|
12.-14. yüzyıl arası Kafkasya üzerinden gelip Karadeniz kıyısı boyunca yerleşim alanları oluşturan Türk boylarından Emiroğlu Beyliği'ne bağlı göçerlerin Batum-Sinop arası bölgeye yerleştiğini; Karadeniz'de kurulan beyliklerin Osmanlı'nın bölgeyi kontrol altında almasıyla 15. yüzyılın ikinci yarısında Osmanlı Devleti'ne entegre olduğunu, Bizans-Osmanlı dönemini araştıran akademisyenlerin çalışmalarından biliyoruz.
EmiroÄŸlu olarak bilinen Sarı Hüseyin ailesiyle birlikte 19. yüzyılın ilk yarısında Çayeli bölgesinden Rize'ye Portakallık Mahallesi'ne göçer. Sarı Hüseyin'in çocukları olan Abdullah ve Recep, küçük yaÅŸta bölgenin en popüler mesleÄŸi olan denizciliÄŸe yönelmiÅŸler. Batum merkezli ticarette, karayolu ulaşıma uygun olmadığı ve güvenlik sorunu yarattığı gerekçesiyle, deniz yolu tercih edilmekteydi. GÜVENDİĞİ ARKADAÅžLARINI VE YEÄžENLERİNİ YANINA ALDI Rize'den Batum'a portakal, limon taşınır, Batum'dan Rize'ye tuz, un getirilirdi. Osmanlı'nın son yıllarında devlet otoritesinin zayıflaması nedeniyle bölgede de asayiÅŸ sorunu ortaya çıkmıştı. Silahlı soygunların artması, taşıma iÅŸiyle uÄŸraÅŸanları silahlanmaya ve kendi adamlarıyla güvenliklerini saÄŸlama arayışına itmiÅŸti. Recep Reis'in Rize'de güvendiÄŸi arkadaÅŸlarını ve yeÄŸenleri Kara Emin ve Hamza'yı yanına alarak güvenlik sorununu çözmeye çalıştığı ve taşımacılık-ticaret iÅŸini sürdürdüğünü biliyoruz. En güvendiÄŸi arkadaÅŸlarından Tiryakinin Yusuf (Erol Evgin'in dedesi), ÇekmiÅŸin Bayram Ali ve AltıkanoÄŸlu kardeÅŸler milli mücadelede de yanında yer almışlardı. Recep Reis yeÄŸenleriyle mavna ile Rize-Batum arası mal taşımacılığı yaparken aÄŸabeyi Abdullah Rize'deki iÅŸleri yürütüyordu. AÄŸabeyinin ölümü üzerine, küçük yaÅŸtaki Emin ve Hamza'nın sorumlulukları da Recep Reis'e kalmıştı. ATATÜRK'ÜN İSTEĞİ ÜZERİNE MİLLİ MÜCADELEYE KATILDI Recep Reis'in Tiflis'te bulunduÄŸu sırada Abdülhamit'e yapılan bombalı saldırı nedeniyle buradaki TaÅŸnaklarla çatışmaya girdiÄŸini ve ölümler nedeniyle arandığı için Tiflis'i terk ederek Batum'da dönemin bölgedeki en popüler iÅŸi olan fırıncılık iÅŸine girdiÄŸini ÇekmiÅŸin Bayram Ali anlatırdı. Osmanlı'nın çöküş sürecinin hızlandığı bu dönemde, devletin kurtarılması yönündeki faaliyetler artmaktaydı. Bu dönemde Recep Reis'in İttihat ve Terakki, TeÅŸkilat-ı Mahsusa ve Karakol Cemiyeti gibi yapılanmalarla baÄŸlantı içinde olduÄŸu, silah arkadaÅŸları tarafından anlatıla gelmiÅŸtir. Recep Reis'in milli mücadeleye katılışındaki süreç şöyle: Mustafa Kemal İttihat ve Terakki'nin Anadolu'daki örgütlenmesinden desteÄŸi Almanya'daki Talat PaÅŸa aracılığıyla almış. BilindiÄŸi kadarıyla Rize bölgesinde TeÅŸkilat temsilcisi Mataracı Mehmet Efendi Recep Reis'le görüşmüş, Mustafa Kemal'in Milli Mücadele için destek istediÄŸi kendisine iletilmiÅŸ. Recep Reis bu teklifi kabul etmiÅŸ. Kendisine adam toplama yetkisi verilmiÅŸ. Topladığı adamlarla Adapazarı, Karasu-Kefken hattına yerleÅŸmesi istenmiÅŸ. OluÅŸturduÄŸu müfrezeye İpsiz Recep Müfrezesi adı, kendisine de Milis Yüzbaşı rütbesi verilmiÅŸ. ATATÜRK'ÜN TELGRAFLARINI AYAKTA DİNLERDİ Rusya'da bulunan Enver PaÅŸa'nın Talat PaÅŸa aracılığıyla İpsiz Recep'e bir mektup gönderdiÄŸi, Anadolu'ya geçmek istediÄŸi ve yardım talep ettiÄŸi Åževket Süreyya tarafından aktarılmaktadır. Fakat İpsiz Recep Mustafa Kemal hareketine baÄŸlıdır. En yakın silah arkadaÅŸlarından ÇekmiÅŸin Bayram Ali'den dinlemiÅŸtim: Karasu'da iken Mustafa Kemal PaÅŸa'nın gönderdiÄŸi telgrafları yanındaki birine yüksek sesle okuttururmuÅŸ ve telgraf okunurken ayaÄŸa kalkıp dinlerlermiÅŸ. RECEP MÜFREZESİ'NİN GÖREVİ Bölgede İstanbul hükümetine baÄŸlı grupların ayaklanmaları önemli sorunlar yaratıyordu. Mustafa Kemal hareketine karşı olan silahlı grupların tasfiyesi görevi yanında, Yunan birliklerinin Geyve BoÄŸazı üzerinden Ankara'ya ulaÅŸmasının engellenmesine yardımcı olma görevi de ona verilmiÅŸti. Recep Reis'in adamlarının ayrıca İstanbul'dan Anadolu'ya milli mücadeleye katılmak isteyenlerin yol güvenliÄŸinin saÄŸlanması görevini de üstlendiÄŸini biliyoruz. İngiltere'nin yönlendirmesiyle Anadolu'nun Yunan Ordusu tarafından iÅŸgali baÅŸlayınca, İpsiz Recep'i AlaÅŸehir Kongresi'nde (Manisa) Albay Refet Bey'le birlikte görüyoruz. İpsiz Recep müfrezesinin en önemli görevlerinden biri Geyve BoÄŸazı'na dayanan Yunan birliklerini vur- kaç yöntemiyle zayıflatmak ve böylece bölgede General Kazım Özalp komutasındaki düzenli birliklerin iÅŸini kolaylaÅŸtırmaktı. Kazım Özalp anılarında bu faaliyetlerden söz eder. Genel Kurmay Harp Dairesi belgelerinde İpsiz Recep Müfrezesi'nin vuruÅŸarak geri çekilme taktiÄŸinden söz edilmektedir. İNGİLİZLERİN EMRİYLE ÇIKAN TUTUKLAMA KARARI Recep Reis'in Sakarya bölgesindeki faaliyetleri sırasında İstanbul'daki azınlıktan bazı silahlı grupların özellikle Sarıyer-Beykoz bölgesinde Müslümanlara saldırdıkları haberleri geliyordu. İstanbul'un iÅŸgaliyle birlikte özgelikle bazı Rumlar silahlanmıştı. İpsiz Recep'e bu grupların tasfiyesi için talimat verilmiÅŸ. ÇekmiÅŸin Bayram Ali'den dinlediÄŸim kadarıyla Sarıyer bölgesinde faaliyet gösteren "Andon Çetesi" en tehlikelisiydi. Andon ve adamlarının sıkça gittikleri bir lokanta varmış. Emice burada bulaşıkçı-garson olarak çalışmaya baÅŸlamış. Bir gece Andon ve adamları içki âlemindeyken Emice Andon'un masasına servis tepsisiyle gitmiÅŸ. Tepsinin altında revolveri varmış. Andon'a ateÅŸ etmeye baÅŸlayınca dışarıda bekleyen adamları içeri dalmış ve büyük çoÄŸunluÄŸunu temizlemiÅŸler. O günden sonra Sarıyer bölgesinde asayiÅŸ sorunu olmamış. Bu tür faaliyetler diÄŸer bölgelerde de sürdürülünce İstanbul'daki İngiliz iÅŸgalcilerinin temsilcisi Osmanlı Hükümetine İpsiz Recep ve adamları için bir tutuklama kararı çıkarttırmış. Bu kararın bir nüshası İstanbul'daki Osmanlı arÅŸivlerinde çalışan M. Safi tarafından bulunmuÅŸ ve Rize Vakıf Dergisi'nde yayınlanmıştır. KARA EMİN CEPHANE TAÅžIRKEN ÅžEHİT OLDU Sakarya Muharebesi'nin yoÄŸunlaÅŸtığı bir dönemde İstanbul üzerinden deniz yoluyla silah-cephane naklinin mavna ile yapıldığı bir sefer sırasında, fırtına çıkmış ve mavna Karasu açıklarında parçalanarak batmış. O kazadan sadece çocuk olduÄŸu için mavna batmadan bir tahta parçasına baÄŸlanarak denize atılan Mollanın Bayram kıyıya canlı olarak vurmuÅŸ ve kurtulmuÅŸ. O zaman 14 yaşındaymış. Anlattığına göre İpsiz Recep'in yeÄŸeni Kara Emin ve tayfalar İstanbul'dan aldıkları bazı silahları iyice sardıktan sonra tahtalara baÄŸlamışlar. Kendilerini de bu tahtalara baÄŸlamışlar. Fakat malzemeleri kurtaralım derken fırtınada tümü boÄŸulmuÅŸ. Ve cesetleri kıyıda bulunmuÅŸ. Bu yüklerin kurtulmalarını engellediÄŸini anlatırdı ÇekmiÅŸin Bayram Ali. Recep Reis'in diÄŸer yeÄŸeni ise bir çatışmada ÅŸehit olmuÅŸtu. İpsiz Recep'in en güvendiÄŸi adamı Tiryakinin Yusuf bu olayın Emice'yi çok üzdüğünü, Hamza'nın bekâr olduÄŸunu, Kara Emin'in Rize'de bir-iki yaÅŸlarında iki çocuÄŸu olduÄŸunu (Sabri-İbrahim), onları büyütebilmesi için Kara Emin'in eÅŸi Fadime'ye bir miktar altın gönderdiÄŸini söylermiÅŸ. "KARASU'DA BİR EMİCEN OLDUÄžUNU UNUTMA" İpsiz Recep, Yusuf'a çok güvenirmiÅŸ ve uyumak istediÄŸi zaman onu çağırırmış. Yusuf gelince de, "Ben uyuyayım biraz güvenle" dermiÅŸ. SavaÅŸ sonrası TBMM kendisine İstiklal Madalyası vermiÅŸ ve maaÅŸ baÄŸlamış. Maaşını bağışlamış, yanında milli mücadeleye katılanlara terhis belgesi verme yetkisi kendisine tanınmış. Terhis belgelerine "Milis Yüzbaşı Recep Reis" ibaresiyle imza etmiÅŸ. Bu belge eski harflerle mevcuttur. Kendisine siyasi alanda görev öneren Mustafa Kemal PaÅŸa'nın bu teklifini kabul etmemiÅŸ, fakat "Karasu'da bir Emicen olduÄŸunu unutma" dediÄŸi söylenir. EÅŸi Nadire (1934 sonrası Gürses) bunun arkadaÅŸları arasında, ölümünden (1928) sonra yâd edilirken sık sık gündeme geldiÄŸini söylerdi. Â
|
Aysun Hnm, Atatürkçü aktivitelere ...
bu girenler ne