DÜNYANIN EN İYİ ADAMI! / Ceyhun BALCI
Pazar, 14 Aralık 2008 08:51

Gerçek anlamda Atatürk araştırıcısı ve dolayısı ile de uzmanı olan Turgut ÖZAKMAN’ın bayram boyunca yazmakta olduğu “Mustafa” yorumları içerikli ve dayanaklı olduğu kadar incelik ve düzeyi koruması bakımından da değerliydi.

Yazı dizisini okudukça Özakman’ın Can DÜNDAR’a deyim yerindeyse “suçüstü” yaptığını duyumsadım!

 

Yalnızlığı, baskıcılığı ve kötü alışkanlıkları ile öne çıkartılan Kemal Atatürk’e tanıyanların yaraştırdığı sanlara bir göz atmakta yarar var!

Zarif, nazik, terbiyeli, dâhi, belleği çok güçlü, gerçekçi, dikkatli, çok çalışkan, ateş altında korkusuzca duran, iyimser, düzenli, temiz giyinen, savaşta bile her gün tıraş olan, her gün yıkanan, görev anında ciddi, genel olarak neşeli, bazen muzip, güzel ve etkili konuşan ve yazan, sanatsever, kadınlara çok saygılı, insancı, çok kitap okuyan, onurlu, vefalı, duygulu, şefkatli, utangaç, sohbetten hoşlanan, doğa âşığı, çocukları seven, halkın arasına karışmaktan hoşlanıp mutlu olan, halkına güvenen, ahlakça demokrat, çağdaşı liderlerin aksine demokrasiyi öven, bütün komşularıyla ve dünya milletleriyle barışık, güzel dans eden, zeybek oynayan, türkü, şarkı söyleyen, kendisiyle alay etmesini de bilen bir bilge, halkına hesap veren, kitap yazan, durmadan yurdu dolaşan bir önder, kendinden sonra da işleyecek, demokrasiye açık bir rejim kurmuş ileri görüşlü, sahici bir devlet adamı, bir öğretmen, bir öncü, bir devrimci, askerlik sanatına katkıda bulunmuş bir büyük asker; rahatı değil, milletinin yararı için suikast ve iftiralarla dolu çetin bir geleceği göze almış bir sosyal kahraman, bir insan, adam gibi bir adam. Görgü tanıklarının ortak olarak anlattıkları Atatürk bu. (Cumhuriyet, 13.12.2008)

Bir tane de benden! On yıl kadar önce Kuşadası’nda yabancı gezginlerin de bulunduğu bir ortamda garsona “kim o?” sorusu yöneltilince verilen kendinden emin ve gururlu biçemiyle de belleğimde yer eden yanıt: “Dünyanın en iyi adamı!” (İngilizce verilen yanıtın Türkçe’ye birebir çevirisi)

Çoğunlukla hizmet ettiği ulusundan bireylere ait bu nitelemeler abartılı ve öznel bulunabilir. Bu türden gururlu ve kıvançlı nitelemelere günümüzde “şoven”ya da “profaşist” yaftasının kolaylıkla yapıştırılabildiği gerçeğini de gözardı etmeden yabancıların Atatürk nitelemelerine de göz atmakta yarar var!

“Türkiye’yi muhteşem bir ulus yapan adam!”  (Daily Mirror, 11.Kasım.1938) (1)

“Bir diktatör öldü!”   (Daily Sketch, 11.Kasım.1938) (1)

“Türkiye’nin Kurtarıcısı Atatürk!”   (The Philadelphia Inquirer, 11.Kasım.1938)  (1)

“Yeni Türkiye’nin Yaratıcısı!” (Katimerini,  11.Kasım.1938)  (1)

“Atatürk: Özgürlük ve Barışın Ölümsüz Mimarı!”  (Bernard LEWIS, Tarihçi)   (2)

“Demokrasi kuran deha!”  (Kornelius BISCHOFF, Edebiyatçı)   (2)

“Kemalizm, Dâhiyane bir siyasi liderlik ilkesidir, duvarlara yazılmaktan çok hayata geçirilmesi gerekir!”  (Dietrich SCHLEGEL, İletişimci)  (2)

“Atatürk, tarihin Türk ulusuna ve insanlığa bir armağanıdır!”  (Klaus LIEBE, Radyo-TV yayıncısı)  (2)

“Atatürk insanlık için yararlı globalleşmenin nasıl olabileceğini de sergilemiştir!” (Andrew MANGO, İletişimci)  (2)

“1930’larda Avrupa bir karanlık içindeyken, Almanya’da toplama kampları varken, Türkiye’de demokrasiye hazırlık çalışmaları vardı!” (Klaus LIEBE-HARKORT, Dilbilimci)  (2)

“Hem Batı kapitalizminden hem de Doğu kollektivizminen farklı, gerçekten özgün bir yol izledi!” (Robert MANTRAN, Tarihçi)   (2)

“O özünde bir bilgindi!”  (Geoffrey LEWIS, Dilbilimci)   (2)

“Bağımsızlıkları için savaşan bütün halklara, kurtuluş ve çağdaşlaşma yolunda umut verdi!” (Rafaa Ben Aşur, Hukukçu) (2)

“Atatürkçülük ilerlemeden çok gerilemeye denk düşen bir kavramdır!” (Atilla YAYLA, Akademisyen)

“Öğrencilere Atatürk’ün eleştirilebildiği bir üniversite ortamı sunuyoruz!” (Tosun TERZİOĞLU, Akademisyen, Üniversite Rektörü)

Son iki yorum belleklerimizdeki tazeliğini koruyor olmalıdır.

Denilebilir ki; yabancıların yorumları da öznel olabilir. Sevmeyeni olduğu gibi seveni de vardır!

O nedenle, ikilemde kalanları doyurucu olması bakımından çok daha nesnel bir veriye başvuralım.

Yıl 1928: ABD’de “Dünyanın en büyük 12 dâhisi kim?” sorusuna yanıt bulmak amacıyla bir oylama yapılmaktatdır. Amerika’nın tanınmış 11 kişiliği belirlemektedir en büyük 12 dünya dâhisini. Sonuç: Gazi Mustafa Kemal  8 oy, Thomas Edison  8 oy, Einstein  6 oy, Bernard Shaw 5 oy, Ford  5 oy...........................  (3)

Böylesi nesnel yargılı bir doruğa erişmişlik nasıl açıklanmalı? Mükemmel bir asker, duygulu bir insan, özgürlüğü en yüce değer sayan bir anlayış ve o uğurda her şeyini yitirmeyi göze alacak bir gözüpeklik, sürekli devrim ve ilerleme aşkı, toplumuna adanmış bir yaşam....

Kuşadası’ndaki garsonun gezgin konuğumuza onu tanımlamak için kurduğu tümceyi bir kez daha yineleyelim: “Dünyanın en iyi adamı!”

Yalnız biz demiyoruz!

Dünya da söylüyor aynı şeyi!

Ceyhun BALCI, 13.12.2008

(1)            Dünya Basınında Atatürk  (Doğan Kitap, Ekim 2008)

(2)            Dünya Düşünürleri Gözüyle Atatürk ve Cumhuriyeti (İŞ Bankası Yayınları, Özer OZANKAYA, Ekim 2004)

(3)            Cumhuriyet Bilim Teknik (12.12.2008, Sayfa 15)



Yorumlar
Ara
Sadece kayýtlý kullanýcýlar yorum yazabilir!

3.22 Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."

 
Ata_022.jpg

En Son Yorumlar