|
-Atatürkçülüğün dokuz şartı Bilim, Ahlâk, Bağımsızlık, Cumhuriyetçilik, Laiklik, Milliyetçilik, Halkçılık, Devletçilik ve Devrimcilik’tir. -Bir Atatürkçü ahlâk şartı için, hayatında hangi ortam ve koşulda olursa olsun, burada verilen ilkeleri uygular. Atatürkçüler bir araya geldikleri zaman birbirlerini bu ilkeler bakımından bilgilendirir, aralarında bu ilkeleri konuşur, bu ilkeleri tartışır ve işler. -Bir Atatürkçü ancak bu ilkeleri uyguladığı derecede Atatürkçü’dür.
-I- 1- Çalışkan ol. Çalışmayı hem hak hem görev bil. Çalışmaktan zevk al. Bil ki zenginlik, refah ve mutluluk çalışkanın hakkıdır. 2-Ey Atatürkçü, sana ancak yüksek ve soylu hedefler yaraşır. Kendini milletine ve insanlığa ada. Bencillikten uzak dur. 3 -Yurtta barış dünyada barış! Bu ilkeyi kuvvetle benimse ve uygula. 4-Kadınlar! Her şeyden önce iyi bir anne olun, Milletin Anası olun! Omuz omuza yürüyün erkekle hayatta. Mutlaka bilgili ve erdemli olun. 5 -Ey Türk Genci, daima Yüksek İdeal’e doğru yürü. Vatanın umudu, ışığı, güvencesi ol. Çalışkan ve cesur, yüksek karakterli ol. 6 -Kendine güven. Verdiğin sözü tut. Başkalarının haklarına, inanç ve fikirlerine saygılı ol. Hep iyiliğe koş. Serveti yalnızca bir özgürlük aracı olarak iste. -II- 1- Çalışkan ol. Çalışmayı hem hak hem görev bil. Çalışmaktan zevk al. Bil ki zenginlik, refah ve mutluluk çalışkanın hakkıdır. 1.01-Ey Atatürkçü! Çalışmak, daima başarı aramak… Bu olmalı temel bir ilken hayatta. Unutma: Hayat demek mücadele demektir, çarpışma demektir. Hayatta başarı mücadelede başarılı olmakla mümkündür. 1.02-Ne diyor Atatürk: En fazla ihtiyaç duyduğumuz şey çalışmaktır! Öyleyse çalışkan ol. Tanıdığın herkesi de çalışkanlığa özendir. 1.03-Çalışmak zekânı, yeteneklerini, bedenî güçlerini kullanıp geliştirme, ahlâkça olgunlaşma imkânı sağlar sana. Çalışarak her şeyi kontrol edebilir, dünyaya bile sahip olabilirsin. Çalışmanın değerini bil öyleyse, kutsal bir hak olarak gör onu. Şunu aklından hiç çıkarma: Tembellik bütün kötülüklerin anasıdır. 1.04- Çalışmak bir toplumsal görevdir de. Daima topluma faydalı olan işi yap. Halkını Millî Hedef’e ulaştıracak işler üzerinde çalış. 1.05-İnsanlar bireysel olarak çalışırsa başarılı olamazlar. Ey Atatürkçü! Arkadaşlarınla bir araya gel, işbirliği yap onlarla. Seninle aynı hedefi paylaşanlarla birlikte yürü. 1.06- Çalışmaktan asla yılma. Büyük bir kusurdur tembellik. Çalışmak ilk isteksizlik ve sıkıntıya direndikten sonra, en şiddetli zevki verir insana. Çalıştığın işin, elinin altında ya da kafanda mükemmelleştiğini gördükçe, öyle büyük bir haz duyacaksın ki! Bu haz bütün zahmetleri, bütün yorgunlukları unutturacak sana. Öyleyse hayat boyu o zevkin, o tatlı yorgunluğun peşinde koş. 1.07- Bir koşulu daha var çalışmaktan haz duymanın: İşin, mesleğin, zevkinle, kuvvet ve yeteneklerinle uyumlu olmalı. Yalnız kişisel mutluluğun değil, toplumun çıkarı da buna bağlıdır. Herkesin kendi yeteneğine göre iş tutmasına, kendi yeteneğiyle uyumlu bir mevkide bulunmasına katkıda bulun. 1.08-Her şeyde en iyiyi, kuvvetinle uyumlu olanı ara. Cüret et ve tehlikeyi göze al. Bil ki insan her yeni girişimde özel bir zevk duyar, kendi kuvvetini ve değerini anlar. 1.09-Başarılarda gururu yen, başarısızlıkta ümitsizliğe diren. 1.10-Bir başarı elinden kaçabilir, birileri seni geçebilir. Bundan dolayı kimseye kızma. Eğer elinden geleni yaptıysan, kendine de kızma. Asıl önemli olan gayrettir. İnsanın elinde olan ve onu memnun etmesi gereken, ancak gayrettir. 1.11- Her meslek bazı ortak faziletler gerektirir. Bunlar kişinin başarısı ve kendine verilen işlerin iyi yapılması için gereklidir. Bunun için üstlerine karşı ihtimamlı, doğru ve saygılı; astlarına karşı güleryüzlü ol. İşinde gayret göster, dürüst ve ketum ol. İş arkadaşlarını kıskanma. Bu faziletler olmadan ne onlarla iyi ilişkiler kurabilir, ne de işinde başarılı olabilirsin. 1.12- İşin ne olursa olsun, hep bir fayda gözet. Sana düşen işi sev, elinden geleni tam yap. Eğer görevini cesaretle, cüretle, sadakatle ve namusunla yaptıysan, elinden geleni yaptın demektir. 1.13-Her gün, sabah, akşam, gece ne zaman vakit bulabilirsen, bir çeyrek, yarım saat, ne kadar vakit ayırabilirsen, kendi içine çekil; o gün yaptığın işi gözünün önünden ve düşüncelerinin tartısından geçir. Ne yaptığını, ne işlediğini her gün bir defa kendi kendine sor. Bilincinden alacağın yanıtların ne kadar faydalı olduğunu hayal bile edemezsin. 1.14-Ey Atatürkçü! Bak ne diyor Ebedî Önderimiz: Bir tembellik ya da ahlâk gevşekliği, çoğunlukla, insanı atalarının yaşadığı aynı işte ve aynı noktada tutar. “Babam, büyükbabam böyle yaptı. Ben niçin başka türlü yapayım” der. Oysa kuşaktan kuşağa dış hayatın koşulları değişir. Yeni koşullara uymayan ve geleneklerde ısrar eden yalnız kalmaya, zayıf düşmeye, yıkılmaya ve ölüme mahkûmdur. Öyleyse gözlerini aç, hayatın değişimini fark et, incele; yeni koşullar mı oluşmuş, onlara derhal uyum sağla. Faydasız, anlamsız geleneklerden kurtar kendini. 2-Ey Atatürkçü, sana ancak yüksek ve soylu hedefler yaraşır. Kendini milletine ve insanlığa ada. Bencillikten uzak dur. 2.01-Ahlak kanununun temeli kişisel sorumluluktur. 2.02-Sorumluluk yükü her şeyden, ölümden de ağırdır. O yükü bütün varlığınla hisset ve daima ona göre davran. 2.03- “Herkes kendi için” deme sakın, “herkes herkes için” de. Soylu öğreti budur, millî ve insanî olan budur. 2.04- Yüksek, asil ve kutsal hedefler belirle kendine. Ömrünce o hedeflere doğru yürü. 2.05- Kendinden çok, ülkeni ve milletini düşün. Ülken için hakikî ideal neyse yalnız onu gör, o ideale yürü. Kendini milletinin varlık ve mutluluğuna ada. Gerektiğinde canını ver Türk milleti için. 2.06-Yaptığın her iş, etrafında sevinçler ya da acılar halinde akisler uyandırır. Kulak ver, dinle: Vicdanî görevlerini o akislerden öğreneceksin. 2.07-Hayatta tam zevk ve mutluluk mu arıyorsun? Gelecek kuşakların varlığı, şerefi, mutluluğu için çalış. Ancak kendinden sonrakileri düşünenler ki milletlerini yaşama ve ilerleme imkânlarına kavuşturabilir. 2.08-Ey Atatürkçü! Türk milletine hizmet edenlere karşı vefakâr ol, değerbilir ol. Onları tanı, tanıt, kendine örnek al. 2.09- Bütün bunlar da yetmez bir Atatürkçü için: Kendi milletinin mutluluğu kadar, diğer milletlerin mutluluk ve refahı için de çalışacaksın. Kendi milletin için lazım olan her şeyi düşün ve gereğini yap; fakat ondan sonra bütün dünya ile ilgilen. 2.10-Ne diyor Ulu Önder dinle: Dünyanın bir yerinde bir huzursuzluk mu var, “bana ne” deme. Sanki kendi ülkende olmuş gibi ilgilen onunla. Olay ne kadar uzak olursa olsun, şaşma bu kuraldan. Bu davranış ki insanları, milletleri ve hükümetleri bencillikten kurtarır. 3 -Yurtta barış dünyada barış! Bu ilkeyi kuvvetle benimse ve uygula. 3.01-İnsanları mutlu kılacak biricik vasıta onları birbirine yaklaştıracak, birbirine sevdirecek, karşılıklı maddî ve manevî ihtiyaçlarını karşılayacak hareket ve enerjidir. Bu hareket ve enerjinin oluşumuna katkıda bulun. Dünya barışı içinde insanlığın hakikî mutluluğu ancak o yüksek ideale yürüyen yolcuların çoğalması ve başarılı olmasıyla mümkündür. O “yüksek ideal yolcuları”nın arasına sen de katıl. Başkalarını da katılmaya çağır. 3.02-Sürekli barış kitlelerin durumlarını iyileştirecek uluslararası önlemlerle olur. Bu önlemlerin alınması için çaba göster. İnsanlığın refahının, açlık ve baskının yerine geçmesi için çalış. Dünya vatandaşlarının kıskançlık, açgözlülük ve kinden uzaklaşacak şekilde yetişmelerine katkıda bulun. 4- Kadınlar! Her şeyden önce iyi bir anne olun, Milletin Anası olun! Omuz omuza yürüyün erkekle hayatta. Mutlaka bilgili ve erdemli olun. 4.01-Kadının en büyük, en hayırlı görevi analıktır. Öyleyse sevgili kadınlar iyi bir anne olun, kıymetli evlatlar yetiştirin vatana. 4.02-Ey Türk kadını, hayatta erkekle omuz omuza yürü; onun ortağı ol, yardımcısı ve desteği ol. 4.03-Ve sen ey Atatürkçü! Türk kadınını bilimsel, ahlâki, sosyal, ekonomik hayatta erkeğin en iyi şekilde ortağı, arkadaşı, yardımcısı ve desteği kılmak için bütün gücünle çalış, elinden gelen her şeyi yap. 4.04- Türk kadınının iyi bir anne ve erkeğin ortağı olabilmesi, pek çok yüksek niteliğe sahip olmasına bağlıdır. Nur ile, irfan ile, gerçek erdemle donatılmalı o. Hep birlikte uğraşalım bunun için. Kadın çok yüksek olmalı. Ancak bu koşulla görevlerini başarıyla yerine getirebilir. 4.05-Türk kadını! Erkeklerden bile daha çok aydın, çok daha verimli, çok daha bilgili olmalısın. İşte ancak o zaman en yüksek mertebeye, Milletin Anası olma mertebesine yükselirsin. 5 -Ey Türk Genci, daima Yüksek İdeal’e doğru yürü. Vatanın umudu, ışığı, güvencesi ol. Çalışkan ve cesur, yüksek karakterli ol. 5.01-Anneler, babalar! Çocuklarınızı serbestçe konuşmaya, düşündüklerini, inandıklarını savunmaya, duyduklarını olduğu gibi ifade etmeye alıştırın. Başkalarının samimî düşüncelerine saygılı olmayı öğütleyin. 5.02-Çocuklarınızın temiz yüreklerinde yurt, ulus, aile ve yurttaş sevgisini yeşertin. Doğruya, iyiye ve güzel şeylere karşı ilgi ve sevgi uyandırın. 5.03- Türk genci, hep ileri! Yüksek Ülkü’ye yürü, durmadan yürü. Her başarılı hamlenden sevinç veren sonuçlar al. 5.04- Dinlenmemek üzere yürüyen asla yorulmaz. Yorulsan bile takip edeceksin Atatürk’ü. Gayeye, Yüksek İdeal’e durmadan, yorulmadan yürüyeceksin. 5.05-Vatan ve hakikat aşkıyla dopdolu, hep ışık serp çevrene; ışık aramayı da sürdür. 5.06-Ey Türk genci, değerini bil. Görmüyor musun, Vatan’ın bütün ümidi sende! Vatan’ın geleceği sana bağlı; senin zekâna, enerjine bağlı. Öyleyse zeki ve güçlü olmayı hedefle. Vatana umut ol, güvence ol. 5.07-Görmüyor musun, bütün bir gelecek senin! Evet, Cumhuriyetimizi Atatürk ve arkadaşları kurdu, ancak onu yükseltecek ve yaşatacak olan sensin. Görevini bil, bir an bile çıkarma aklından bunu. 5.08-Bütün bunları başarmanız tek bir şeye bağlı, ey siz çocuklar ve siz gençler! Daima çalışkan olun! Millete güven verin. Vatan yolunda ölümü göze alın, asla korkmayın! 5.09-İnsanlık meziyetinin, vatan sevgisinin, düşünce özgürlüğünün sembolü olun. 6 -Kendine güven. Verdiğin sözü tut. Başkalarının haklarına, inanç ve fikirlerine saygılı ol. Hep iyiliğe koş. Serveti yalnızca bir özgürlük aracı olarak iste. 6.01-Bir toplumun kıymet ve kuvveti onu oluşturan bireylerin, kendilerini kıymet ve kuvvet olarak görmelerine bağlıdır. Öyleyse kendine güven, kendini kuvvetli gör, kendine değer ver. 6.02-Yemin kutsal bir taahhüttür. Namuslu kimse verdiği sözden dönmez. 6.03- Bütün fikir ve inançlar bir noktada birleşirse, bu hareketsizlik belirtisidir, ölüm işaretidir. Öyleyse fikirlerin, inançların başka başka olmasından şikâyetçi olma. Vatandaşının veya herhangi bir insanın vicdani inanışlarına karşı kin duyma, aksine saygı duy. Fikirlerini başkalarına zorla kabul ettirmeye çalışma! 6.04-Kalpleri kırarak değil, kalpleri kazanarak hükmet. 6.05-Başkasına olan iyilik bize de iyiliktir. Başkasına olan kötülük bize de kötülüktür. Bu sebeple iyiliği sev, kötülükten kaçın. Kimseye düşman olma. Yalnızca insanlığın düşmanı olanların düşmanı ol. 6.06-İnsan servet edinmeli; bunun için de çalışmak zorunda. Sen de çalış ve zengin ol. Ancak unutma: Yalnızca özgürlük aracı olarak iste serveti, yoksa servete tutsak olmak için değil. http://www.cihandura.com/index.php?option=com_content&task=view&id=291&Itemid=1
|
Aysun Hnm, Atatürkçü aktivitelere ...
bu girenler ne