Fethullah Hoca; ABD-İsrail «Kürdistan» ını Kuruyor, PKK İle Pazarlığı Destekliyor…Ey Cemaat-i Müslim; Ne Diyorsunuz?.. / Meyyal UYGUR
Salı, 24 Şubat 2009 10:43
Fethullah Gülen'e bağlı Abant Platformu hafta sonunda Barzani'nin «başkenti» Erbil'de toplandı. Cengiz Çandar'a göre, «100 Türkiyeli aydın» Star ve Yeni Şafak Gazetesi yazarlarına göre, «Kürdistan» daydı.

 

Toplantıda Abant Platformu adına, geçmişte Tansu Çiller'e, «Devlet için kurşun atan da, yiyen de şereflidir» sözünü söyleten Mümtazer Türköne konuştu. Türköne, Erbil'e gitmeden önce kaleme aldığı yazısında, Ergenekon operasyonu sayesinde, «Kürt sorununun barışçı çözümünün» önü açıldığını, PKK'ya «genel affı» engelleyecek kimse kalmadığını yazdı. Dahası, önümüzdeki ay Barzani'nin Erbil'de düzenleyeceği «Kürt Konferansı» nın, «Kürt ulusal kongresi» niteliğinde olacağını, çünkü Kürtlerin «dört parça» adını verdikleri Türkiye, İran, Suriye ve Irak'tan «legal ve illegal Kürt örgütlerinin» bu toplantıya katılacağını vurgulayıp, o örgütlerden birisinin de PKK olduğunu, konferansın, «PKK'nın silah bırakmasına vesile olacağını» müjdeledi(!)…

Bunları söyleyen bir kişi, Erbil'de Abant Platformu adına konuştuğuna göre, Hocaefendi de aynı görüşte demek değil midir?. .

Peki Abantçılar nasıl bir «çözüm» ü savunuyor? ABD-İsrail yapımı çözümü, yani Türkiye'nin, PKK için «terör örgütü» bile demeyen, örgütü bağrında barındıran Barzani yönetimini tanınmasını, Erbil'de konsolosluk açmasını, Türkiye-Barzani bölgesi arasında siyasi, ticari, kültürel ilişkilerin güçlendirilmesini… Nitekim toplantıdan sonra yayınlanan sonuç bildirgesinde, şunlar buyruldu;

Madde 6- Sınırdan geçişlerin kolaylaştırılması için gerekli düzenlemeler acilen yapılmalıdır.
Madde 14- Erbil'de bir Türk Konsolosluğu ve Ankara'da Irak Kürdistan Bölgesel Yönetiminin bir temsilciliğinin açılması genel bir arzu olarak dile getirilmiştir.



PKK'nın «silahsızlandırılması» da, aynı odakların senaryosu… Türkiye'de «Kürt sorununun demokratik çözümü» için AB reformlarının devam etmesi, Anayasa'da «Kürt kimliğinin» tanınması ve PKK'ya «genel af» … Öngörülen «af» planı da şu:

«Teröristlerin bir kısmının hapse girmeme garantisiyle, Türkiye'ye dönmelerinin sağlanması, kalanların Barzani Peşmerge «ordusuna» katılması, «sözde» liderlerinin Avrupa ülkelerinde ağırlanması, PKK silahlarının kameralar önünde ABD subaylarına teslim edilmesi… »


Şimdi bir de Abant Platformu Sonuç Bildirgesine bakalım;

Madde 3- Etno-milliyetçilik üzerinde kurulan her türlü politika reddedilmektedir. (En ala Kürtçülük yapılırken, burada kast edilen Türk Milleti kimliğidir)

Madde 10- Taraflar, Erbil'de Kürt siyasi gruplarının barışçı ve demokratik yöntemlerle sorunlarını tartışacakları bir konferansın düzenlenmesini olumlu bir adım olarak değerlendirilmektedir. (Türköne'nin söz ettiği, PKK'nın da katılacağı konferansa, kurumsal destek veriliyor)

Madde 12- Taraflar, her türlü sorununun çözümünde şiddet yöntemlerini reddetmektedir. (Kanlı terör ve Türkiye'nin birlik ve bütünlüğünü savunma hakkı eş değer tutulup, «şiddet» sayılıyor)

 

Fethullah Hoca'dan Tam Destek


ABD'deki Fethullah Gülen, bu toplantıya bir mesaj göndererek, konuşulan ve savunulanlara tam destek verdiğini ortaya koydu. Hocaefendi'nin mesajının, «Abant toplantılarına gönderdiği ilk mesaj» diye takdim edilmesi de ilginçtir, bu «desteği» vurgulama amaçlıdır. Oysa 2004'te 17 Aralık Zirvesi öncesi Brüksel'de yapılan «Abant Platformu» na da mesaj göndermişti.

Ey Fethullah Hoca'ya inanan, güvenen kardeşlerim;

Mümtazer Türköne ve Batılılar, Ergenekon operasyonları sayesinde, «Kürdistan senaryolarına», Türkiye'yi «Yugoslavyalaştıracak, Iraklaştıracak» planlarına direnecek asker, sağ ve sol milliyetçiler kalmadığını düşünüyor. Peki siz; Siz bunlara direnmeyecek misiniz? En halis duygularla parmağınızdaki yüzüklerinizi verdiğinizi, hanımlarınız, cemaat evlerinin tuvaletlerini temizlediğini biliyorum. Tüm bunları, milletimize, devletimize, dinimize faydalı olmak adına yaptığınızı da… Sizlerin, «Milletimiz parçalansın, 30 yıldır ülkemizi kan gölüne çeviren PKK ile masaya oturulsun, Türk-İslam düşmanı Batılılara hizmet edilsin» demediğine, demenizin mümkün olmadığına can-ı gönülden inanıyorum.

Evet biliyoruz, Said-i Nursi'nin bir emeli de, «Said-i Kürdi» lakabında özetlenmişti. Ancak yine biliyoruz ki Said-i Nursi, yaşadıklarından ve gördüklerinden sonra, hem kendisine, hem talebelerine «siyaseti yasaklamış», hatta «men» etmişti. Bunun sebebi sorulduğunda da, şunları söylemişti:

«9-10 sene evveldeki eski Said, bir miktar siyasete girdi. Belki siyaset vasıtasıyla dine ve ilme hizmet edeceğim diye beyhude yoruldu. Ve gördü ki, o yol şüpheli ve zorlu. Hem en lüzumlu hizmete engel ve tehlikeli bir yoldur. Çoğu yalancılık ve bilmeyerek ecnebi parmağına alet olmak ihtimali var. »

«Bilmeyerek, ecbeni parmağına alet olmak ihtimali var» sözünün altını çiziyor ve ne olur, «Siz de uyanın» diye yalvarıyorum!. .

www.heddam.com

 



Yorumlar
Ara
Sadece kayýtlý kullanýcýlar yorum yazabilir!

3.22 Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."

 
Ata_016.jpg

En Son Yorumlar