|
Kimi kitapları "öğrenci gibi" okumayı severim. Diriliş, tam böyle bir yapıttı. Bitirince üzüldüm, daha daha okusaydım, dedim.
Özakman, yazın sanatının bütün inceliklerini kullanarak Çanakkale Savaşları'nı somut, dokunulabilir, doğal hale getirmiş; Diriliş kitabı sanki etten kemikten, heyecandan ruhtan oluşmuş. Zaten en büyük mucize en doğal olan şeydir. 1915'e dek, 200 yıldır yenilmeyen İngiliz armadasının komutanları Ege açıklarına varınca, İstanbul'a ulaşma tarihi veriyor: 14 gün sonra! Sonuç? Çanakkale geçilmez! Nasıl geçilmez? Gürûhla değil ruhla... Özakman öylesine çarpıcı rakamlar veriyor ki; örneğin Seddülbahir cephesinde bir gecede 5 bin askerimiz şehit oluyor... "Bugün savaşsız, çatışmasız geçti" denilen günlerdeki şehit sayımız 300... Kalelerin insan bedeninden yapıldığı bir savaş! Özakman sık sık şu vurguyu yapıyor: Onlar Çanakkale askeriydi! Çanakkale ile birlikte yepyeni bir ruh doğmuştu. Bu, vatan ruhuydu! *** Çanakkale'de "vatan" kavramının yanı sıra bir doğum daha yaşandı: Mustafa Kemal ... Özakman, Mustafa Kemal'in Çanakkale Savaşları'ndaki yerini, ağırlığını öylesine somut, sade ve gerçekçi anlatıyor ki; efsaneler yavan kalır! 25 Nisan 1915 günü, üstlerinden emir beklemeden savaşa katılıyor ve en kritik anda, İngilizlerin "işi bitirdik" demesine ramak kala, oyunu bozuyor... Sonrasında savaşın nasıl seyredeceğine ilişkin öngörülerini üstlerine anlatıyor, çoğuna inandıramıyor ama yılmıyor... Ya o, Hamilton" ın "son vuruşu" hesapladığı çıkarmayı boşa çıkarma harekâtı... Sonunda cephenin en üst komutanlarının da üzerinde birleştiği gerçek:  Bölgedeki tüm güçlerin komutanlığını Mustafa Kemal üstlenmeli! Mustafa Kemal, "bu kadar yetki çok gelmez mi" diyenlere verdiği "az gelir" yanıtının hakkını sonuna kadar veriyor ve emperyalist güçler geldikleri gibi gidiyor! Özakman, Yahya Çavuş'tan Hüseyin Avni" ye Çanakkale'nin öteki kahramanlarının da hakkını veriyor. Birkaçı hariç Çanakkale'nin bütün komutanlarının Kurtuluş Savaşı'na katılması da buradaki "doğumun" bir başka göstergesi... *** Diriliş için "bugünün kitabı" da diyebiliriz! Bir örnek: Askerlerimiz Çanakkale'de kahramanca savaşırken İstanbul'da yönetim makamlarındaki kimileri şu duayı ediyor: "İngilizler kazansa da onların mandasını kabul edip rahat etsek!" İngilizler kaybedince üzülüyorlar... Çanakkale, 1. Dünya Savaşı'nın en kritik cephelerinden biriydi. Bugün adı konmamış bir 3. Dünya Savaşı'nı yaşıyoruz. Türkiye yine kritik cephelerin başında geliyor. Ülke deyim yerindeyse tam bir "geriliş" içinde. Yönetim makamlarındakiler, Türk insanının duygularını hiçe sayıp AB'den gelen kurtarıcılara sarılıyorlar. Turgut Özakman her ne kadar "biraz geç yazdım" dese de tam zamanında yayımlanmış bir kitap. Bugünkü "geriliş" ortamından mutlaka bir "diriliş" çıkmalı... Çıkacak... Atatürk'ün deyişiyle muhtaç olduğumuz kudret Çanakkale'de mevcut... Cumhuriyet.com.tr
|
Aysun Hnm, Atatürkçü aktivitelere ...
bu girenler ne