Lozan Antlaşması 85 Yaşında / PERİHAN ERGUN
Çarşamba, 23 Temmuz 2008 10:11
24 Temmuz 1923’te onaylanan Lozan Antlaşması bağımsız, laik, aydınlık Türkiye’de “onurun adıdır”.

Antlaşmanın planlayıcısı Mustafa Kemal, inatla, ısrarla uygulayıcısı, mimarı da İsmet İnönü’dür.
Mustafa Kemal Lozan barışını, “Bu antlaşma Türk ulusuna karşı yüzyıllardan beri hazırlanmış ve Sevr Antlaşması ile tamamlandığı sanılmış büyük bir suikastın yıkılışını bildirir bir belgedir. Osmanlı tarihinde benzeri görülmemiş bir siyasal utku yapıtıdır” yorumuyla tanımlar. (Söylev-II- s.526)
Atatürk, Lozan’dan bir ay sonra -23 Ağustos 1923’te- Lozan için “Bu başarı, uygarlığa doğru yol açtı. Henüz amacımıza ulaşmadık. Bize düşen görev, durmaksızın ilerlemektir. Bunca özverinin getirisini elden kaçırmamak, felaketlerin geri gelişini engellemek her günkü düşüncemiz olmalıdır. Ama buna kuru bir dikkat ve iyi bir niyet yetmez. Bunun sonsuz barış olacağına inanmaksa, saflık olur” diyor.
Tam da öyle. Atamız her zamanki gibi gene en doğruyu söylüyor. Günümüzde Sevr haritaları çizerek Lozan’ı dışlamakla yetinmeyen emperyalizm, aslında Kurtuluş Savaşımızın gerçek nedeni Sevr’in işgalci koşullarını çizgileriyle sürekli olarak yenilemiş ve şimdi sıra günümüzde gözlediğimiz oyunlarına gelmiştir. Bunu gericilik ve bağnazlığın simgesi haline getirmek, toplumumuzun yüce İslam inançlarını yozlaştırmak istemiyle ılımlı İslamcılığı bayrak edecek yöneticileriyle sağlamayı amaçlıyor.
***
Atatürk’ü bedenen yitirdiğimiz 1938 Kasım’ından beri iktidara gelenler, O’nun öğütlerini, yol göstericiliğini, -İnönü dışında- yakın arkadaşları kendi çıkarları doğrultusunda değiştirip gerçek anlamlarından saptırdılar. Topluma O’nu ve ilkelerini tam anlamıyla anlatmadılar, öğretmediler... Oysa; Yüce Önder, “Beni görmek demek behemehal mutlaka yüzümü görmek değildir. Sözlerimi, öğütlerimi öğrenip bilerek, Türkiye Cumhuriyeti’ni çağdaşlaştırarak yüceltiniz” der. İşte Gençliğe Hitabe’si de bunu içerir. Bu inançla otuz yıllık öğretmenlik dönemimde hiç bıkmadan usanmadan yıl sonu M.E. Bakanlığı’na sunmak zorunda olduğumuz istem raporlarında, Atatürk’ün Gençliğe Hitabe’sinin tarih veya edebiyat derslerinin birinde ve haftanın çizelgesinin hiç değilse bir saatinde anlatılıp öğretilmesini istedimse de kulak asanını göremedim.
***
Şu anda sağrıevinde iyileştirme çalışmaları içinde olan ve daha uzun yıllar yaşamını sürdürmesini dilediğim usta ozanımız Fazıl Hüsnü Dağlarca’nın “Toprak altından F. H. Dağlarca’ya M.K. Atatürk’ün Seslenişi -1983- adlı dizelerinden bir bölümündeki sesinin günümüze yansıyan iki dörtlüğünü de vermek gereğini duydum.

Gençler, işçiler ezilmiş
Mutsuz olmuş Türküm diyen
Adım var ya, eylemim yok
Düşe çevirdiniz beni
Çiçekler devrim idi
Akan güneşte yemyeşil
Ben ilkyazdım orda
Kışa çevirdiniz beni.

Öyleyse; hep birlikte demokratik laik Atatürk ilkeleri yolundaki 1923 Devrimi’ne ve Cumhuriyetimize dört elle sarılıp onu sonsuza dek yaşatmak zorundayız. İşte bu nedenle 24 Temmuz Perşembe günü, Heybeliada’nın Atatürk Meydanı’nda 41’inci sanat yılına ulaşan Gülsen Tuncer’in sunumuyla Ada Dostları Derneği, İnönü Vakfı, İKKB ve Adalar Belediyesi’nin katkılarıyla saat 12.00-14.00 arasında Türk tarihinin dönüm noktası Lozan’ı anlatacağız. Anlatımdan sonra da İnönü Vakfı’nın Cumhuriyetin Kalkınma Mucizesi (1923-1950) sergisini Müze Evi’nde izleyebileceğiz.

www.cumhuriyet.com.tr



Yorumlar
Ara
Sadece kayýtlý kullanýcýlar yorum yazabilir!

3.22 Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."

 
Ata_012.jpg

En Son Yorumlar