|
(Turkish Language and Performing Arts Contest May 4, 2008) Amerika’da okumak hatta Amerika’da coçuk doğurmak yıllardır bir moda haline gelmiş, buna istinaden greencard çekilişine katılarak Amerikada yaşamak için bitip tükenmeyen mücadelenin içinde, bu koca kıta adamı bir lokmada yutup, bir çoğunun yüzüne şamar olmuştur. Yüzlerce ulusun bir arada yaşamaya çalıştığı bu ülkede Türkler parmakla sayılacak kadar az görünsede, bazen yolda yürürken uzakdan gelen tanıdık bir kaç kelime ile birden hiç tanımadığınız bu yabancı Türk vatandaşlarıyla aile olacakmış gibi samimiyet içinde konuşur, arkanızı döndüğünüzdede unutulur gidersiniz. Bazen bir arkadaşınızın tavsiyesi üzerine gittiğiniz bir ermeni lokantasında özlediginiz döneri yerken, sizin anadilinizi konuşanların içinde mutlu olur ve hiç duymadığınız Türk derneklerinin faliyetlerinden haberdar olursunuz. Sakın bu dernek ve kuruluşlar hakkında Türkçe yazılımla internette tarama yapmayın, çünki hayal-i hüsrana uğrarsınız.İngilizce sözlüğünüzün yardımıyla ‚turkish association’ yazarak tarama yaparsanız, gözlerinize inanamayacağınız kadar her eyalette birden fazla Türk derneklerine ulaşabileceksinizdir. Bazılarına dernek demek yanlış olacakdır, özelliklede birisi diyeceğim. Bu kuruluşa ulaşmak için arama motoruna „turkish association“ yazmaklada bir sonuca varamazsınız. Peki diyeceksiniz sen nerden buldun? Ben bu zatı muhteremleri internette bulmadım, bir tesadüf sonucu ve yanlış bir bilgilendirme ile etkinliklerini görme imkanı buldum. Elime geçen bildiride „Turkish Language and Performing Arts Contest „ başlığını görünce biraz cahil ve saflıkla sandımki Türk vatandaşlarının ufak çaplı, sanatsal ağırlıklı, Türkiye'nin tanıtımı üzerine bir etkinliktir… takii kapıdan içeri girene kadar. Hadi bırakın kapıdaki beylerin kimlik tanımlamalarını, gösterinin yapıldigi iki katlı tiyatro salonuna giripde türbanlı bayanları görünce o zaman kafamdaki soru işareti anında ‚ünleme’ dönüşüverdi.Sahnenin ortasında 30'a yakın yaşları 7 ile 17 yaş arasındaki bu ufak topluluk, gurublar halinde tanıtılırken aralarında Türk isimleri hariç yabancı isimlerin yer alması Amerika'nın ılımlı islam anlayışını benimsemeye basladığının ispatı oldu benim icin.Hemen şu soruları sorabilirsiniz, Türkçenin öğretilmesi ile siyaseti neden işin içine katıyorsun?.. ve neden bu alkışlanacak hadiseyi karalıyosun?. Evet resmen diyorumki yazılan, çizilen, gündemden düşmeyen ılımlı islam ve elde etmeye çalışılan vede her geçen gün Türkiyeyi daha derin bir kara kuyunun içine sürükleyen, bu zihniyetin yaratıcıları başka bir yoldan büyümeye çalışıyorlar .! Neden Türkçe öğretmeye çalışıyorlar ve neden Türkçeyi kendi ılımlı islam zihniyetlerinde paravan haline getiriyorlar?. İlk önce onlara bir hatırlatma amacı ile soruyorum 'Siz müslüman olan ve sadece Türkiye'de doğduğunu kabul eden ve laikliği ateist anlayışına sokup Atatürk'ü tanımayan onun ilkelerini hiç edenler sizler, hangi dili öğretiyorsunuz ve hangi alfabe ile?’ Öğrettiğiniz dil Türkçe ise o sarmaladığınız kafalarınızdaki beyinlerinize bir sinyal gönderin belki o sinyal derinlerde en azından ilkokulda tarih dersinde veya Türkçe dersinde öğretilen bir şeyi ortaya çıkarır. Atatürkün devrimlerini ! HARF DEVRİMİ ve DİL DEVRİMİ hatırladınızmı ? Tabi hatırlarsınız hadi kolaysa eski türkçe alfabeden öğretin, zor değilmi? Hem o türbanlı hanımlarınızın acaba kaçta kaçı Türk dil bilgisi okumuştur, buda ayrı bir soru. Dönelim muhteşem yarışmaya. Amerikalı vatandaşlar Türkçe şiirlerini, şarkılarını okurken arada bir ortaya çıkan folklor ekibi atabarını oynamasınmı!. Folklor kıyafetli 7 veya 9 yaş gurubu kızlar koşarak türbanlı annelere giderken pistin ortasına çıkan 3 ilkokul öğrencisi Candan Erçetin'in bir şarkısını karaoke söylerken orda bir türbanlı hanımın onları yönetmesinden sonra tek bir atasözü geliyor aklıma "bu ne pehriz bu ne lahana turşusu". Tabi bu gizli başarının temsilcileri hakkında bilgi ve resimleri internet sitelerinde görebilirsiniz ama tanıtım ve haberlerindeki abartıda az değil ,salonda toplasanız 250 kişi bile yokken 700 kişinin üstünde katılım olduğu yalanı onların nasıl en ufak şeylerde bile yalanla yüceldiklerinin bir ispatıdır. İnternet sitelerine ziyaret ederseniz (http://www.pacificainstitute.org/View.php) pek umutlanmayın çok detaylı bilgiler bulamayacaksınız. Kim kurmuş veya kurucuları kim gibi bilgiler yok ama bayağı yaygınlaşmaya çalışıyorlar. Bu arada bugünde piknikleri vardı, ben gitmedim hata bir kere olur ikincisi hata olmakdan çıkar değilmi?!, ama tabii merakla sordum gidenlere cevap aynı 'bol türbanlı hanım manzaraları ve çim üstünde ibadet ' eeh yakında namaz üzerinede kurs açabilirler zaten onlarada bu yakışır. Lütfen bırakın Türkçe öğretmeyi maskeler altında.!.! Gerçek yüzünüzle ‚dininizi’ yaymak için Türk Ulusunun Anadilini alet etmeyin.! Los Angeles /USA (E-Posta iletisi)
|
Aysun Hnm, Atatürkçü aktivitelere ...
bu girenler ne