“Kürt açılımı"nın Senaryosunu Yazan da Rejisörlüğünü Yapan da ABD’dir - VURAL SAVAŞ

Wall Street Journal Gazetesi’nde, 32.03 günü yayınlanan makalesinde Recep Tayyip Erdoğan’ın, “Türkiye’nin tercihi, savaşla barış arasında değil, müttefiki olan ABD’nin yanında yer almak şeklinde olmuştur” dediği gözden uzak tutulmamalıdır.

 

Hulki Cevizoğlu’nun “1919’un Şifresi” eserinde tam metni bulunan (s.51), ABD Kongresi’nin 31.10.1996 tarihli ‘gizli kararı’na göre:

 

“Osmanlı İmparatorluğu’nun mevcut bölgeleri, sınırlara ayrılacak ve bu bölgeler Hıristiyan eyaletler olarak kabul edilecek… Oluşturulacak Ermeni devletine, tüm Hıristiyan devletlerin askeri destek sağlamaları istenecek… Türkiye’de de ılımlı dini fikirleri olan yönetimlerin kurulmasına özen gösterilecektir.”

                                                       ***

Amerikalı Prof. Laurance Evans’ın, Türkiye’nin Parçalanması ve ABD Politikası 1914–1924) adlı eserinde belgelediği gibi:

“Amerika, Türkiye’nin bağımsızlığını bir türlü içine sindirememiştir. 1912 yılında Osmanlı Devleti’ne elçi atanması, ABD Başkanı Wilson’a önerildiğinde, ‘Türkiye gibi bir şey olmayacak ki, elçi göndermek gereksin’ yanıtını vermiştir. Bu kesin tanı üzerine elçi, yok olmayı ‘yerinde izlemek üzere’ gönderilmiştir.” (s.389)

“…Başkan Wilson, özel delegesi Edward Hause’a, ‘Türkiye bütünüyle ortadan silinmeli ve ona uygulanacak işlem, barış konferansına bırakılmalıdır’ düşüncesinde olduğunu söyledi. Hause, eğer böyle bir işlem uygulanacaksa, ‘Türkiye’yi gaip devletler arasında paylaştırmalı ve orada özerk yönetimler kurulmalı’ tezini öne sürdü. Başkan da bu tezi kabul etti.” (s.34)

06.08.1923’teABD ile ayrı bir Lozan Anlaşması imzalanmıştır.

                                                       ***

ABD Senatosu, 18.01.1927 bu antlaşmayı reddetmiştir. Prof. Laurance Evans, ‘Ret’ nedenini şöyle açıklıyor:

“Kapitülasyonları geri getirmeyen… Bağımsız bir Ermenistan yaratılmasını önleyen bir Türkiye antlaşmasına razı olunmasına razı olunamazdı.”

ABD’nin Türkiye için hata geçirmeyi düşündüğü planlar, hiçbir zaman değişmemiştir.

 

Son yıllarda bu planların uygulanmasında önemli mesafeler alınmıştır. İşte bu yol alışta önemli bazı kilometre taşları:

 

“Körfez savaşının ardından, 36’ıncı paralelin kuzeyi Saddam’ın elinden alındı. O günden bu yana, Kuzey Irak plânlı bir şekilde Kürtleştiriliyor. Harita üzerinde 36’ıncı paralel, bir hat olarak değil, zikzaklı şekilde çizildi. Kuzey’deki Türkmen nüfusunun önemli bir kısmı güneyde; güneydeki Kürt nüfus kuzeyde gösteriliyor. Mesela kuzeyde kalan, halis Türkmen olan Tilafer şehri, 36’nın güneyinde gibi gösteriliyor. Buna karşılık, aslında güneyde olan Kürt kenti Süleymaniye, haritada kuzeye yerleştirildi. Böylece kâğıt üzerinde, kuzeyde Kürt nüfus ağırlığı oluşturuldu. Bu ‘harita oyunu’ kuzeyde bağımsız bir Kürt devleti plânının altyapısı niteliğindedir.” (Murat Çelik, Star Gazetesi/14.02.2003)

                                                       ***

2003 yılı Mart ayında, Harp Akademileri’nde iki gün süren bir sempozyum düzenlenmişti. Genelkurmay önceki başkanlarından Hüseyin Kıvrıkoğlu, şu belirlemeyi o sempozyumda yaptı:  

 

“Bakın, ABD 10 yıl önce Irak’ın kuzeyinde Çekiç Güç uygulaması başlattı. Bugün o Çekiç Güç sayesinde ortalıkta fiili bir Kürt devleti oluşturuldu. O bölgeye, yüzlerce batılı sivil toplum kuruluşları (NGO) getirildi. Ama gelen kuruluşların hiçbiri, o bölgedeki Türkmenlere bir kuruş yardım yapmadı; bölgedeki Kürt insanlarla ilgilenildi. Bu bile, bugün gelinen noktayı ortaya koymaya yeter.”

                                                       ***

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, kendisine sorulan, “Kürtler, biz ayrı yaşamak istiyoruz diyebilirler” sorusunu yıllar önce “Bu durumda belki Osmanlı eyaletler sistemi benzeri bir şey yapılabilir… Yetmiş yıllık tarihinde Türkiye Cumhuriyeti katı bir üniter anlayışa sahip olmuştur” diyebilmiştir…

 

Ve Tayyip Erdoğan, bu coğrafyadaki bütün ülkelerin sınırlarını değiştirme projesi olan, Büyük Ortadoğu Projesi’nin (BOP) Eşbaşkanı olduğunu kabullenmiş bir kişi…

NATO Karargâhlarındaki haritalarda bile, Güneydoğu Anadolu Bölgesi, Kuzey Irak’ta kurulacak Kürt devletinin parçası olarak gösteriliyor…

                                                       ***

Der Spiegel Dergisi’nin, 17.03.2003 günü sayısının 102’nci sayfasındaki bir cümle çok dikkat çekici:

“Türkiye’nin güçlü adamı Erdoğan, ABD ile yapılmış gizli bir anlaşmanın arkasındaki adam…”

 

Wall Street Journal Gazetesi’nde, 32.03 günü yayınlanan makalesinde Recep Tayyip Erdoğan’ın, “Türkiye’nin tercihi, savaşla barış arasında değil, müttefiki olan ABD’nin yanında yer almak şeklinde olmuştur” dediği gözden uzak tutulmamalıdır.

 

Recep Tayyip Erdoğan’ın Başbakan, Abdullah Gül’ün Cumhurbaşkanı olmasına yardımcı olanlar; ABD’nin plânlarının uygulanmasına en büyük katkıyı sağlamışlardır…  

 

Bugünlere gelişimizde; silah arkadaşlarına ihanet eden, ABD’yi “Stratejik müttefikimiz” kabul eden bazı generallerimizin birinci derecede sorumluluk taşıdıkları da gözden uzak tutulmamalıdır…

Daha içeriği bile açıklanmadan tüm işbirlikçilerin, AKP’nin “Kürt açılımı” dediği projeyi desteklemeleri; bu projenin senaryosunu yazanın da, rejisörlüğünü yapanın da ABD olduğunu gösteriyor bana göre…

 

VURAL SAVAŞ   



Yorumlar
Ara
kaffkeff  - Basit...   |78.180.120.xxx |2009-09-16 17:59:15
Arkadaşlar zaten AKP Hükümeti ABD aldığı emirlerle hareket ediyor bunu
bütün Aklı başında ,Atatürkçü insanlar biliyor , önemli olan ABD yaptı
demek değil, "Çözüm" üretmektir.
Bu arada Açılımla gündemi
oyalarlarken göz yaşları hala dinmiyor
!

http://www.youtube.com/watch?v=MsozAKh_D7U
(Bu video izlerseniz Çok
sevinirim Ben Yaptım )

Saygılarımla...
Sadece kayýtlý kullanýcýlar yorum yazabilir!

3.22 Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."

 
Ata_021.jpg

En Son Yorumlar