bağımsızlık ülküsü kafandan, yüreğinden taşıp eyleme dönüşsün, işe dönüşsün güçlü ellerinde. Nasıl dersen, yurdunda ekonomik, mali, siyasal, adlî, askerî ve benzeri hiçbir kapitülasyona hayat hakkı tanımayarak. Geçmiş ve günümüzdeki hükümetlerin bağımsızlığımızı ortadan kaldırmaya yönelik hiçbir karar ve antlaşmasını kabul etmeyerek. Ulusal sınırlarımız içinde tam bağımsız, yani kapitülasyonsuz bir Türkiye için çalışarak. Gerektiğinde milletinle birlikte, bütün millet bireyleri ile birlikte, bağımsızlık bayrağı etrafında toplanıp kanının son damlasına kadar savaşmaya ant içerek... 2.2.- Halkımızın bağımsızlık ve özgürlüğün mahiyetini, yüksek değerini kavraması için bütün imkânlarını seferber et. Bağımsızlık ve özgürlüklerin güvence altında olması için var gücünle çalış. Her ne pahasına olursa olsun, bağımsızlık ve özgürlüklerin ihlaline, herhangi bir koşula bağlanmasına izin verme, verdirme; her şeyi göze al bu uğurda, her şeyi yap, herkesi çağır bu kutsal göreve. Türk milletini tutsak etmek isteyen herhangi bir milletin ya da gücün de, bu arzusundan vazgeçinceye kadar amansız düşmanı ol. Eğer halkınla el ele her fedakârlığı yapmaya hazırsan ve yapabilirsen, bütün insanlık saygıyla, uysallıkla eğilecektir önünüzde. 2.3.-Türk vatanına ve bağımsızlığına göz dikenlere karşı hem askerî bakımdan, hem de onların her ümidini kıracak şekilde ekonomi, siyaset ve idare bakımından kuvvetli olmak lazımdır. Ey Türk genci, işte bir görevin de budur: Ömrün boyunca devletimizin her bakımdan kuvvetli olmasının kaygısını duy, hep bu yönde kafa yor, hep bu amaçla çalış, iş yap. EKONOMİ 3) Millî Hedef de, tam bağımsızlık da ancak ekonomiyle sağlanır, malî güçle sağlanır. Bütçesi ve borçlanması dengeli, kalkınmış bir Türkiye ile sağlanır. 3.1.- Bir milletin ekonomisi kadar, maliyesi kadar önemli başka bir şeyi yoktur. Çünkü Millî hedef ancak ekonomik ve mali güçle gerçekleştirilebilir. Bir devletin ekonomisi ve maliyesi bağımsızlıktan yoksunsa, o devletin bütün hayatî organlarında bağımsızlık felç olmuş demektir. Çünkü her devlet organı ancak ekonomik ve malî kuvvetle yaşar. Bağımsızlığın korunması için gerekli koşul ve araçlar bu alanlardaki gelişmelerle sağlanır. 3.2. - Eğer bir ulus ekonomik ve mâli bağımsızlığını gerçekleştirmişse, o takdirde öyle güçlü bir temel üzerine oturmuş olur ki, artık onu yerinden hiçbir güç kımıldatamaz. Ülke ticaretinin, tarımının, sanayisinin, her türden ekonomik faaliyetin gelişip yükselmesi de ancak tam bağımsızlıkla mümkündür. Bu yüzdendir ki her uygar devlet her şeyden önce ekonomisini düşünür, maliyesini düşünür. 3.3. - Öyleyse ey Kemalist, ekonomide olup bitenleri, özellikle hükümetin ve diğer ilgili kuruluşların aldıkları kararları, çıkarılan yasaları, diğer mevzuatı, yapılan antlaşmaları yakından takip et; tek başına ya da arkadaşlarınla işbirliği yaparak, uzmanlara başvurarak… Gözlerini ülkemizin ekonomisi üzerinden, maliyesi üzerinden hiç ayırma; milletimizin bağımsızlığına zarar verecek bir şey yapılıyor mu diye. Yapılıyorsa, üzerine git, tepkini koy; çevreni, halkını uyar. Devletimizin ekonomik ve mâlî alandaki başarılarına katkıda bulun ki bağımsızlığımızı koruyucu koşullar güçlensin, daha etkili hale gelsin. 3.4. - Sanma ki bu hizmetlerin ödülsüz kalacaktır: Türk ulusu ebediyen dünya üzerinde var olacak, dünyada hiçbir güç bileğini bükemeyecektir, gelişecektir, kalkınacaktır. Sense böyle bir ulusun üyesi olmaktan şeref duyacak, müsterih ve mutlu olacaksın, refaha kavuşacaksın; elbette çocukların da, torunların da... 3.5.-Tam bağımsızlık millî egemenlik gibidir, kâğıt üzerindeki prensiplerle, yasa maddeleriyle, sadece hırs ve arzuyla elde edilemez. Tam bağımsızlık için tek kuvvet, hakikî ve en kuvvetli temel; ekonomidir, ekonomik kalkınmadır. Bunu, kesin bir gerçek olarak benimse. 3.6.- Mâlî bağımsızlığın korunması iki koşulun yerine getirilmesine bağlıdır. Bu iki koşulla ilgili gelişmeleri yakından izlemek de başlıca görevlerin arasındadır. İlk koşul, bütçenin denk ve ekonomik yapı ile orantılı olmasıdır. 3.7. - İkinci koşul ise dış borçlanmayla ilgilidir. Türkiye de her uygar devlet gibi dış borçlanma yapabilir. Ancak borçlanılan yabancı paralarını geri ödemeye mecbur değilmişiz gibi, gereksiz israf ve tüketimle borç yükümüzü artırarak mali bağımsızlığımızın tehlikeye düşürülmesine şiddetle karşı ol. Böyle yapanları uyar, engelle, onlarla mücadele et. Dış borçlanmaya ancak ülkenin bayındırlığını, üretimi ve halkın refahını sağlayacak, gelir kaynaklarımızı geliştirecek verimli borçlanma olması koşuluyla olumlu bakılabilir. BELİRLEYİCİLER 4) Milletimizin uygarlık yeteneği, kaynak kullanma başarısı, egemenlik tutkusu… Bunlar tam bağımsızlığımızı belirleyici unsurlardır. Onları güçlendirmeye çalışmak da bir görevindir senin. 4.1.- Milletimizin özgürlük ve bağımsızlığı, ortaya koyduğu ve koyacağı uygar eserlere bağlıdır. Uygar eser meydana getirme yeteneğinden yoksun bir millet, özgürlük ve bağımsızlığından da yoksun kalmaya mahkûmdur. Ey Kemalist, öyleyse bir görevin de şudur: Türk milletinin medenî eser meydana getirme yeteneğinin korunmasına ve geliştirilmesine katkıda bulun. Milletimizin sahip olduğu medeni eserleri araştır, ortaya çıkar, koru, incele; halkına ve dünyaya tanıt onları. Yeni uygar eserler meydana getirmesi için kafa yor, iş yap, herkesi çağır bu göreve. 4.2. - Türk milleti sahip olduğu arazinin servet kaynaklarından faydalanmalı, bu yoldan bütün insanlığa da fayda sağlamalıdır. Bu sorumluluğunu yerine getiremezse, yaşama hakkı ve bağımsızlığı yine tehlikededir. Bu kuralı iyi öğren, gereğini yerine getir. 4.3. - Tam bağımsızlık için bir koşul da Milletimizin kendi iradesine, kendi egemenliğine sahip çıkmasıdır. Bu irade ve egemenlik şunun bunun eline, değersiz insanların, işbirlikçi bedhahların eline bırakılmamalıdır. Öyleyse Milletimizin kendi iradesine ve egemenliğini tam olarak sahip çıkmasını sağlamak da başta gelen görevlerindendir senin. BEDHAHLAR 5) Bağımsızlığımızın iki düşmanı vardır: İç ve dış bedhahlar… Onlara karşı uyanık ol. Özellikle yöneticilerin uygulamalarından gözünü ayırma. 5.1.-Şu gerçeği çok iyi öğren, hiç aklından çıkarma: Bizi ekonomik hayatımızı geliştirme gayretinden, böylece kalkınma hedefimize erişmekten alıkoyan iki kuvvet vardır. Biri dış düşmanlardır. Bunlar bizi bir sömürge yapmak için uyanmamızı, kalkınmamızı istemeyenlerdir. 5.2. - Ancak bizim için dış düşmanlardan daha zararlı, daha öldürücü bir kesim daha vardır ki o da aramızdaki hainlerdir. Bunlar “biz büyük bir devletin yardımı olmaksızın varlığımızı koruyamayız” der, dış düşmanlara yanaşır, onlara hizmet ederler. Ulusal bağımsızlığımızın en büyük düşmanı asıl bunlardır. Çünkü onların işbirliği olmasa, dış düşmanlar zarar veremezler bağımsızlığımıza. 5.3. - Ey Kemalist, bağımsızlığımızın düşmanlarına, iç ve dış bedhahlara karşı daima uyanık ol; bir gölge gibi izle onları, düşüncelerini, eylemlerini… Öyle ki devletimizin bağımsızlığına en ufak bir zararları dokunmasın. 5.4.- Zaman zaman kendi kendine sor: Benim milletim, benim devletim bağımsız mıdır? Bir zarar verilmiş midir bağımsızlığına? Eğer verilmişse, bil ki bir sebebi de devlet yöneticilerinin, hükümetlerin uygulamalarıdır, onların işledikleri hatâlardır. Türkiye’yi böyle bir duruma sürükleyip dünyaya zayıf gösteren ne varsa, sebebi bu tür uygulamalarıdır. 5.5.- Demek ki tam bağımsızlığın sağlanması ve korunmasında önemli bir sorun, yurtsever yöneticilerin işbaşına getirilmesi sorunudur. Bu gereği unutma! Gözünü dört aç, Devletimizin yönetiminin, bağımsızlığımızı koruyamayacak zayıf ruhlu politikacıların eline geçmesine izin verme. Eğer geçmişse gözün onların üzerinde olsun. İcraatlarını yakından izle, hatalarını belirle, milletine duyur, tekrarını önle. Halkını sürekli aydınlat bu konuda. Ancak unutma ki asıl görevin böylelerine bırakmamak, senin yönetici olmandır devletimize. ÖZVERİ 6) Milletçe her özveriyi göze almalıyız bağımsızlığımız için. Haysiyetimiz de, namusumuz da buna bağlıdır çünkü. Bağımsızlığı için ölümü göze alan bir milletin önünde bütün dünya eğilir. 6.1.- Türk Milletinin varlığından, Türk Milletinin haysiyet ve namusundan daha önemli başka ne olabilir? Evet, Türk Milleti yaşamalıdır; ancak haysiyet ve şerefiyle, namusuyla yaşamalıdır. Bunu ise Türk Milletinin özgür ve bağımsız olması hedefi için çalışarak, ancak sen sağlayabilirsin. Milyonlarca Atatürkçü, sen, hepimiz, bütün millet bireyleri yalnız tek bir nokta etrafında toplanmalı, gerektiğinde kanımızın son damlasına kadar savaşmalıyız. O nokta tam bağımsızlıktır, o nokta tam bağımsızlığın sağlanması ve sürdürülmesi noktasıdır. 6.2.- Bağımsızlığı için ölümü göze alan bir millet, insanlık haysiyet ve şerefinin gerektirdiği her özveriyi yapmış demektir. Tutsaklık zincirini boynuna kendi eliyle geçirmiş olan miskin, haysiyetsiz bir millete nispetle dost ve düşman gözündeki yeri de farklı olur, yüce olur. 6.3.- Bağımsızlığını yitirmenin sonu nedir bilir misin? Aşağılanarak ölmek! Sen ey Atatürkçü, sen ancak haysiyetinle, namusunla, onurunla yaşarsın. Gerekirse ölümü de göze alırsın bağımsızlığımız için. Sen tarih boyunca özgürlük ve bağımsızlığa sembol olmuş bir milletin evladısın. http://www.cihandura.com/index.php?option=com_content&task=view&id=336&Itemid=1
|
Aysun Hnm, Atatürkçü aktivitelere ...
bu girenler ne