|
Pazartesi, 30 Haziran 2008 14:11 |
|
BaÅŸlık bizim deÄŸil... Fethullah Gülen çevresinde gerçekleÅŸtirilen uluslararası toplantıların kalıplaÅŸmış adı; Türkçe söyleyiÅŸle Gülen Hareketi... Gülen Türkiye'den çok Amerika'ya mal olmuÅŸ bir kiÅŸilik sergilediÄŸinden adlandırma da yakışıyor. ÖrneÄŸin, 2007 yılı ekim ayında İngiltere Lordlar Kamarası'nın salonları bu hareketin düzenlediÄŸi toplantılara açıldı. Kaç kurum Lordlar Kamarası'nda böylesine olaÄŸanüstü ilgiyle karşılanır; okurun yorumuna bırakalım. Gülen'le ilgili geliÅŸmeler hızlı seyrediyor. Yargıtay'ın kararı genel anlamda bilinenin ilanıydı. Gülen'in silahlı terör örgütü çerçevesinde yargılanmasının temeli yoktu. Olayın asıl boyutu ABD'de seyrediyor... Gülen, Türkiye'ye geliÅŸ koÅŸullarının kolaylaÅŸtığı ÅŸu günlerde, ABD'de kalış koÅŸullarını güçlendirmeye çalışıyor. YeÅŸil Kart almak için yaptığı baÅŸvuru reddedildi. Savcının Gülen'le ilgili dile getirdiÄŸi kuÅŸkular ilginç; insanın Amerikan savcısı iyi bir Cumhuriyet okuru mu, diyesi geliyor! *** Gülen, ABD'de kalış zeminini güçlendirmek için "iÅŸ, bilim, sanat, eÄŸitim ve spor alanında olaÄŸanüstü yetenekli" kiÅŸilere verilen oturma ve çalışma izni almak istedi. Mahkeme ÅŸu yanıtı verdi: "Bu alanlardan biri hakkında olaÄŸanüstü yeteneÄŸini belgeleyememiÅŸtir!" Gülen'in çevresindekiler hemen şöyle bir tümce ürettiler: "Kendileri, dini hoÅŸgörüyü eÄŸitim kurumlarına sokma metotları geliÅŸtirmiÅŸtir.." Mahkeme sordu: "Nedir bu metotlar?" Buna verilen yanıt da tatmin edici olmadı... Bütün bunların üstüne savcı demez mi: "Gülen'in olaÄŸanüstü büyük maddi gücü var. Bu güce eriÅŸmede CIA ile iliÅŸkilerinin rolü olabilir!" Gülen hareketinin CIA ile baÄŸlantısı var mı yok mu sorusu, şöyle bir soru kadar abes: Mayoyla denize giren kiÅŸi ıslanır mı? Bu soruya Gülen mantığıyla yanıt vermek için önce ÅŸu sorunun yanıtlanması gerekir: Deniz ıslak mıdır? Gülen'in 1990'lı yılların başından itibaren hızla büyümesinin temel etkeni şöyle özetlenebilir: ABD, yıkılan Sovyetler BirliÄŸi'nin ardından Orta Asya'yı kendi nüfuzu altına almak için Gülen'i taÅŸeron olarak kullandı. Her ÅŸey bu temelin üstüne oturtuldu. *** Geçen hafta ABD'den gelen haberler ilk bakışta kafa karıştırıcı nitelikteydi... 1997'den beri ABD'de yaÅŸayan Gülen'le igili Amerikan makamlarının kafasında neden ani soru iÅŸaretleri oluÅŸmuÅŸ gibi bir hava veriliyor? BeÅŸ şık sıralayalım: A- ABD, Gülen'i Orta Asya'da yeterince kullandı. Zamanla gerçek kimliÄŸi açığa çıktı. Rusya, Özbekistan Gülen okullarını kapattı. ABD, Gülen'in son kullanma tarihinin dolduÄŸunu düşünüyor. B- ABD, Gülen'in yeni dönemde Afrika'da kullanılmasını planlıyor. Bu süreçte tüm iplerin kendi elinde olmasını saÄŸlamak için oturma iznini sallantıda bırakıyor. Kendisine baÄŸlı Gülen'i daha da bağımlı kulluÄŸa çekiyor. C- Türkiye'nin iç dengelerini dikkate alıyor. Önümüzdeki dönemin nasıl sonuçlanacağını kestiremediÄŸi için Gülen'e karşı daha ortada bir duruÅŸ sergiliyor. D- AKP'nin kapatılması davası sonrasında Gülen hareketi nasıl bir tavır sergileyecek? Bu konuda netleÅŸmiÅŸ bir anlaÅŸma olmadığı için ABD, Gülen'e "çizgimizden çıkarsan çizeriz" mesajı veriyor. E- Hepsi. Gülen, ABD'den gelir-gelmez ayrı konu. Biz Türkiye'dekilere seslenelim: Kendinize gelin!  Mustafa BALBAY www.cumhuriyet.com.tr Â
|
Aysun Hnm, Atatürkçü aktivitelere ...
bu girenler ne