|
Washington’ın anlaşmayı değiştirmek isteme olasılığı Ankara’yı kaygılandırıyor
NATO ÜZERİNDEN GİRİŞİMDE BULUNUYOR ABD insani yardım adı altında savaş gemilerini Boğazlar’dan geçirdi. Diplomatik kulislerde, bunun başlangıç olduğu dile getiriliyor. CHP’li Onur Öymen, Montrö konusunda hassas davranılmazsa ABD’nin bu sözleşmenin değiştirilmesini isteyebileceğini söyledi. DSP’den Hüseyin Pazarcı da “ABD, Bulgaristan ve Romanya’nın NATO üyeliği üzerinden girişimde bulunabilir” uyarısını yaptı. Dış politika uzmanları, sözleşmenin tartışmaya açılmak isteneceğini vurguladı ABD’nin Montrö planı ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - Kafkasya’da patlak veren savaş, Karadeniz’deki hassas dengeyi gündeme taşırken diplomasi kulislerinde gelecek dönemde ABD’nin Montrö Sözleşmesi’ni tartışmaya açabileceği kaygısı ön plana çıkmaya başladı. ABD’nin Montrö’ye ilişkin yaklaşımı konusunda uluslararası ilişkiler uzmanlarının görüşleri şöyle: CHP Genel Başkan Yardımcısı Onur Öymen: ABD’nin genel politikası daima denizlerin serbestliği olmuştur. Denizlerde güçlü olduğu için, hiçbir kayıt altına alınmadan serbestçe hareket etmek istemiştir. Ama Montrö Anlaşması, sadece Karadeniz’e sahildar devletleri değil, onun dışındaki devletlere de avantaj sağlamıştır. Karadeniz’deki sahildar devletlerin Boğazlar’dan çıkışı da kayıtlara bağlıdır. Amerika çok uzun vadeli düşünürse, Montrö’nün kendi lehine olduğunu görecektir. Bu bakımdan şimdiye kadar açıkça sözleşmenin değiştirilmesini istememiştir. Türkiye’ye düşen görev, bu sözleşmenin titizlikle uygulanmasıdır. Türkiye eğer gerekli titizliği göstermezse, gerek sahildar devletler gerek başkaları Montrö’nün değiştirilmesini gündeme getirebilirler. Veya Türkiye’nin kendisine uyguladığı istisnaları, kendilerine de uygulamasını isteyebilirler. Türkiye çok dikkatli bir politika izlemek zorundadır. ‘Tartışmaya açılabilir’ DSP Balıkesir Milletvekili Prof. Dr. Hüseyin Pazarcı: Amerikalılar uzun bir süreden beri hep böyle denemeler yapıyorlar Boğazlar’dan geçişle ilgili. Hani böyle yorum gerektiren durumları devreye sokmaya çalışıyorlar. Küçümsenebilecek türde şeyleri ileri sürmeye çalışıyorlardı. Amerikalıların özellikle Orta Asya ve Kafkasya üzerinde etkinliklerini arttırdıktan sonra Karadeniz’de daha fazla varlık göstermek istedikleri muhakkak. Bu çerçevede acaba Montrö’yü tartışmaya açabilir mi hesabına baktığımızda, bu bir olasılıktır. Montrö’yü tamamen gündeme getirmesi için Rusya ile ilgili olarak gerginliği yarattığı ya da arttırdığı andan itibaren küresel düşünmesi lazım. Küresel düşündüğü zaman, şu anda bana yetiyor derse, Montrö’yü böyle bırakabilir. Ama tam tersi olursa, ABD, Montrö’nün yeniden gündeme gelmesini sağlayacak manivelalara sahiptir. Kendisi Montrö’nün tarafı değil, ama bir iki devleti devreye sokabilir. Romanya ve Bulgaristan’ın NATO üyesi olması vesilesiyle onların geçişlerinden yararlanabilir. GEMİLERİN KALIŞ SÜRESİ SINIRLI Montrö’ye göre Karadeniz’e çıkan kıyıdaş olmayan ülkelerin savaş gemilerinin 21 günlük süresi var. Geçen cumartesi Boğazlar’dan geçen Mc Faul destroyerinin 17, önceki gün Karadeniz’e giren sahil güvenlik gemisi Dallas’ın 18 günü kaldı. Geçişi beklenen Mount Whitney’in ağırlığının Montrö’deki sınırın üzerinde olduğu ancak geminin net tonajı ile değerlendirildiği belirtiliyor. KARADENİZ’E AÇILAN SAVAŞ GEMİLERİNİN GÜN HESABI BAHADIR SELİM DİLEK ANKARA - ABD gemilerinin Karadeniz’e açılmasından sonra Montrö Sözleşmesi’ne göre belirlenen 21 günlük süreden geri sayım başladı. Geçen cumartesi günü Boğazlar’dan geçerek Karadeniz’e açılan USS Mc Faul destroyerinin 17, önceki gün Karadeniz’e giren USS Dallas isimli sahil güvenlik gemisinin 18 günü kaldı. Boğazlar’dan geçmesi beklenen USS Mount Whitney, 18 bin 400 tonluk ağırlığı ile Boğazlar’dan geçişe ilişkin Montrö’nün getirdiği 15 bin tonluk sınırın üzerinde bulunuyor. Resmi verilere göre MacFaul 8 bin 915, Dallas 3 bin 250, USS Mount Whitney 18 bin 400 ton ağırlığa sahip bulunuyor. USS Mount Whitney Montrö’ye aykırı olarak Karadeniz’e çıksa bile üç geminin Karadeniz’de bulunması durumunda, Montrö’de bir ülke için getirilen 30 bin tonluk sınır aşılmış oluyor. ABD gemisi USS Taylor da dün Çanakkale ve İstanbul boğazlarını geçti. Geminin geçişine ABD bayraklı bir yat da eşlik etti. Yatla ilgili açıklama yapılmadı. RUSYA’DAN BAĞIMSIZLIĞA DESTEK Rusya parlamentosunun üst kanadı Federasyon Konseyi ve alt kanadı Duma, Gürcistan’dan ayrılmak isteyen Güney Osetya ve Abhazya’nın tanınma talebini oybirliğiyle kabul etti. Devlet Başkanı Medvedev’in kararları hemen onaylamayarak, Gürcistan ve Batılı ülkelere karşı koz olarak kullanabileceği belirtiliyor. ABD Dışişleri ise Rusya’daki gelişmelerin kabul edilemeyeceğini bildirdi. DENİZ BERKTAY’ın haberi Parlamento, Güney Osetya ve Abhazya’nın talebini oybirliğiyle kabul etme kararı aldı Rusya’dan ayrılığa destek Rusya parlamentosunun üst kanadı Federasyon Konseyi ve alt kanadı Duma, Gürcistan’dan ayrılmak isteyen Güney Osetya ve Abhazya’nın tanınması için Devlet Başkanı Medvedev’e çağrıda bulundu. Duma’daki oylamayı izleyen Abhazya ve Güney Osetya liderleri kararı birbirlerine sarılarak kutladı. DENİZ BERKTAY KİEV - Rusya parlamentosunun üst kanadı Federasyon Konseyi ve alt kanadı Duma, Gürcistan’dan bağımsızlıklarını ilan eden Güney Osetya ve Abhazya’nın tanınma talebini oybirliğiyle kabul ettiler. Karar tep;ki gösteren ABD Dışişleri Bakanlığı, Rusya Parlamentosu’nun kararının kabul edilemeyeceğini bildirdi. Federasyon Konseyi, Devlet Başkanı Dimitriy Medvedev’e, Güney Osetya ve Abhazya’nın bağımsızlığının tanınması çağrısında bulunurken, Duma da başka bir oylamayla dünya parlamentolarından, iki ayrılıkçı cumhuriyetin tanınmasını istedi. Parlamento kararlarının onay için Medvedev’e gönderilmesi gerekiyor. Medvedev’in kararları onaylama mecburiyeti yok. Daha önceki açıklamalarında Gürcistan ve Abhazya’nın bağımsızlığından yana olduğu mesajını veren Medvedev’in parlamento kararlarını hemen onaylamayabileceği, Gürcistan’a ve Batılı ülkelere karşı bir koz olarak değerlendirmeyi tercih edeceği belirtiliyor. Karara tepki gösteren ABD Dışişleri Bakanlığı’nın sözcülerinden Robert Wood, , “Bizim için bu kabul edilemez. Rusya’nın, Gürcistan’ın toprak bütünlüğüne ve egemenliğine saygı göstermesi gerekiyor” dedi. Federasyon Konseyi’nde konuşan Güney Osetya lideri Eduard Kokoity ise 8 Ağustos’ta Gürcistan topraklarına giren Rus birliklerinin, ülkesini “soykırım”dan koruduğunu söyleyerek, Rusya’ya teşekkür etti. Kokoity, Sırbistan’dan bağımsızlığını ilan eden Kosova’yı örnek göstererek, Güney Osetya’nın bağımsızlığını tanımak için siyasi ve hukuki olarak daha çok sebep bulunduğunu savundu. Abhazya lideri Sergey Bagapş da ne ülkesinin ne de Güney Osetya’nın bundan böyle Gürcistan ile tek devlet çatısı altında bir arada olamayacağını, “Abhazya ve Güney Osetya için tarihi bir gün” yaşandığını söyledi. ‘Türkiye gibi yalnız kalır’ Batılı gözlemciler ise Kıbrıs’ı örnek göstererek, Rusya’nın iki ayrılıkçı cumhuriyetin bağımsızlığını tanıması halinde, KKTC’yi tanıyan “Türkiye örneğinde olduğu gibi yalnız kalacağı” görüşünü savunuyorlar. Abhazya ve Güney Osetya’nın bağımsızlıklarının tanınması için Birleşmiş Milletler’e başvurması halinde, Güvenlik Konseyi’nin hemen hemen kesin olarak başvuruyu reddedeceği vurgulanıyor. Gürcistan Devlet Başkanı Mihail Saakaşvili ise Rusya’nın ayrılıkçı bölgelerin bağımsızlığını tanımasının “yıkıcı sonuçları” olacağını belirterek, gelişmeleri “Avrupa sınırlarını güç kullanarak değiştirme girişimi” olarak değerlendirdi. Almanya da Rusya parlamentosunun kararını sert bir şekilde eleştirdi. Hükümetten yapılan açıklamada, Rus yönetiminden kararın uygulanmaması istendi. Avrupa Birliği (AB) Dönem Başkanı Fransa Dışişleri Bakanı Bernard Kouchner ise AB’nin Rusya’ya yönelik yaptırım tasarlamadığını söyledi. Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy, ağırlıklı olarak Gürcistan krizini görüşmek üzere 1 Eylül’de olağanüstü AB zirvesi yapılacağını duyurmuştu. Sarkozy, Rusya’nın varılan ateşkes anlaşmasına uyarak Gürcistan’dan tamamen çekilmesini isterken, Rus birliklerinin hâlâ Karadeniz kıyısındaki Poti Limanı’na girişi denetlediği ve Güney Osetya çevresinde kontrol noktaları oluşturduğu bildiriliyor. Rusya Genelkurmay Başkan Yardımcısı Anatoliy Nogovitsin de Poti Limanı’nda kargo gemilerini denetleyeceklerini söyledi. Medvedev’den Moldova çıkışı Bu arada, Karadeniz kıyısındaki Soçi kentinde bulunan ikametgâhında, Moldova Devlet Başkanı Vladimir Voronin’le görüşen Medvedev’in bir açıklaması dikkat çekti. Medvedev, Moldova’dan ayrılmak isteyen ve ABD’den bu amaçla destek talep eden Transdinyester bölgesiyle ilgili sorunun çözümü için “iyi fırsatlar” gördüğünü belirtti. Medvedev, Moldova’da ayrılıkçı Rus azınlık tarafından kurulan fakat Rusya dahil henüz hiçbir ülke tarafından tanınmayan Transdinyester bölgesinde Güney Osetya olaylarının tekrarlanmaması için, sorunun bir an önce çözülmesi gerektiğini dile getirdi. Cumhuriyet.com.tr
|
link:
ne yazsam çıkmıyor çok sıkıcı...