|
İngiliz Emperyalizminin APO'ları |
|
Çarşamba, 21 Mayıs 2008 22:23 |
|
Açık İstihbarat : Murat Güztoklusu'nun yayına hazırlanan ve yakından piyasaya çıkacak kitabı - Kurtuluş Savaşı'nın Kapanmayan Cephesi Musul / Özdemir Harekatı - başlıklı kitabından bir pasajı aşağıda dikkatlerinize sunuyoruz. Türkiye'yi yüzyıllardır APO'ları ile istikrarsızlaştırmaya çalışan İngilizlerin Boğaz'da savaş gemisindeki davetine katılanlara ithaf olunur.) ----------------------------------------------------------------------------------------------------------------- İngilizler, Mondros Mütarekesi'nden sonra Ali İhsan Paşa'yı zorlayarak Musul Vilayet Merkezi'ni de işgal ettikten sonra Kuzey Irak için Irak'ın diğer bölgelerinden daha farklı bir strateji izlediler. Ovalık alanlarda doğrudan denetimlerinde bir yönetsel yapı kurmaya başladılar. Dağlık bölgelerde feodal oymak yapılanması içinde sivrilmiş kimi yerel liderlere dayalı uydu hanlıklar oluşturarak uzaktan güdümlü daha gevşek bir yönetim ve denetim düzeni kuracaklardı. Bu kapsamda Süleymaniye Sancağı'nda Halil Paşa'dan bir çeşit özerk hanlık koparan Şeyh Mahmut'u Kifri ve Kerkük'ün işgalinden beri yokluyorlardı ama savaş süresince Şeyh Osmanlı Ordusu'na kolaylıklar sağlamasına karşın daha ileri gidemiyorlardı. Ancak Mondros Ateşkesi'nden sonra Sancak üzerinde denetim kurmak üzere siyasal subay (political officer-PO) sınıfından Binbaşı E. W. Noel Süleymaniye'ye gönderildi. Daha sonra Şeyh üzerinde baskı ve gözlemi artırmak için Sancak'taki Cemcemal, Halepçe ve Ranya ilçelerine yardımcı siyasal subaylar (Attorney Political Officer-APO) yollandı. E. W. Noel Hindistan Sömürge Ordusu'nda teğmen olarak bol paralı askeri-siyasi görevlere başlamış serüvenci ve hayali geniş bir subaydı. Onunla mesleki bir rekabet içinde olduğunu saklamayan C. J. Edmonds onunla ilk karşılaştığı Mısır'ın Port Sait kentinden Hindistan'ın Bombay kentine Avusturya bandralı Semiramis gemisinde ilk karşılaştığında onun Kuzey Buz Denizi kıyılarında bir balık konserve fabrikası kurarak köşeyi dönme hayalinden söz eder. Birinci Dünya Savaşı başladığındaysa Noel ve arkadaşları İran'da Alman ajanlarıyla adeta tehlikeli bir köşe kapmaca oynadılar. Daha sonra Irak'ta ve İran'da çeşitli siyasi-askeri görevler üstlenerek cirit attı. Bolşevik İhtilali olduğunda bu kez Tiflis'te bir görev icad ettirerek oraya gitti. Ama dönüşte yakayı Bolşevik yanlısı bir çeyete kaptırarak Iran'ın Reşt kentinde beş ay sürecek bir tutsaklığa düştü. Birçok kez kaçmayı denediyse de her seferinde yakalanarak işkence ve kötü işlemlere maruz kaldı. Sonuçta yöreye egemen olan İngilizlerce kurtarılarak Bağdat'a gönderildi. Ardından da yukarıda belirtilen İngiliz stratejisi doğrultusunda Süleymaniye'ye atandı. Binbaşı Noel başından geçen zorlu ve acılı serüvenlerden uslanmamıştı. Lawrence'in Arap ülkelerinde başardığı isyanlar gibi olaylar tezgahlayarak bölgeyi altüst etmek, kendi kafasına göre siyasal projeler uygulamak istiyordu. Bu doğrultuda hızlı bir "Kürtçü" oldu. Süleymaniye'de İngiliz subaylar gözetiminde yerel katılımcılar toparlayarak devşirme bir polis gücü oluşturmaya çalıştı. 7 Nisan 1919'da Noel için daha büyük serüvenlerin yolu görünmüş, Süleymaniye'deki görevinden alınarak Nusaybin-Mardin üzerinden Anadolu'ya gönderilmişti. Anadolu'da bir yandan gezip dolaştığı yerleri ekonomik, siyasal, ırksal, dinsel vd… açılardan inceler ve raporlar döşenirken öte yandan boyundan büyük işlere kalkmış ve Harput Valisi Ali Galip gibi bir hainle işbirliği yaparak aklınca Sivas Kongresi'ni engellemeye çalışmıştı. Mustafa Kemal Paşa aldığı önlemler sonucu bu melaneti önlemiş, Noel paçayı zor kurtarmıştı. Ancak Binbaşı Noel'in bu gezi sırasında yaptığı incelemeler ve yazdığı raporlar daha sonra derlenerek konuyla ilgili uzman ve görevliler için bir başvuru kaynağı haline getirilmiştir. Bugüne dek doğubilimciler (şarkiyatçılar-oryantalistler) açısından bu kaynağın değerini sürdürmek Noel'in hakkını Noel'e vermek olacaktır. Noel'den sonra Nisan ayında Süleymaniye'ye gönderilen Binbaşı Soane doğubilim (Şarkiyat) açısından selefinden çok daha birikimli ve deneyimliydi. Hayal gücü, uçuk-kaçık halleriyle ilgili kıdemi de ondan geri değildi. İran'da Emperyal Bank muhasebecisi olarak 20. Yüzyılın ilk yıllarında muhasebe biriminde çalışırken Banka'nın hesap kitaplarına boğulmuş sıradan bir yaşamla yetinmeyeceğinin ilk işaretleri görülmeye başlanmıştı. Çalıştığı kentin yakınında bir köye yerleşerek Batılı yaşam tarzından Doğulu yaşam tarzına tam bir geçiş yapmış, birkaç yıl içinde Farsça'yı ve İran kültürünü çok iyi öğrenmiş ve özümsemişti. Ancak bu kültürle gerçek bir özdeşleşmenin yolunun İslam'dan geçtiğini anlaması çok zor olmadı ve 1905 yılında şaşırtıcı bir kararla "Müslüman" oldu ve Şii İçtihadı'nın ileri gelenlerinden birinin kızıyla evlenerek "kültürel kamuflaj"ını tamamladı. Banka'nın Kırmanşah Şubesi'ne müdür olunca burada Kürtçe'yi de öğrendi. Soane burada da bir yıldan fazla duramadı. Süleymaniye ve çevresinde yaptığı gözlem ve incelemelerinde "Kültürel Kamuflaj"ını kullanmasına karşın Caf oymağı içinde yaşarken kuşku yarattı ve açığa çıktı. Ancak derlediği malzemelerle yazdığı seyahatname (Throuh Mesopotamia and Kurdistan in Disguise) türünün en önemli yapıtlarından biri olacaktı. Öte yandan İngiltere on yıl sonraki askeri işgal ve manda yönetiminin gerektirdiği "keşif" çalışmalarında böylece hayli yol almıştı. Soane bölgedeki çalışmalarını sürdürebilmek için bankacılıktan sonra petrolcülüğe geçerek Anglo-Persian Şirketi'nin Hanekin civarındaki sondaj çalışmalarının başına getirildi. Osmanlı Devleti'nin petrol zengini Musul Vilayeti'nde değişik maskeler altında yürütülen bu çalışmalar I. Dünya Savaşı'yla geçici bir duraklamaya girdi. Soane tutuklanarak Akdeniz kıyılarına gönderildi. Ancak Osmanlı Yönetimi tutukladığı bu İngiliz yurttaşlarını fazla ince eleyip sık dokumadan salıvermek saflığını göstermişti. Soane paçayı kurtarır kurtarmaz yine hemen İran'a gönderildi. Orada Enver Paşa'nın Teşkilat-ı Mahsusa unsurlarına ve onların örgütlediği yerel güçlere karşı İngiliz ve müttefik birlikleriyle çatışmalarda yer aldı. İngitere 1917 Mart'ında Bağdat'ı işgal edince Soane yeniden Irak'a geçerek birkaç yıl önce petrolcülük oynadığı Hanekin'e gönderildi. Şeyh Mahmut Süleymaniye'de sözüm ona kendisine danışman olarak atanan Binbaşı Noel'in ve ilçelerdeki APO'lar aracılığıyla kurduğu denetim ve güdüm düzeninden ve yaptığı kısıtlamalardan rahatsızdı. İngilizler sinsice onun Hanlığı'nın altını oyuyor, onu yurduna ve halkına yabancılaşmış bir mankurt haline getirmeye çalışıyordu. Şeyh Mahmut bu taktiklere ve sinsi tezgahlara boyun eğmedi, bazı yerel yaltakçıların aksine eğilip bükülmedi. Pervasız ve kişilikli duruşunu ve direnişini sürdürdü. İngilizler Şeyh Mahmut'tan kendilerine uyacak bir kukla yaratamayacakların anlayınca tutumlarını değiştirerek Süleymaniye Sancağı'nda doğrudan işgal yönetimi kurmaya başladılar. Bu iş için bölgeyi tanımak ve taramak amacıyla sahte Müslümanlık bile yapan ve Hanekin'de sabırsızlıktan çatlayan Binbaşı Soane'ye gün doğmuştu. Noel Anadolu'ya postalanırken onun Süleymaniye'ye dönüşü muhteşem olacaktı. Yine de evdeki hesap çarşıya uymadı. Şeyh Mahmut aylardır İngilizlerin olur-olmaz her şeye burunlarını sokmalarına, yerli yersiz karışmalarına dört yıllık savaştan perişan olmuş halkın kendisini toparlaması için aylarca tahammül ediyordu. Ama sahte Müslümanlık maskesiyle münafıklığı kanıtlanmış bir şarlatanın yönetiminde ve Süleymaniye'de göndere çekilmiş İngiliz bayrağının gölgesinde onursuz bir kukla olarak yaşamaya dayanamazdı. Artık "Kıyam" zamanıydı. 25 Mayıs'ta Berzenzi ve Hemavend oymaklarının bir kısım Caf oymağı unsurlarının katılımıyla ayaklanmayı başlattı. Kardeşi Şeyh kadir'in komutasında İngiliz subaylarının polis-jandarma gücü olarak eğitmeye çalıştığı devşirme güçler sessizce savuşmuşlar, direniş güçleri sabah saatlerinde Süleymaniye'yi kurtarmışlardı. İngiliz subaylar ve memurları tutuklandı. Kasalara el kondu. İngiliz bayrağı yerinden indirilerek yerine yeşil zemin üzerindeki kırmızı daireye yerleşmiş hilalden oluşan yeni bayrak göndere çekildi. Bu bayrak daha sonra Revanduz Direnişi'nde Özdemir Müfrezesi tarafından da kullanılacaktı. Musul Vilayeti'ndeki Kuvva-i Milliye direnişçilerimizin tarihsel yadigarı bu güzel bayrak ulusal sembollerimiz arasında hak ettiği yeri almalıdır. Binbaşı Soane Şeyh Mahmut'un pençesinden karısı sayesinde kurtulmuştu. Onunla Basra'da buluşmak üzere ayaklanmadan bir gün önce Süleymaniye'den yola çıkmıştı. Herhalde verilmiş sadakası vardı. 26 Mayıs'ta Şeyh Mahmut'un güçleri Halepçe'yi de kurtardı. ... Mayıs ayının sonuna doğru Türk hükümetinin kışkırtmaları faaliyetlerini vermeye başladı. Cabbari Kürtlerinin yöneticisi, Cemcemal yakınlarında müdüre saldırdı ve onu yaraladı. Kendi adamlarına haber göndererek bir an önce bulunduğu yere gelmelerini söyledi. Onun yönetime bu şekilde meydan okuyuşu Hemavend'deki 1919 isyanında Şeyh Mahmut'a katılmış olan Kerim-i Fettah Bey'in öncülük ettiği, arası zaten yönetimle iyi olmayan unsurlar için ateşleyici işlev gördü. Kerim-i Fettah, APO'ya gönderdiği mektuplarda önce tehditvari bir üslup kullanıd ardından da yaptığından pişman olduğu görünümünü vererek hükümetle anlaşmak istediğini belirtti ve Yüzbaşı Bond ve Toplama birliklere komuta eden Yüzbaşı Makant'a haber göndererek müzakerelerde bulunmak üzere Bazyan Geçidi yakınlarında toplanmayı teklif etti; 18 Haziran buluşma tarihi olarak saptandı. Dost aşiret reisleri tarafından bunun bir tuzak olduğu konusunda uyarılan bu iki subay, öyle bile olsa barışçıl bir çözüme yönelik her teklifi değerlendirmek zorunda olduklarını belirterek daveti kabul ettiler. Buluşma yerine yaklaştıklarında Kerim Bey'in yaptığı sıcak karşılamayla subayların bütün şüpheleri dağıldı ancak beraberce buluşma yerine doğru atlarını sürerlerken Kerim Bey'in adamları tarafından arkalarından vuruldular. Hemen ardından bu Hevramanlı reis de Cabbarilerin başlattığı bu ayaklanmaya katıldılar. ... http://www.acikistihbarat.com/Haberler.asp?haber=7676
|
Aysun Hnm, Atatürkçü aktivitelere ...
bu girenler ne