MISIR’DA VEZİRLİK PAYESINE SAHİP NUBAR PAŞA(1824-1899)
Çarşamba, 16 Temmuz 2008 06:46
Dr.Süleyman KIZILTOPRAK*

GİRİŞ

Ermeniler,Osmanlı Devleti’nin tebasını oluşturan Rum,Bulgar,Arnavut,Arap,Türk vb. unsurlardan biri olarak ülke sınırları içinde,en geniş özgürlüklere ve haklara sahiptiler.Ermeniler,Osmanlı millet sistemine göre,özel vakıfları aracılığı ile din, eğitim ve sağlık hizmetlerini,merkezi otoritenin herhangi bir kısıtlamasına maruz kalmadan,kendi başlarına organize ediyorlardı.

Ermeniler bir Osmanlı unsuru olarak,her türlü eğitim görme imkanlarına da sahiptiler.Yabancı ülkelere gitmek,oralarda eğitim gördükten sonra tekrar Osmanlı Devleti’ne dönerek bürokraside görev almak konusunda herhangi bir engelle karşılaşmıyorlardı. Bu şekilde,başta hariciye nezareti olmak üzere,diğer bürokratik birimlerde görev alan ve zamanla nazırlığa kadar yükselen bir çok Ermeni asıllı Osmanlı vatandaşı vardır.Hatta bunlardan bazıları,mesleklerindeki başarıları nedeniyle,çok takdir toplamıştır.Bunların oğulları,torunları veya ailenin diğer bireyleri baba-dede mesleğini uzun yıllar devam ettiregelmişlerdir.III.Selim(1789-1807)zamanındaki Dadyanlar,II.Mahmud(1808-1839)zamanındaki Düz oğulları,Balyan aileleri gibi,Nubar Paşa ailesi de Mısır’da önemli makamlara gelmiştir.

--------------------------------------------------------------------------------

A.MISIR’A YERLEŞEN ERMENİLER

Mısır,1805 yılında Mehmet Ali Paşa(1805-1848)’nın vali olmasından itibaren,siyasi ve ekonomik açıdan güçlü ve atılımcı politikaların uygulanmasına sahne oldu.Sanayi alanındaki yatırımlar ve tarımdaki iyileşmeye bağlı zenginleşme ile birlikte Süveyş Kanalı’nın açılması Mısır’ı bir cazibe merkezi haline getirdi.Kızıldeniz ve Doğu Akdeniz’de ticari faaliyetlerin artış göstermesi,Osmanlı Devleti içinden ve dışından çok sayıda müteşebbisin ve tüccarın dikkatini Mısır’a yöneltti.Bunun sonucunda,çok sayıda Avrupalı,başta İngiliz,Fransızlar olmak üzere,özellikle İskenderiye’ye ticari faaliyetlerde bulunmak amacıyla yerleştiler.[1]Fransız işgali sırasında,yani 1798-1801 yıllarında İskenderiye’nin nüfusu 8 bin civarında iken,

Mehmet Ali Paşa’nın tersane kurması,su kanalları ve fabrikalar kurmasından sonra şehrin nüfusunda birdenbire büyük patlamalar oldu.Kent,Mısır içinden ve Osmanlı Devleti’nin diğer kentlerinden de büyük göçler almaya başladı.Osmanlı Devleti vatandaşı olan Ermeni ve Rumlar da İskenderiye’ye yerleşmeye başladılar.[2]Hatta İskenderiye’ye göç edenlerin Çoğu,Osmanlı Devleti’ne mensup azınlıklardı.[3]Babıali de onları kendi vatandaşı olarak tanıyordu.Ama bunlar kendilerini Yunan,Fransız,İtalyan, İngiliz,Fransız ya da Avusturya konsolosluğuna daha yakın buluyorlardı.Çünkü,gerek ticari çıkarları,gerekse milliyetçilik duyguları onları Babıali’den uzaklaştırıyordu.[4]

1882 yılında Mısır’ın İngiltere tarafından işgal edildiği sırada tespit edilen rakamlara göre,Mısır’da yaşayan yabancıların çok azı-yaklaşIk 4 bin kadarı-Kahire’de yaşıyordu.[5]Buna rağmen,İskenderiye’nin kozmopolit bir yapısı vardı.Çünkü Mehmet Ali Paşa’nın stratejik hedeflerini gerçekleştirmesi için İskenderiye bir liman kenti olarak büyümeye açıktı.Kırsal bölgeleri dahil olmak üzere,toplam nüfusu 350 bin olan İskenderiye’de,212 bin kişi şehir merkezinde yaşıyordu.İskenderiye’nin bir liman ve ticaret kenti olması sebebiyle,kentte geçici olarak 5 bin yabancı tüccar bulunduğu gibi,buradaki nüfusun yaklaşık 76 binini yabancılar oluşturuyordu.Yabancı nüfusun yaklaşık olarak 22 bini Rum ve Maltız,610 bini Fransız,7 bini İtalyan,4,5 bini İngiliz,3 bini Avusturyalı idi.Buna ilave olarak,Suriye ve Lübnan’dan gelen Hiristiyan azınlıklar ve Ermenilerin toplam nüfusu ise 30 bin civarındaydı.[7]

--------------------------------------------------------------------------------

B.NUBAR PAŞA’NIN MISIR’A GİTMESİ VE KARİYERİ

1825 yılında İzmir’de doğan Nubar,Karabağ’dan Osmanlı Devleti topraklarına göç eden ve ticaretle meşgul olan bir Ermeni ailesine mensuptur.İsviçre ve Fransa’da bir müddet eğitim aldıktan sonra 15 yaşında tekrar İzmir’e dönmüştür.Burada iki yıl kaldıktan sonra,Mısır’ın ticaret ve hariciye nazırı olan dayısı Boğos Yusufyan tarafından 1842 yılında Mısır’a çağrılıp, ikinci katip sıfatı ile Mehmet Ali Paşa’nın hizmetine girmiştir.

Nubar’ın Mısır’a gitmesinin ve orada hemen bürokrasiye girmesinin en önemli nedeni,Fransızcayı mükemmel seviyede bilmesiydi. Çünkü Mehmet Ali Paşa zamanında,Fransız yaşam biçimi,dilden başlayarak tartışmasız üstünlük kazanmıştı.Örneğin, İskenderiye’de yaşayan nüfusun resmen Mısırlı sayIlan çok büyük bir bölümü yalnızca Fransızca konuşuyordu.[8]Nubar,1844 yılında dayısı öldükten sonra katip ve tercüman olarak Mısır’da çalışmıştır.Kardeşi Arakel de aynı şekilde Nubarla birlikte çalışmaktaydı.Nubar Mehmet Ali Paşa’nın oğlu ibrahim Paşa’nın yanında danışman sıfatı ile Avrupa ve İstanbul’da resmi temaslara katılmıştır.Abbas Paşa’nın valiliği(1848-1854)zamanında,iki kardeşin kariyeri sekteye uğradı.Çünkü Abbas Paşa, Fransız yanlısı politikalardan ayrılarak İngilizlere yaklaşmayı tercih etti.Nitekim Tanzimat reformlarının Mısır’da da uygulanmasını isteyen Babıali’ye karşı İngilizlerin desteğini alarak karşı çıktı.[9]Bu politik ortamda Fransız ekolünden gelen Arakel azledildi.Nubar da gözden düştü.Bununla da yetinmeyen Abbas Paşa iki kardeşi Kahire’den uzaklaştırarak Viyana ve Berlin’e memur olarak gönderdi.[10]

Said Paşa(1854-1863)’nın valiliği sırasında Mısır Demiryolları teşkilatında başarılı bir görev yaptı.İsmail Paşa(1863-1879) zamanında Avrupalı ve Mısırlı hakimlerden oluşan Karma Mahkemeler’ in kurulması projesini üstlendi.Bunların neticesinde, Nubar Paşa’ya Osmanlı Devleti tarafından bir çok rütbe verilmiştir.En son olarak 12 Receb 1290/5 Eylül 1873 yılında vezirlik rütbesi almıştır.[11]

--------------------------------------------------------------------------------

1.İsmail Paşa’nın Hıdivlik Ünvanı Almasında Nubar Paşa’nın Rolü

Nubar Paşa,kariyerindeki en başarılı ve aynı ölçüde tartışmalara neden olan icraatlarını İsmail Paşa(1863-1879)zamanında yapmıştır.İsmail Paşa zamanında Mısır’ın idari yapısında önemli değişiklikler meydana geldi.Bu değişiklerde,uzun süre hariciye-hakaniye nazırı olarak görev yapan Nubar Paşa’nın önemli katkıları vardı.

Habeş Seferi ile Etiyopya’yı valiliğine katan İsmail Paşa Afrika ve Kızıldeniz’deki faaliyetlerini artırmak için,Mısır ordusundaki 18 bin sınırının kaldırılmasını ve 30 bine çıkarılmasını istiyordu.Ayrıca,nişan vermek,kanun yapmak,antlaşma imzalamak,yabancı devletler nezdine siyasi memurlar göndermek haklarını ve kendisine Hidiv ünvanının verilmesini istiyordu. Bunun için,İsmail Paşa Nubar Paşa vasıtasıyla,Osmanlı Padişahı Abdülaziz ile barışçıl yollarla anlaşarak hedefine ulaşma yolunu tercih etti.Bu bağlamda,İsmail Paşa“kapıyoldaşı hediyesi”adıyla Osmanlı Devleti ileri gelenlerine bir takım değerli hediyeler dağıtarak,İstanbul’la ilişkilerini iyileştirdi.Bu yolla Babıali’yi,kendisine doğru odaklanacak şüphelerden uzak tutmaya çalıştı.[12]İsmail Paşa,Eflak Boğdan olayları çıktığı sırada istanbul’a 8 bin kişilik bir askeri kuvvet gönderdi. 1866 yılında,Girit ayaklanması başlayınca,18 bin kişilik bir askeri kuvveti Girit’e gönderdi.[13]

İsmail Paşa Babıali ve Saray ile ilişkilerini geliştirerek imtiyazlar elde etme politikasında,Nubar Paşa’nın üstün gayretleri neticesinde kısmen başarılı oldu.Sultan Abdülaziz ve Sadrazam Fuat Paşa da İsmail Paşa’nın asker göndermesi,hediyeler dağıtması ve vergileri artırmasından memnundular.[14]İsmail Paşa bu olumlu havadan istifade ederek Nubar Paşa’yı sürekli İstanbul’a gönderiyordu.[15]Müzakereler sonucunda,Mısır’ın idari yapısında,İsmail Paşa’nın istekleri doğrultusunda,önemli değişiklikler oldu.8 Haziran 1867 fermanı ile İsmail Paşa yukarıda dile getirilen isteklerine kavuştu.Bu ayrıcalıklar bağlamında,Hidiv Osmanlı bürokrasisinde vezir ile eşit bir statü kazandı.Mısır’ın Hidivi artık Mısır vilayet sınırları dahilinde geçerli olmak üzere kanun yapma,yabancı hükümetlerle ticari ilişkiler kurma hakkını kazandı.Mısır ordusunun asker sayısında bir sınırlama devam etti.Ancak,asker sayısı,savaş zamanlarında artırılarak 45 bine çıktı.[16]

Bundan sonra Mısır Hidivine verilen 1873 fermanı,İsmail Paşa’nın elde ettiği imtiyazları tek bir metin üzerinde toplayan bir belgedir.Önemi bu teyid niteliğinden kaynaklanmaktadır.1873 fermanı ile Mısır yeni bir konum elde etmiştir.Bundan sonra Mısır,Babıali ve yabancı ülkelerle olan ilişkilerinde 1873 fermanını referans alarak hareket etmeye başlamıştır.Bu nedenle 1873 fermanı,Mısır’ın anayasası niteliğindedir.[17]

Bu fermanlarla kazandığı yeni konum itibariyle Mısır,hukuki olarak Osmanlı Devleti’ne bağlı görünmesine rağmen,siyasal açıdan yarı-otonom bir statü içindeydi.Bu yüzden,Osmanlı Devleti’nin uluslararası yaptığı antlaşmalar gereğince yüklendiği sorumluluklar ve yükümlülükler Mısır için de geçerliydi.Bunlardan en önemlisi,Avrupalı devletlere tanınan kapitülasyonlardı.[18]

--------------------------------------------------------------------------------

2.Nubar Paşa’nın Mısır Mali Krizindeki Rolü

Mısır Hıdivi İsmail Paşa 1872 tarihinden itibaren Babıali’den elde ettiği,serbest borçlanma hakkı sayesinde,finans açığını kapatmak için gayret ediyordu.Öte yandan,Sudan ve Habeşistan’ı Mısır’a katmak için çok yüksek askeri harcamalar yapıyordu.[19]Bu atılımlarını finanse edebilmek için,ilk önce İskenderiye’deki Rum asıllı bankerlerden borç aldı.Bu iç borçlanma yetersiz kalınca,Avrupalı bankerlerden borç almaya başladı.İsmail Paşa’nın bu sıradaki danışmanı Nubar Paşa idi. Nubar Paşa,İsmail Paşa adına Avrupalı devletlerle ve Osmanlı Devleti ile görüşmeler yaptığı gibi,borçlanma konusunda da Avrupalı bankerlerle irtibat kuruyordu.[20]Bu yüzden İsmail Paşa’dan sonra,Mısır’ın içine düştüğü borç batağından en fazla sorumlu olanlardan biri de Nubar Paşa’dır.[21]Nubar Paşa,Mısır adına borç toplama işi yaparken,kendi adına da komisyon şeklinde rüşvet alıyordu.Bu yolla büyük bir servetin sahibi oldu.[22]İsmail Paşa bu yüzden Nubar Paşa’nın bankerlerle Avrupa’da görüşmeler yapmasından ve iflas eden şirketlerin zararlarının bütçeden karşılanmasından rahatsızlık duymaya başladı.İsmail Paşa bir ölçüde mali krizden Nubar Paşa’yı sorumlu tutmaktaydı.Bu yüzden araları açılmıştı.İsmail Paşa zamanında,96 milyon Cüneyh bu yolla borç alınmış ancak,bu rakamın sadece 54 milyonu İsmail Paşa’nın eline geçmiştir.[23]Geri kalan 42 milyonluk kısım,bankerlere ödenecek faizlerdir.

Süveyş Kanalı’nın hisselerini satmakla,ancak mali sıkıntının çok küçük bir kısmını karşılayan Hidiv kısa vadeli olmasına rağmen,o dönemdeki en yüksek faiz oranı olan %30 ile borç temin etmeye çalışıyordu.[24]İsmail Paşa idaresindeki Mısır’ın borçlanma kredisi tükenmişti.Vadeleri gelen borçlarını ödeyemez durumda kalan İsmail Paşa,çok yüksek oranlardaki faize razı olarak yine borçlanmayı sürdürdü.Fakat,1875 yılında tüm borçları 91 milyon Pounda çıkınca yeni kaynak bulamadı.

1875 yılı sonlarına doğru Hidiv İsmail Paşa,İngiltere hükümetinden mali problemleri çözmek amacıyla bir uzmanı Kahire’ye göndermesi talebinde bulundu.Stephen Cave bu görevle Kahire’ye geldi.Nubar Paşa,Hıdiv’in daha fazla güç kaybetmesini sağlamak ve halkın sempatisini kazanmak amacıyla,Cave heyetine karşı çıktı.Nubar Paşa,sözkonusu heyetin yapacağı çalışmalar neticesinde,İngilizlerin Mısır’ın iç işlerine daha fazla müdahale edeceğini savunarak bu durumun önlenmesi için,Rus ve Alman başkonsoloslarına müracaat etti.Rus ve Alman Hükümetleri Hıdiv İsmail Paşa’ya Cave heyetine karşı yardım teklifinde bulundu. Fakat Hidiv bu yardım tekliflerini redderek Nubar Paşa’yı harcamak için durumu ingiliz konsolosuna da bildirdi.[25]

--------------------------------------------------------------------------------

3.İsmail Paşa’ya Karşı Mücadelesi

İsmail Paşa’nın siyasi bakımdan kendisini İngilizlere ve Mısır halkına karşı zor durumda bırakmasından sonra,Nubar Paşa Mısır’da kalamayacağını düşünmeye başladı. Bu durumda başka alternatifi olmadığını gören Nubar Paşa 5 Ocak 1876 tarihinde görevinden istifa etti.21 Mart’ta da Mısır’dan ayrılarak Avrupa’ya gitti.Bu olaydan sonra,Hidiv İsmail Paşa’nın nüfuzunu ortadan kaldırmak ve kişisel emellerini tatmin etmek amacıyla,yabancılarla işbirliği yapmaya başladı.Mısır’ın içinde bulunduğu ekonomik ve siyasi bunalımdan çıkması için İngiltere’nin müdahalesi gerektiği yolunda fikirler ortaya atarak, Londra hükümeti nezdinde sempati toplamaya başladı.Nubar Paşa’ya göre Mısır’a dış müdahale kaçınılmazdı.Bu müdahaleyi de en fazla alacaklı durumda olan İngiltere yapmalıydı.

Bu sırada Alman başbakanı Bismarck,İngiltere’ye Mısır’ı işgal etmelerini tavsiye etti.Bismarck’ın kurguladığı senaryo; Mısır’a giren İngiltere ile İstanbul’a girecek Rusya,Akdeniz’de birbirleriyle hakimiyet mücadelesine girişecekler ve bunun sonucunda çıkacak sıcak çatışmadan,iki taraf da birbirine ağır bir darbe vuracaktı.Almanya ise onların güç kaybetmesinden faydalanarak,Avrupa’da ayakta kalan tek güç olacaktı.[26]

Disraeli bu teklifi değerlendirmek için Nubar Paşa’yı Londra’ya çağırdı.Nubar Paşa,İngiliz taraftarı politikalar izlediğini ve yine bu yönde çalışacağı konusunda muhataplarını iknaya çalışıyordu.[27]Disraeli onunla İngiltere egemenliğinde Mısır’da bir idare kurulmasının mümkün olup olmadığını tartıştı.Almanya’nın Londra elçisi Count Münster de bu görüşmelere katıldı.[28] Almanya ise,İngiltere’ye yaptıkları teklifin peşinde olarak,İngiltere’nin Mısır’ı işgal etmesinin Mısırlıların çıkarına olduğu görüşünü savunarak Nubar Paşa’nın bu yönde çalışmasını tavsiye ettiler.[29]Osmanlı Devleti,Nubar Paşa’nın Londra ziyaretini takibe alıp soruşturdu.Nubar Paşa,Babıali’yi ziyareti hakkında bilgilendirirken,görüşmelerinin gerçek boyutu üzerinde durmadı.İngiltere’nin Mısır sorunundan çok Bulgar sorunuyla ilgilendiği görüşünü dile getirdi.[30]

Nubar Paşa,Londra’da kişisel kaygılarla Mısır’ın İngiltere tarafından işgal edilmesini ve kendisinin de bu yönde verilecek görevleri yapmaya hazır olduğunu-hatta bu bakımdan en iyi alternatif olduğunu-ikna etmeye çalıştı.Bu çabaları sonucunda hemen bir işgal gerçekleşmese bile Hidiv İsmail Paşa’ya baskı yapan İngilizler Nubar Paşa başkanlığında yeni bir hükümetin kurulmasını istemeye başladılar.[31]

Böylece,Mısır konusunda İngiltere ve Fransa’nın ortaklık ilişkisi resmen ilk kez başlamış oldu.İngiltere ile Fransa Mısır’daki alacaklarını tahsil etmek üzere,Borçlar Sandığı idaresini kurmak için anlaştılar.Goschen kararnamesi adıyla anılan İngiliz-Fransız Dual Kontrolörlüğü(İkili Kontrol)18 Kasım 1876’da ilan edildi.[32]Bundan sonra,ikili Kontrol yönetimi ile İngilizler ve Fransızlar Mısır’ın mali işlerini kontrol etmeye başladılar.Bununla birlikte iki ülke Nubar Paşa’nın hükümet kurmasını uluslararası alanda dile getirerek gerek Babıali’ye gerekse Hidiviyet’e baskı yaptılar.[33]Böylece Nubar Paşa, İsmail Paşa’ya karşı ilk zaferini elde etti.

--------------------------------------------------------------------------------

C.BERLİN KONGRESİNDE NUBAR PAŞA’NIN ERMENİ PROJESİ

Bu sırada Berlin Konferansı’nın toplanması için hazırlıklar yapılıyordu.Rusya ile İngiltere 30 Mayıs 1878’de Londra’da toplanarak aralarında anlaşabilecekleri noktaları tespit ederek bir memoradum imzaladılar.Ermeni Sorunu da bu maddeler arasında yer aldı.Rusya Ayestefonos antlaşmasında 16.Maddede yer alan Ermenilerle ilgili hükümlerden bazılarının değiştirilmesine razı oldu.[34]

Berlin Konferansına katılmak üzere,Patrik Nerses Varjabedyan eski patrik Hrımyan başkanlığında bir Ermeni Heyeti’nin kurulmasına önayak oldu.Heyet,Roma,Paris,Berlin,Londra ve Rusya’da temaslarda bulunarak bağımsız bir Ermenistan kurulması yolundaki tekliflerine destek aradılar.[35]

Bu sırada Nubar Paşa da farklı bir proje hazırladı.Nubar Paşa,Osmanlı Devleti’ne bağlı yerel Mısır Hükümetinin bir üyesi olarak kaleme aldığı“Ermenistan’a uygulanacak ıslahat hakkındaki görüş”ü[36]Babıali tarafından tepkiyle arşılanmadı.[37] Nubar Paşa,büyük devletlerin kontrolü altında Ermenistan idaresinin ıslah edilmesini ve padişahın onayı ile bir Ermeni genel Valinin atanmasını istiyordu.Ancak patrikhanenin hedefi tam bir bağımsızlık olduğundan Nubar Paşa’nın tekliflerine şiddetle karşı çıktılar.Bismarck da Nubar Paşa’nın projesi yerine patrikhanenin projesini tercih ederek kongreye verdi.[38]Ancak Kongre’de Ermenilerin bekledikleri sonuç çıkmadı.Nubar Paşa’nın projesi de burada tercih edilmedi.

--------------------------------------------------------------------------------

D.İNGİLTERE’NİN MISIR’I İŞGALİ ÖNCESİ VE SONRASINDA NUBAR PAŞA

İngiltere ve Fransa 27 Ağustos 1878 tarihinde kurulan Nubar Paşa Hükümetine,borçları bahane ederek bazı baskılar uyguladılar. Bunun bir sonucu olarak,İngiltere ve Fransa birer vatandaşlarının Nubar Paşa’nın kabinesine girmesini sağladılar.İngiliz Sir Rivers Wilson 26 Eylül’de maliye nazırı,Fransız Andre de Blignieres de 16 Kasım’da nafia nazırı olarak bu kabinede yer aldı.[38]

Mısır’da 1876 yılında,maliye ve nafia nezareti üzerinde kurulan,İngiltere ve Fransa’nın‘İkili Kontrol’ünden kaynaklanan danışmanlık uygulaması,İngiltere’nin işgalinden sonra diğer nezaretlere yayıldı.Ancak daha sonra,ikili Kontrol kaldırılınca İngilizler,nezaretlerdeki kendi vatandaşları dışındaki Avrupalıları görevlerinden almaya başladı.Buna rağmen,Lord Dufferin’in 1883 yılındaki düzenlemelerine kadar her nezarette bir veya iki Avrupalı gözlemci,tüm önemli kararlara müdahale için hazır bekliyorlardı.[40]Lord Dufferin’in düzenlemelerinden sonra,her nazır bir İngiliz danışmanla çalışmak zorunda kaldı.Görünüşte bu İngiliz danışmanların sadece,istişare yetkisi vardı.Ancak,uygulamada bir nazır danışmanına onaylatamadığı en küçük bir kararı bile,uygulatamıyordu.[41]Buna rağmen İngilizler,Mısır Hükümeti’nin nazırlar reisini kendi istekleri doğrultusunda hareket edenler arasından seçmeyi tercih ediyorlardı.

Nazırların bağımsız karar almaları karakterlerine bağlı bir durumdu.Ancak onların böyle davranmaları neredeyse imkansız gibiydi.Yukarıda da değinildiği gibi,bir nazır öncelikle kararını danışmanına kabul ettirecek sonra,bir çeşit Hıdivin danışmanı gibi fakat,fiilen tek yetkili,İngiliz Genel Konsülü’ne bu kararı onaylatacaktı.En sonra da Hükümetin başkanı olan Hıdivden onay alacaktı.Mısır’ın işgalden sonraki tarihi özellikle 1887’den sonra bu danışmanlar ve Genel Konsülün elinde şekillendi.Nezaretlerdeki memurlar ve nazırların bağımsızlıkları yukarıda anlatıldığı gibi,çok kısıtlanmıştı.[42]

Nubar Paşa,Mısır’ın İngiltere himayesi altına girmesi gerektiğini savunan fikirlerini zaman zaman ilan ediyordu. İngiltere’yle bu bakımdan sıkı ilişkiler içindeydi.[43]Bu durumdan oldukça rahatsız olan Mısır Yüksek Komiseri Gazi Ahmet Muhtar Paşa,zaman zaman yazdığı raporlarda şikayetlerini Babıali’ye iletmiştir.[44]

Nubar Paşa,Hidiv İsmail zamanında nazırlık yapmış ve ülkenin mali kriz sonrasında işgal edilmesine yol açan icraatta pay sahibi olmuş ve aynı zamanda adı yolsuzluklara karışmış bir politikacıydı.Kamuoyundaki bu olumsuz kanaatlerin aksine, İngiltere’nin Mısır’ı işgal etmesinden sonra tekrar ortaya çıkarak iki kez(birincisi:Ocak 1884-1888;İkincisi:Nisan 1894-Kasım 1895)Mısır nazırlar reisi olmayı başardı.Ancak onun bu yeni dönemde,nazırlar reisi oluşu Mısır halkının faydasına bir sonuç doğurmadı.İngiltere’nin Mısır genel-konsülü Sir Evelyn Baring(Cromer)’in kuklası gibi hareket etmekteydi.[45]Fakat bu fotografta yer almaktan Nubar Paşa da pek mutlu değildi.Nubar Paşa,İngiliz yanlısı olmasına rağmen ingiltere’nin bu aşırı baskısından rahatsızlık duyuyordu.[46]Son kez göreve geldiği sırada,İngiliz Genel-Konsülü Lord Cromer’in baskılarına dayanamayacağını anlayarak istifa etmek zorunda kaldı.Bundan sonra Mısır’dan ayrılarak Avrupa’da yaşamaya başladı.1899 yılında öldü.

--------------------------------------------------------------------------------

SONUÇ

Nubar Paşa,ondokuzuncu yüzyılın ikinci yarısında Mısır’da önemli makamlara gelmiş bir devlet adamıdır.Kariyerine katip olarak başlayıp nazırlar reisi(başbakan)olarak son vermiştir.İzmir’den gittiği 1842 yılından,nazırlar reisi olarak ayrıldığı 1895 yılına kadar Mısır’da toplam 53 sene hizmette bulunmuştur.Bu bakımdan ülkenin kaderinde önemli roller almış bir kişidir.Bu uzun dönem içerisinde başarılı ve övgüye layık çalışmaları olduğu gibi,aynı ölçüde tenkite ve suçlamalara maruz kaldığı icraatları da vardır.Genel olarak Nubar Paşa,Hidiv İsmail Paşa’nın göreve geldiği 1863 yılına kadar yaptığı çalışmalarla başarılı bulunmaktadır.Ancak 1863 sonrasında İsmail Paşa’nın gücünün sınırlarını aşan hayalci politikalarının uygulanmasında, Mısır’ın borç batağına saplanması ve savurgan harcamalar neticesinde meydana gelen mali krizde,kısacası İngilizlerin ülkeyi işgal etmesine neden olan gelişmelerde,Nubar Paşa’nın rolü İsmail Paşa kadar büyüktür.Nubar Paşa,genellikle ismail Paşa(1 863-1879)dönemindeki sorumluluğu ve Mısır’ı işgal eden İngilizlere yakın olması nedeniyle,Osmanlı devlet adamları ve Mısırlılarca suçlanmaktadır.

Nubar Paşa’nın kendi çıkarları peşinde koştuğu onu yakından tanıyan bazıları tarafından dile getirilmiştir.Sir James Rennel anılarında Nubar Paşa’nın Mısır’a bir İngiliz gibi yabancı olduğunu belirtmektedir.[47]Mısırlı milliyetçi yazarlar,İngiliz işgali ve buna yol açan politikalarda pay sahibi olduğu için Nubar Paşa’yı suçlamaktadırlar.Hatta bazıları,Nubar Paşa’nın katıldığı başarılı projelerde onun adının geçmesini bile gizlemeye çalışmaktadırlar.Örnek olarak,Mısırlı modern dönem tarihçisi Abdurrahman el-Rafi’i,İbrahim Paşa’nın oğlu Prens Mustafa Fazıl Paşa’nın başkanlığında 1857 yılında kurulan Mecidiye Vapur Şirketi’nde başkan yardımcısı olarak görev yapan Nubar Paşa’nın adını bilinçli olarak belirtmemiştir.[48]Öte yandan İngiltere’nin Mısır’ı işgal etmesinden sonra,Nubar Paşa’nın nazır veya nazırlar reisi olduğu sırada yazılan bazı raporlarda,Nubar Paşa’nın Ermeni asıllı olduğunu vurgulayan ifadelere rastlanmaktadır.[49]Nubar Paşa örneğinde görüldüğü üzere bu şekildeki—suçlayıcı-ifadelerde bulunma tercihi,Türklerde olduğu gibi,Arap asıllı Mısırlı yazarlarda da rastlanmaktadır.

Nubar Paşa ve ailesinin Mısır’da yüksek seviyede görev alması,üç açıdan önemlidir.ilk olarak Ermeniler,Osmanlı Devleti’ni oluşturan unsurlardan biri olarak ülke sınırları içinde bir takım özgürlüklere ve haklara sahiptirler.Bu haklar sadece yazılı metinler olarak görülmemelidir.Uygulamada da bu haklar hiçbir engelleme olmaksızın diğer unsurlar tarafından kullanıldığı gibi Ermeniler tarafından da kullanılmıştır.İkinci olarak Ermeniler,sadece Osmanlı Devleti’nin merkez teşkilatında değil, Mısır gibi eyaleti mümtaze olarak merkeze bağlı olan diğer eyaletlerde de önemli makamlara gelmiştir.Üçüncü olarak,Osmanlı topraklarında dünyaya gelmemiş olmasına rağmen,Karabağ’dan göç ederek Osmanlı tabiiyetine geçen Nubar Paşa,bir önyargı ve engelleme ile karşılaşmaksızın devlet hiyerarşisinde kolayca yükselme şansı elde etmiştir.

Sonuç olarak,Osmanlı Devleti içinde Ermeniler,merkezi bürokraside önemli mevkiler elde etmeleri yanında,taşrada da liyakat ve ehliyet süzgecinden geçtikten sonra,en üst makamlara gelmişlerdir.Bu şekilde yükselmeleri sırasında,merkezi yönetimin herhangi bir engellemesi ya da önyargılı yaklaşımı olmamıştır.Ancak sözkonusu kişiler,bulundukları makamda ve temsil ettikleri görevde ülke çıkarlarına aykırı davranmaya başladıklarında bazı tepkilerle karşılaşmışlardır.

--------------------------------------------------------------------------------

*Mimar Sinan Üniversitesi Tarih Bölümü,İstanbul

[1]Bu arada vurgunculuk peşinde koşan bir çok yerli ve yabancı tüccar da İskenderiye’ye göç etmeye başlamıştı.Daha fazla biıgi için bkz;Robert İlbert,İskenderiye Kozmopolit Bir Kent Miydi ?“,Paul Dumont-Francois Georgen(editörler),Modernleşme Sürecinde Osmanlı,Kentleri,(çeviren;Ali Berktay),İstanbul;Tarih Vakfı Yayınları,1999, s.155.

[2]Mısır’a yerleşen Ermeniler için bkz;Esat uras,Tarihte Ermeniler ve Ermeni Meselesi,İstanbul,1987,s.449.

[3]Bu dönemde,Kosnoloslukların tespit ettikleri rakamlar da gerçeği yansıtmıyordu.Kendi vatandaşları diye nitelediklerinin en az üçte biri Osmanlı vatandaşı idi.Robert İlbert bu tahmini çaprazlama yöntemine göre tespit ettiğini belirtiyor.Daha fazla bilgi için bkz;Robert İlbert,a.g.m.,s.156.

[4]Robert İlbert,a.g.m.,s.156.

[5]Robert T.Harrison,Gladstone’s Imperialism in Egypt,Londra;Greenwood Press,1995,s.84.

[6]Maltız,Maltalılara verilen isimdir.

[7]Robert T.Harrison,a.g.e.,s.85.Bugünkü tahminlere göre Mısır’da 36 bin Ermeni asıllı nüfus vardır.Bu konuda bkz;Esat Uras, a.g.e.,s.LXV.

[8]Robert İlbert,a.g.m.,s.160.

[9]Fatima Ilmuddin Abdulvahid,Tadavvur el-Nakl ve’l-Muvasalat el-Dahiliyye fi Mısr fi Ahdi’l-İhtilal el-Biritani 1882-1914, Kahire;El-Hey’et el-Mısrıyye el-Amme li’l-Kütüb,1989,s.43.

[10]M.Sabri,“Nubar Paşa”,IA,IX/337.

[11]A.g.m.,s.IX/337;Ayrıca bkz;Salname,İstanbul,1304.

[12]İsmail Paşa Meclisi Vükela üyelerine ve diğer yüksek makam sahiplerine,çeşitli şekillerde hediye adı altında,on binlerce altın para vermiştir.Örneğin Mithat Paşa Roma’da iken,İsmail Paşa ona 30 Aralık 1878 tarihinde 10.000 liralık bir çek göndermişti.Mithat Paşa’nın katipliğini yapan Vasıf Kiliçyan bu paranın alınmasını sağladı.Vasıf Kiliçyan daha sonra İsmail Paşa’nın özel katipliğini yaptı.Bkz;Ali Haydar Mithat,Hatıralarım,1872-1946,İstanbul;Mithat Akçit Yayını,1946,s.38-39 ve 134-135.

[13]Rasim Eren,Mısır Hidivi,İsmail Paşa(1863-1879),İstanbul Üniversitesi,(Basılmamış Yüksek Lisans Tezi),1969,s.12.

[14]Enver Ziya Karal,a.g.e.,c.VII,s.41.

[15]M.Sabry,“Nubar Paşa”,İA,İstanbul,1988,IX/337-339.

[16]İsmail Paşa,1867 yılında Hidiv ünvanı aldı.1872 fermanı ile,Babıali’den izin almadan borçlanma yetkisini elde etti.

1873 fermanı,1841‘den itibaren Mısır’a verilen imtiyazların hepsini kapsayan bir fermandır.İsmail Paşa,Abdülaziz ile kurduğu iyi ilişkiler sayesinde,bu imtiyazları tek bir belge haline getirmiştir.Daha fazla bilgi için bkz;Ahmed Lütfi Efendi,Lütfi Tarihi,(yayınlayan Münif Aktepe),Ankara,1989,XIV/47.Ayrıca bkz;Mustafa,Ahmed Abdurrahim,Alakatü Mısr bi-Tü rkiya fi Ahdi el-Hıdiv Ismail 1863-1879,Kahire,Darü’l-Maarif,1967,s.178-181.

[17]Dilek Gündeş,Urabi Paşa Hareketi ve İngilizlerin Mısır’ı işgali(1881-1882),(Basılmamış Yüksek Lisans Tezi),İstanbul; Marmara Üniversitesi,Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü,1999,s.16.

[18]Kapitülasyonlara göre,ilgili devletlerin tüccarları,ticari düzenlemeler ve bazı gelirlerden muaf olmakla beraber,bazı hukuki ayrıcalıklara da sahiptiler.Yabancı tüccarlarla ilgili hukuki sorunlara yerel mahkemeler yerine onlar için özel olarak kurulan Ticaret Mahkemelerinde bakılıyordu.Bu yüzden,Avrupalı tüccarlar Mısır’ın herhangi bir statü değişimine uğramadan Osmanlı Devleti’nin diğer vilayetlerinde de geçerli olan kapitülasyonların burada da uygulanmasına dayanak olan fermandan memnundular.Kapitülasyonların Mısır ekonomisi bakımından eleştirisi için bkz;E.Baring(Earl Of cromer),Political And Literaray Essays 1908-1913,Londra,Macmillan And Co.,1913,s.156-174;Bilal Eryılmaz,Tanzimat ve Modernleşme,İstanbul,1992,s.81;Zayid, Mahmud V.,Egypt’s Struggle For Independence,Beyrut,Khayats,1965,s.11;E.Baring(Earl of Cromer)Abbas II,Londra;Macmillan and Co.Ltd.,1915,s.XIX;Lord Lloyd,Egypt Since Cromer,New York;AMS Press,1970,s.21-35;Sir valentine chirol,The Egyptian Problem, Mcmillan And Co.Limited,Londra,1920,57-64.

[19]Yusuf Hikmet Bayur,Türk İnkılap Tarihi,İstanbul,1940,s.22.

[20]F.Robert Hunter,Egypt Under the Khidives 1805-1879;From Household Government to Modern Bureaucracy,Londra;University Of Pitsburg Press,1984,s.174-175.

[21]BOA,VEE,84/1,Iç no:2/b.

[22]Necib Muhallef,Nubar Başa,Kahire,1903,s.5-6.

[23]J.C.Mccoan,The Egyptian Problem,Londra,Spottiswoode And Co.,1884,s.13.

[24]David S.Landes,Bankers and Pashas;International Finance and Economic Imperialism in Egypt,Cambridge,1958,S.317.Bent Hansen,o dönemde İngiltere’de ortalama faiz oranını %4.3 olarak tespit etmiştir.Bkz;Bent Hansen,“Interest Rates and Foreign Capital in Egypt Under British Occupation”,Journal Of Economic Histoty,43,Sayı,4,(Aralık,1983),s.867.

[25]M.Sabri,a.g.m.,s.IX/337.

[26]Bkz;Bismark’ın 15 Haziran 1877 tarihli muhtırası:Lepsius,J.- Bartholdy,A.M.— Thimme,F.,(ed.)Die Grosse Politik der Europaischen Kabinette,1871-1914:Sammlung der Diplomatischen Akien des Auswartigen Amtes,Berlin,Deutsche Verlagsgesellschaft für Politik und Geschichte,1922-1927,II/153.

[27]Nubar Paşa’nın İngiliz taraftarlığı anılarına da yansımıştır.Bkz;Nubar Pacha,Memoires De Nubar Pacha,(Giriş:Mirrit Butros Ghali),Beyrut,1983,s.468-479.Nubar Paşa’nın kendi çıkarları peşinde koştuğu onu tanıyanlarca bilinmekteydi.Sir James Rennel anılarında Nubar Paşa’nın Mısır’a bir İngiliz gibi yabancı olduğunu belirtmektedir.Bkz;Sir James Rennel Rodd,Social And Diplomatic Memories(Second Series)1894-1901;Egypt And Abysinnia,Londra;Edward Arnold And Co.,1923,s.31.

[28]James Hubbard Goode,a.g.e.,s.70.

[29]Muhammed Mustafa Safvet,Mevkıfi Almanya İzae’l-Mes’ele el-Mısriyye 1876-1914”,Mecelle el-Tarihiyye el¬Mısriyye,1948,s. 91.

[30]BBA,AMTZ,4-C/21.

[31]M.Sabri,a.g.m.,s.IX/338-339.

[32]William L.Langer,European Alliances and Alignments 1871-1890,New York,1931,s.258.

[33]Nubar Paşa’nın hükümet kurması ve diğer gelişmelerin deteyları için bkz;Abdurrahman el-Rafi’i,Asru Ismail,Kahirel 982, 11/56-71.

[34]Esat Uras,Tarihte Ermeniler ve Ermeni Meselesi İstanbul,1987,s.216.

835]Esat Uras,a.g.e.,s.217.

[36]Nubar Paşa’nın Projesi hakkında ve sunduğu metnin tamamının çevirisi için bkz;Esat Uras,a.g.e.,s.219-224.

[37]Nubar Paşa’nın Berlin Kongresi’ne sunmak istediği“Ermeni Projesi’nin bir başka açıdan daha önemi vardır.Nubar Paşa, bundan sonra bir çok kez Ermeni heyetlerinin başında ve son olarak 1923 yılında Lozan’da bulunmuş olan Bogos Nubar’ın babasıdır.

[38]A.g.e.,s.240.[39]Younan Labib Rizk,Tarih el-Viza rat el-Mısrıyye,1878-1953,Kahire;el-Hey’et el-Mısrıyye el-Amme li’l-Kütüb,1999,s.57.

[40]A.g.e.,II/271.

[41]İngiliz danışmanların etkilerine örnek olarak bkz;Peter Mellini,Sir Eldon Gorst;The Overshadowed Proconsul,Standford, California;Hoover Institution Press,1977,s.42-57.

[42]Clayton Sedgwick Cooper,a.g.e.,s.56.

[43]M.P.Hornik,a.g.e.,s.608.

[44]BBA,A.MTZ.,13/44.

[45]BBA,A.MTZ.,13/44.

[46]M.Sabri,a.g.m.,s.IX/339.

[47]Bkz;Sir James Rennel Rodd,Social And Diplomatic Memories(Second Series)1894-1901;Egypt And Abysinnia,Londra;Edward Arnold And Co.,1923,s.31.

[48]Talhami H.Ghada,Egypt’s Civilizing Mission:Khedive İsmail’s Red Sea Province,1865-1885,University of Illinois,(Basılmamış Doktora Tezi),1975,s.8.

[49]BBA,İrade Mısır,1253,iç no.1 

  ----------------------

* Mimar Sinan Üniversitesi Tarih Bölümü,İstanbul -

- Ermeni Araştırmaları 1. Türkiye Kongresi Bildirileri-I.Cilt 



Yorumlar
Ara
Sadece kayýtlý kullanýcýlar yorum yazabilir!

3.22 Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."

 
Ata_020.jpg

En Son Yorumlar