|
Eğer Anayasa Mahkemesi (yargı) önümüzdeki süreçte terör ve tedhiş örgütüne alenen destek veren politik örgütü temelli kapatmaz;
Yeni vakıflar yasa tasarısını tümüyle reddetmez; Başta İP olmak üzere; Ümraniye soruşturmasıyla doğrudan veya dolaylı ilgili (bulaşık) malum partileri ayıklamaz ve siyasetin önünü temelli açmazsa durum kötü ve çok vahim demektir. Sağlıklı, akılcı ve bilinçli bir tespitle; BU hükümeti döneminde yükselen kutuplar arası çıkar-ikbal çatışmasının eseri olan kapatma davası, aslında ibrenin gösterdiği gibi sonuçlandı; malumun ilânı, beklenir karar, ihtar ve parasal kısıtlama… Gerçekte mahkeme de görülen dava siyasi güçlerin bir iktidar hesaplaşmasıydı. Yoksa, tarihi tabanı laiklik üzerine kurulu, inancı; İnsan Hakları, adalet, hak-hukuk ve gerçek demokrasi kavramları üzerine müesses TC ve halkın bu istikamette bir derdi-sorunu olduğu için değil!.. Aslında kamu vicdanı, fiili durum, medeni siyaset ve yaşam biçimindeki objektif göstergelere bakılır, işin aslına erilir ve köklerine inilirse, Türkiye de çok büyük bir “lâiklik sorunu” olduğu bütün açıklığı, çıplaklığı, şeamet ve vahameti ile görülür. İŞİN DOĞRUSU Oyun, düzen, şer, şeytanlık, ikbal ve çıkar peşinde koşan umursuz, onursuz ve şuursuz varlıkların “kurnazca-dessasça” dile getirdikleri gibi sorun gerçektende ülkede lâikten eser olmayışıdır. Nasıl yani? Diyeceksiniz… Şöyle ki; Ülkemizde bodrum katları dâhil rahatça havra ve kilise açılabiliyor, mescit ve camiler tartışma konusu oluyor. AB ve ABD’nin bütün askeri karargâhlarında kilise var, şu dibimizdeki merkez komutanlıkları ve sayıları binleri bulan askeri lojmanlarda cami yok. NATO’nun bütün ordularında “resmi din subayı” sınıfı mevcut, bizde tabur imamları bile mülga!.. Lozan Antlaşmasına göre Müslümanlar asli-gayri Müslimler tali unsur (azınlık) olmalarına rağmen; Azınlıklar, asıl unsurdan daha geniş bir ayin, giyim, yaşam, ibadet ve dini icraat imkânına sahipler. Örneğin: Masonluk uluslar arası bir İbrani tarikatıdır. Tapınak şövalyeleri ve misyoner örgütleri de dini. Üstelik temelden bozuk, vahiy kaynaklarına muhalif, muharref (deforme, yoz, çürük ve orijinini kaybetmiş) olmasına rağmen kanunen serbest; Diğer tarafta Türk ve İslâm kültürünün evrensel zenginliği, enginliği ve derinliğinin; İnsani barış, anlayış, hoşgörü, namuslu-dürüst-temiz, üretici-yaratıcı toplumun temel dinamikleri olan tasavvuf kurumları hukuken yasak, istismarcıların elinde ve hakikatte muattal!... Bilumum Yahudi, Hıristiyan ve mason rituelleri serbest, üstelik okul, üniversite ve resmi daireler dâhil hayatın her alanına girmiş durumda. Lâkin başörtüsüne geçit yok. Cumhurbaşkanlığı, Orduevleri ve nice resmi kurum ve kuruluşlarda Hıristiyanlığın kutsal (!) kırmızı şarabı içilir; Papalığa gidilir, papa ülkede konuk edilir, İsrail’de başa dinsel kep takılır, ağlama duvarı ziyaret edilir. Lozan ve laiklik uyarı serbest olması gereken İslâmi örf, adet, askere hac ve aleni ibadet (peygamber ocağına) hoş görülmez. Daha neler, neler… ŞU HALE NAZARAN İddiacıların ileri sürdüğü anlamda laiklikle hiçbir sorunu olmayan bir ülke ve resmi düzende “laiklik karşıtı güç odağı” gibi akıl, hukuk ve gerçek dışı bir nitelemeyi dava konusu yapıp, siyaseten zaafa uğramış teşekkül istismar edilerek zoraki baskı yaratmak hiç namuslu olmadı. Her halde maksat bu suretle kafaları karıştırmak, “Ümraniye” soruşturması ile doğal olarak başlayan “Temiz toplum, temiz devlet, temiz hükümet” sürecini sinsice sabote etmek, oligark, gladyo ve kriptoların yalan-talan, anarşi, terör-tedhiş, soygun ve vurgunlarını örtmek, akıbetlerini önlemek ve “AB’ye bağlanma” çalışmalarını hızlandırmak olmalıdır. Belki bu nedenle, AB-D ve TUSİAD gibi düzenin belirleyici aktörleri kapatmayı asla istemiyorlar, çatışma ve gerginlikleri tasvip etmediklerini aleni tehdit ve uyarılarla dile getirip uzlaşma çağrısı yapmıyorlar mıydı? Şimdi Cemil Çiçek’in terör odaklarına lojistik destek sağlayan yardım-yataklık unsuru devletler hakkında söylediklerini hatırlayın, dava, borsa, yol, düzen ve müteakip Anayasa Mahkemesi kararlarının önemini bu bağlamda düşünün!.
|
link:
ne yazsam çıkmıyor çok sıkıcı...