Suriye Topraklarına Saldırı ve ABD-Suriye İlişkileri / Oytun ORHAN
Çarşamba, 29 Ekim 2008 08:14


ABD-Suriye ilişkilerinin nispeten yumuşadığı bir süreçte ABD helikopterlerinin Irak sınırını geçerek Suriye içinde 8 kişinin ölümüyle sonuçlanan bir saldırı düzenlemesi beklenmeyen bir gelişmeydi. Sürpriz olan saldırının kendisinden ziyade bunun zamanlamasıdır. Zira Irak Savaşı’ndan bu yana Suriye birkaç kez bu tür saldırılara maruz kalmış ve tepkisi kınama düzeyinde kalmıştır.

2003 senesinde İsrail uçakları Şam’ın yakınındaki bir kampı İslami Cihad’a ait olduğu gerekçesiyle bombalamış, Beşar Esad’ın sarayı üzerinde uçaklar uçurmuştur. Yine geçen sene İsrail uçakları Kuzey Kore ile işbirliği içinde nükleer faaliyetler yürüttüğü iddiası ile Suriye’de bir binayı bombalamıştı. Dolayısıyla saldırının kendisinden ziyade iki ülke arasında yumuşama sinyallerinin oluştuğu bir ortamda gerçekleşmesi sürpriz olarak nitelendirilebilir.

Bu sefer ki saldırı Suriye sınırından Irak’a sızan El Kaide bağlantılı direnişçilerle mücadele kapsamında gerçekleştirilmiştir. ABD neredeyse Irak Savaşı’nın başından bu yana Suriye’yi, sınırı kontrol etmemekle ve Irak’taki direnişin, El Kaide militanlarının merkez üslerinden biri olmakla suçlamaktadır. Suriye, sınırın oldukça uzun olmasını ve coğrafyanın düz yapısını gerekçe göstererek iddiaları kabul reddetmektedir. ABD’nin Irak’taki güvenlik kuvvetlerinin raporları ve üst düzey komutanların ifadelerine göre, yakalanan direnişçilerin çoğunluğu Suriye sınırından Irak’a sızmaktadır. Ancak bu suçlama konusunda da son aylarda Şam’ın elini güçlendiren bazı gelişmeler yaşanmıştı. Bu yılın başında Koalisyon Kuvvetlerinin eski komutanı ABD’li General Petraeus Suriye’nin direnişin azalması konusunda ülkesiyle işbirliği yaptığını söylemişti. Irak Cumhurbaşkanı Celal Talabani de geçen ay ABD Başkanı Bush’a Suriye’nin artık Irak’ın istikrarı için ciddi bir tehdit oluşturmadığını söylemişti.

Diplomatik ve güvenlik işbirliği anlamında nispi iyileşmenin yaşandığı bir ortamda gerçekleşen saldırı “havuç ve sopa” politikasıyla açıklanabilir. Bu durumda, amaç güvenlik önleminin ötesinde Suriye’ye verilmek istenen mesajla ilgilidir. ABD Suriye’ye, “son aylarda İsrail-Suriye barış süreci, Lübnan, Irak bağlamında yapıcı adımlar atmaya devam edersen, ben de, üzerindeki baskı ve izolasyonların kaldırılması yönünde verdiğim desteğe devam ederim” mesajı vermektedir. Bu şekilde Suriye’ye havuç gösterilmektedir. “Ancak bu açılımların devamı gelmezse karşı karşıya kalacağın şey, son saldırı gibi sopalar olacaktır” mesajı vermek istiyor olabilir.

İkinci ihtimal ise; eyleme derin anlamlar yüklemeden, “terörizmle” yeni bir mücadele yöntemi olarak, sınır ötesi operasyonların ABD güvenlik birimlerince kullanılmaya başlanması olasılığıdır. Bu çerçevede geçtiğimiz haftalarda ABD’nin El Kaide ve Taliban militanlarına yönelik olarak, Afganistan sınırındaki Pakistan topraklarına düzenlediği bir dizi sınır ötesi operasyonlar örnek verilebilir. ABD yönetimi, son zamanlarda “terör yuvası” olarak düşündükleri Pakistan’a yönelik bu yeni mücadele taktiğini Suriye’de de uygulamayı düşünmüş olabilir. Bu olasılığı destekleyen bir iddia, saldırının Irak’taki düzenli birlikler tarafından değil, “özel birimler” tarafından yapılmış olması ve bu birliklerin de merkezdeki komutanlıktan nispeten bağımsız hareket etmiş olduğudur. İddia doğru ise Pentagon’un saldırıdan bilgileri olmadığı yönündeki açıklaması taktikten ziyade gerçeğe dayanıyor olabilir. Suriye’de vurulan binanın bulunduğu kasabanın ise, Irak’a en çok direnişçinin sızdığı güzergâhta olduğu ifade ediliyor.

Karşılıklı güç gösterileri ve sert açıklamaların her zaman ilişkilerin gerginleşmesi sonucunu vermediğini söyleyebiliriz. ABD ve Suriye ilişkilerinde yakınlaşma sinyalleri ile güç gösterilerinin iç içe yaşanması, tarafların kısa vadede olmasa da, “büyük pazarlığı” sonuçlandırmaya yakın oldukları yorumunu beraberinde getirmektedir.

 

 

http://www.asam.org.tr/tr/yazigoster.asp?ID=2971&kat2=1



Yorumlar
Ara
Sadece kayýtlý kullanýcýlar yorum yazabilir!

3.22 Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."

 
Ata_006.jpg

En Son Yorumlar