|
"…Fethullah Gülen cemaatinin faaliyetleri hakkında bilgi veren önceki MİT Başkanlarından Şenkal Atasagun, bu grubu en tehlikeli grup olarak gördüğünü belirtiyor."
CIA ve MOSSAD’ın maşa olarak kullandığı ve tüm kurumlarımıza sızmayı başaran (F) Tipi Örgüt’ün, laik cumhuriyetimize ve ülke bütünlüğümüze, PKK’dan daha büyük bir tehlike oluşturduğunu her vesile ile tekrarlamışımdır. Orgeneral Hüseyin Kıvrıkoğlu’nun Genelkurmay Başkanlığı görevini yürütürken, “Fethullah Gülen’in devletimizin altını oymayı planladığını” belirtmesi, ABD Dışişleri’nce yayımlanan 2001 yılı İnsan Hakları Raporu’na dahi yansımıştı. Genelkurmay Başkanımız İlker Başbuğ’un, 14.04.2009 tarihinde Harp Akademileri Komutanlığı’nda gerçekleşen Yıllık Değerlendirme Toplantısı’nda: “…Bazı din eksenli cemaatler, kendilerini demokratik alanın bir oyuncusu gibi takdim etmekte ve çeşitli nedenlerle de görünürde kendilerinin güçlü bir konuma geldiğine inanmaktadırlar. Ancak bu güç imacı ve algısı yanıltıcıdır. İşte bu tip bazı cemaatler hedeflerine ulaşmada kendileri için en büyük engel olarak Türk Silahlı Kuvvetleri’ni görmektedir. Bunun için de, her fırsattan istifade ederek, destekleyicilerinin de yardımıyla Türk Silahlı Kuvvetleri aleyhine faaliyetlerde bulunmaktadır…” demesi Fethullah Gülen cemaatini yeniden günün konusu haline getirdi. *** Önce Mesut Hasan Benli’nin haberine bir göz atalım (Radikal Gazetesi/29.03.2009): “…Fethullah Gülen cemaatinin faaliyetleri hakkında bilgi veren önceki MİT Başkanlarından Şenkal Atasagun, bu grubu en tehlikeli grup olarak gördüğünü belirtiyor. Cemaatin 60 trilyon lira gibi bir parayı yönettiğini öne süren Atasagun, şöyle devem ediyor: Yurtdışında okul açma faaliyetleri çok iyi organize ediliyor: Bizim gözlemlerimize göre Gülen grubunun başarabileceği bir şey değil. Mutlaka başka bir destek söz konusu. Taa MSP’den beri bunlar, hükümet ortağı olduklarında üç bakanlık üzerinde çok ısrarlı oluyorlar. Milli Eğitim, İçişler, Adalet. Bir de fırsat bulabilirlerse Sanayi Bakanlığı. Bunlar sonunda devletin pek çok kademesinde yer etmişler. Belki size ters gelecek bu söylediğim, ama şöyle yumruğu vurmadan bu temizlenmez…” *** (F) Tipi Örgüt’ün, neden Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği ve başında bulunan Prof. Dr. Türkan Saylan’ı hedef aldığı konusunda en doğru yorumu yapanlardan biri, “Cemaatlere Alan Açmak mı?” başlıklı makalesiyle Okay Gönensin oldu (Vatan Gazetesi/17.04.2009): “…ÇYDD’ye yönelik operasyon başka bir sorunu daha gündeme getiriyor. Bazı dini cemaatlerin eğitim alanında yoğunlaştığı biliniyor. Ücretsiz öğrenci yurtları, karşılıksız burslar, bu arada ‘dini bütün’ gençler yetiştirme faaliyetleri yoğun olarak devam ediyor. Bu açıdan bakıldığında, ÇYDD ve benzeri dernekler, bir anlamda bu cemaatlerin ‘rakibi’ durumunda. Bu operasyonla ÇYDD’nin geriletilmesi, insanların korkutularak bu dernekten uzaklaştırılması, amaçlanmış olabilir. …Eğitimi destekleyen sivil toplum örgütlerinin, sadece cemaatlerin kontrolünde olmasının ve bu destek faaliyetlerinin bir yanında hep ‘dini eğitim’ unsurunun bulunmasının yaratacağı sonuçlar da bellidir” *** Gülen Cemaati’nin faaliyetleri samimi Müslümanları da rahatsız ediyor. Milli Gazete yazarı Mehmet Şevket Eygi’nin, “Hizmet İçin Toplanan Paralar Nasıl Harcanıyor” başlıklı yazısını, Ali Ekber Ertürk şöyle özetlemiş (Akşam Gazetesi/26.04.2009): “DİN SÖMÜRÜSÜ: Bir yanda hizmetler vardır; öbür yanda dehşetli, korkunç, rezil bir din sömürüsü. Cemaatçilik, hizipçilik, asabiyeti almış yürümüştür. AKILLARI O ZATTA: Akılları fikirleri cemaat, cemaatin başındaki zat… ciğerim cemaat, hayatım cemaat… Yahu, İslam ve Ümmet sizin cemaatinizden mi ibarettir? ADALETSİZLİK: Şu anda yapılan bütün hizmetler hayırlı mıdır, gerekli midir? Asla cemaatçilik yapılmamalıdır. Müslümanların zekâtlarının İslam’a, Kuran’a, sünnete, fıkha, şeriata, cumhur-ı ulemanın yoluna aykırı olarak toplanması büyük bir zulümdür; büyük bir sosyal adaletsizliktir. ÖTEKİLER DE VAR: Birtakım cemaat başlarının erbap hâline getirilmesi İslam’a aykırıdır. İslam’da peygamberlerden başka masum yoktur. Hiçbir cemaatin ve hizbin, ‘öteki’ Müslümanları yok saymaya, onları dışlamaya hakkı yoktur. ZULÜM VE İHANET: İman için, İslam için, Kuran için, mukaddesat için halktan para toplayıp da bunları Kuran’ın, sünnetin, hikmet-i İslamiye’nin gösterdiği şekilde yerli yerinde harcamamak büyük zulümdür, büyük ihanettir. BAŞ OLMAZ: Kendisinde benlik olan, şöhretten, övgüden hoşlanan, doğru tenkitlerden nefret eden kimseler, Müslümanlara baş olamaz. Böyleleri baş olursa, büyük felaketler olur.” *** Mehmet Şevket Eygi gibi yazarlar: İktidara geçmek ve iktidarda kalmak için; İslam Dünyası’nı paramparça etmeye çalışan devletlerin ve “Haçlı Seferleri” yaptığını ilân eden liderlerin taleplerini emir kabul eden yöneticilerin ve cemaatlerin İslami açıdan değerlendirmesini yapan yazılar da yazsalar, Devletimize ve tüm İslam Dünyası’na en büyük hizmeti yapmış olacaklardır kanaatindeyim. VURAL SAVAŞ
|
link:
ne yazsam çıkmıyor çok sıkıcı...