'Çekiç Güç' unutulmasın / Daver Darende
Pazartesi, 09 Haziran 2008 09:08
Irak'a yönelik ilk ABD saldırısının ardından Türkiye'nin güneydoğu sınırında Irak'ın kuzeyindeki bölgeyi 'Saddam'ın zulmünden' korumak gerekçesiyle 'Çekiç Güç' oluşturulmuştu. Bunun doğurduğu sonuçlar, bugün Türkiye'nin yaşamsal sorunudur. Bölücülük sorununun bu kadar uzamasının en önemli nedeni Irak'ın kuzeyinin devlet otoritesinden arındırılmasıdır...

Küresel güçlerin ve uluslararası sermayenin buyruğu ile hareket eden Turgut Özal'ın uzak görüşlü (!) politikası sonucu ABD ve İngiliz uçaklarından oluşan "Çekiç Güç"ün topraklarımızda konuşlandırılması, TBMM'nin "Çekik Güç"ün görev süresini altı ayda bir uzatması 1990'lı yıllarda gündemin en önemli konularından birini oluşturmuştu.

"Çekiç Güç"ün o yıllarda yaratıcısı "Baba Bush" ile sıkı dostluk ilişkilerini sürdüren Turgut Özal'dan başkası değildi Ne acıdır ki o dönemde yönetimde olanlar da aynı politikayı izleyerek ABD'nin gönlünü kazanmak için her türlü çabayı harcadılar.

YANILANLAR

1990'lı yıllarda başta devlet televizyonları olmak üzere özel televizyonlarda sık sık düzenlenen açık oturumlarda, eski dışişleri bakanlarıyla birlikte, sorumlu görevlerde bulunan kimi üst düzey bürokratların "Çekiç Gücün" yararlarını kamuoyumuza anlatırken birbirleriyle yarış ettikleri fark edilirdi.

11 Mart 1995 gecesi Kanal-D televizyonunda Turgut Özal'ı aratmayan, dinci çevrelere yakınlığı ile tanınan, ABD tutkunu bir siyasetçi ekranlarda "Çekiç Güç"ün yararlarını büyük bir cesaretle ve heyecanla savunurken "Çekiç Güç"ün topraklarımızda konuşlandırılmasında "onur kırıcı bir unsurun bulunmadığını" söylüyordu.

5 Eylül 1996 gecesi bu kez devletin televizyonu TRT-1'de düzenlenen açık oturumda yine "Çekiç Güç" gündemdeydi. Irak'ın kuzeyi ve Türkiye'nin durumu tartışılıyor, oturumu İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Profesörlerinden Vakur Versan yönetiyordu. Sorular birbirini izlerken sorumlu görevde olan, dış politika alanında deneyimli, adı basında sık sık duyulan üst düzey bir bürokrat heyecanlı bir şekilde konuşmaya başladı:

"Amerika'nın Kuzey Irak'ta bir 'Kürt devleti' kuracağını sanmıyorum. Irak'ta sorun çözülse bile Çekiç Güç sonuna kadar kalmalıdır. Böyle bir durum bizim itibarımızı arttırır. Türkiye'yi Batı'ya daha da yaklaştırır."

Dış politikada deneyimli üst düzey bürokratın uzağı gören (!) bu görüşlerini açık oturuma katılan iki eski dışişleri bakanının da onaylayan konuşmalarını dinlerken o günlerde ürperdiğimi anımsarım. O dönemde, devletin çeşitli kademelerinde önemli sorumluluklar üstlenmiş bu kişiler "Çekiç Güç"ün yararlarını savunurken bu gücün Irak'ın fiili olarak bölünmesini sağlayan en önemli etkenlerden biri olacağını nasıl fark edemediler? ABD ve Batı emperyalizminin Irak'ın kuzeyinde bir "manda yönetimine" hazırlandığını, "özerk Kürt devleti" planlarının arkasında ABD ve İngiltere'nin olduğunu neden görmek istemediler? Bunları düşünürken, bugün de ürpermekten kendimi alamıyorum.

Başta "Çekiç Güç" olmak üzere ABD ve Batı emperyalizminin Kürt politikasını yakından izleyen, Türkiye'nin sorunlarını kendine dert edinmiş, şimdi aramızda olmayan değerli araştırmacı yazar, düşünür Uğur Mumcu Cumhuriyet gazetesinin 5 Aralık 1989 tarihli sayısında yer alan yazısında şunları yazmıştı:

"ABD ve öteki Batılı ülkeler niçin birdenbire bu kadar Kürt yanlısı oldular? Bu soruya yanıt aramak zorundayız. ABD için sorun, İran, Irak ve Türkiye'nin birer bölümünü kapsayacak bir Kürt devleti üzerinde şimdiden egemen olmak ve olası petrol yataklarını bu Kürt devleti aracılığıyla elinde tutmaktır."

19 YIL SONRA...

Uğur Mumcu'nun günümüz olaylarına ışık tutan, gelmekte olan tehlikeyi önceden gören bu sözlerine ne acıdır ki o dönemde kimse kulak asmadı. Oysa Uğur Mumcu ondokuz yıl önce sonun nereye varacağını görmüş, kimi çevreleri ve bizi yönetenleri uyarmıştı. Onun bu sözlerini başta "holding basınının kulları" olmak üzere, bizi o dönemde yönetenler ve kamuoyumuzu yanıltarak gerçekleri gizleyenler önemsemediler.

O yıllarda DSP Genel Başkanı olan Bülent Ecevit, 22 mart 1996 tarihli Cumhuriyet gazetesinde yer alan demecinde, "Türkiye sınır ötesi harekata geçtikçe 'Türkiye işgal ediyor' diyorlar. Oysa 'Çekiç Gücün" orada bulunması asıl işgal..." değerlendirmesini yapıyordu.

Ecevit, "Çekiç Gücün" tehlikesini önceden sezmiş, ancak ABD'nin ileriyle dönük amacının ne olacağını söylemekten belki de çekinmişti.

Ecevit'in yine 22 Mart 1996 tarihinde Cumhuriyet gazetesine yaptığı açıklamada yer alan sözleri şöyleydi:

"ABD, hala bir çaresizlik içinde mi, yoksa açığa vurulmayan bir takım istekleri mi var?" ABD ve Batı emperyalizminin öncülüğünde "Kürt sorunu"nun daha o zaman çok tehlikeli bir dönemece girdiğini ne acıdır ki ne muhalefet liderleri ne de bizi yönetenler görmediler, ya da görmek işlerine gelmedi. Oysa "Batı destekli Kürtçülük akımı"nın bölgeye yerleştirilmek istendiği daha o zaman belli idi. ABD'nin uzun dönemi kapsayan planı ne acıdır ki bugün gerçekleşme aşamasındadır.

Yakın geçmişte "Çekiç Gücün" Cudi dağlarında PKK'ya savaş malzemesi dağıttığını, kimi generallerimizin çeşitli engellemelerle karşılaştıklarını o günlerde basında okurken içimin sızladığını anımsarım.

Emperyalizmin Kürt siyasetinin çok tehlikeli bir oyun olduğunu artık fark etmemiz gerekiyor. Ne acıdır ki holding basınımızın bir kesiminde "mütareke" dönemini çağrıştıran, her yana kolayca eğilip bükülen, Türkiye'nin yaşamsal önemdeki sorunlarını bir Batılı gibi görmeye alışmış kimi kalemler hâlâ bildikleri yolda yürümeye devam ediyorlar.

Biz "Kürt sorunu" ile ilgili oyunu yakın tarihimizde, 1920'lerde de gördük. Kürd'ü Türk'e, Türk'ü Arap'a ve Kürd'e düşman etmek isteyen bu oyun günümüzde de devam etmekte, ülkemiz mayın tarlalarına doğru hızla sürüklenmektedir.

Not: 26 Mayıs 2006 tarihli sayımızdaki "İngiliz çıkarları ön planda" başlıklı ve Daver Darende imzalı yazıda, "3 Ekim 2006 gecesi televizyonlarda...." diye başlayan bölümde yer alan ve sehven 2006 şeklinde yazılan tarihi 2005 olarak düzeltiriz.

İktidarlarında Çekiç Güç'ün varlığını savunan liderler...

Cumhuriyet.com.tr



Yorumlar
Ara
Sadece kayýtlý kullanýcýlar yorum yazabilir!

3.22 Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."

 
Ata_023.jpg

En Son Yorumlar