Fethullahçı Basına Birileri Servis Yapıyor - EMİN ÇÖLAŞAN
Pazartesi, 22 Haziran 2009 22:49
'Fethullah takımı ile polisin ve yargının çok büyük bir işbirliği var. Ergenekon savcıları daha ifade almadan, Fethullahçı basın ne sorulacağını öğreniyor. Ya polis, ya da savcılık sızdırıyor..'

Usta Gazeteci Emin Çölaşan, Kanalbiz ekranlarında, CHP Manisa Milletvekili Şahin Mengü ile birlikte hazırlayıp sunduğu Ankara Rüzgârı adlı programda, Türkiye’nin hızla değişen gündemini değerlendirdi.

 

İşte birbirinden çarpıcı tespitler:

 

Geçtiğimiz gün Taraf gazetesi başyazarı Ahmet Altan’ın yazdığı yazıdan örnek vermiştim.

Fethullah’ın sesi olan bu gazete, tam bir asker düşmanı ve sürekli Ergenekon davasının üzerine gidip, birtakım belgeler açıklıyor…

Yandaşın da İşine Geldi

Fethullah takımı da kendi elindeki Samanyolu televizyonu kanalıyla, kendi elindeki gazeteleriyle bu işin sürekli üzerine gitti.

 

Sadece onlar değil, bütün AKP yandaşı medya bu işin üzerine gitti. Yeni Şafak, Zaman, Vakit…

Ergenekon olayında şunu da gördük ki, Fethullah takımı ile polisin ve yargının çok büyük bir işbirliği var…

 

Fethullah medyasında çıkan haberler bir örmek: Ergenekon’dan tutuklanan Başkent Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Haberal, daha adliyede, hâkim karşısında ifade verirken, Fethullah’ın sahibi olduğu Samanyolu televizyonu altta bir haber geçiyor: “Haberal tutuklandı…”   

Bunların Hepsi İkiyüzlü.

 

Bu altyazının üzerinden 4 saat geçtikten sonrada Haberal’ın tutuklandığı açıklanıyor. Bunların medyası daha Haberal ifade vermeye başlamamışken de “Haberal’a Karaoğlan soruldu” diye manşetler atmıştı.

Yani, Ergenekon savcıları ifade almadan, bunlar ne sorulacağını biliyorlar. Birileri bunlara sürekli servis yapıyor. Ya polis, ya da savcılık…

Bunların gazetelerinde çıkan başka bir haber ise, bunların ikiyüzlülüğünü ortaya koyuyor.

Haberin başlığı: “Veli Küçük Ermeni çıktı.” Haberde, Ergenekon’dan yargılanan Veli Küçük ve yine Ergenekon’dan yargılanan Mustafa levent Göktaş’ın ermeni asıllı olduğu ileri sürüldü…” deniliyor.

 

Hani Dinleri Kardeşliği?

 

Başlığı okuyan herkes, Veli Küçük’ün Ermeni asıllı olduğunu düşünüyor. Ama haberin tamamı, “iddia edildi”, “öne sürüldü” sözleriyle dolu… Kaynakları da kimsenin ismini, cismini bilmediği bir dergi.

Üstelik, varsayalım Veli Küçük Ermeni kökenli ya da Mustafa Levent Göktaş, ne olur?..

Bunlar değil mi, Ermeni kardeşlerimiz Rum kardeşimiz, dinlerin işbirliği diyenler?.. Bunu yayımlayan Fethullahçı gazete, Fethullah’ın “Dinlerin kardeşliği” diye attığı nutukları da manşet yapıyor…

B,r de bunlarla aynı kafada olan Ahmet Altan isimli solculuktan dönme arkadaş, “Aile bu tür işlere karıştırılmaz. Ayıptır. Mücadele ile ilgisi olmayan insanlar, özellikle kadınlar rahatsız edilmez. Özel hayatlar mücadelenin dışında tutulur” diyor.

Sizin yaptığınız bu ayıbı biz aylardır izliyoruz…

 

Utanç Verici Olaylar

 

Ergenekon sürecinde çok utanç verici olaylar yaşadık. Hem Yargı adına, hem emniyet adına…

Ergenekon ile derin devleti ortaya çıkarmaya çalışanlar, İstanbul Üniversitesi’nin önünde 16 Mart günü öğrencilerin üzerine ateş açanların, 1 Mayıs’ta Taksim Meydanı’ndaki işçilere kurşun yağdıranların üzerine gitsinler.

 

Bunları araştıran yok!..

Çünkü Ergenekon, derin devleti ortaya çıkartmak için yürütülen bir operasyon değil… Tek amaçları AKP karşıtlarını susturmak…

Birileri bir gün bunun kitabını yazacaktır…

Bu Galibiyet değil, Tam bir Hezimettir

Türkiye genelinde, 30 beldede yapılan ve iptal edilen yerel seçimler, iki hafta önce tekrarlandı.

Mini yerel seçimlerin sonucuna göre: AKP 12, CHP 10, DP 3, MHP 2, DTP 1, Anavatan 1 belde aldı.

 

Bir tane beldede yapılan seçim, bir kez daha iptal edildi.

22 Temmuz 2007 genel seçimlerinde yüzde 48 oy alan AKP’nin oyu, 29 Mart seçimlerinde yüzde 38’e düşmüştü.    

AKP’nin, iktidar olarak baskı yapmaktan geri durmadığı, küçük beldelerde yapılan yerel seçim sonuçlarına göre ise AKP, oyunu yüzde 43’e yükseltmiş. 

“Bizi seçersen, yolunu yaparız. Suyunu hemen getiririz” vaatleri ve tehditleriyle, oyunu yüzde 43’lere değil, yüzde 70’lere çıkarması beklenen AKP, bu sonuçtan oldukça memnun.

Tayyip, zafer kazanmış edasıyla,”Partimizin gücü bir kez daha kanıtlanmıştır. Oylarımızı artırdık” diyor.

 

Sayısal olarak 17 beldeyi muhalefete kaptıran AKP, bunun bir galibiyet değil, hezimet olduğunun farkında değil.

 

Tayyip, gerçi ne dediğinin de tam olarak farkında değil; çünkü bütün olumsuzluklar üst üste geldi.

Geçenlerde zaten, “Sinirli değilim, dertliyim, dertli…” lafını etmesinin de nedeni budur.

Çok yakın çalışma arkadaşlarının da ifade ettiği gibi, kimseyi dinlemeyen, her şeyin doğrusunu kendisinin bildiğini iddia eden Başbakan’ın sonunda sinir sistemi çöktü ve bu hâle geldi…

Yoksa Arınç Belleğini mi Yitirdi…

 

AKP’nin Bülent Abisi, aldı sazı eline, çalıp duruyor… Ama çaldıklarını da sadece kendisi dinliyor.

Bülent Arınç’ın yeni bombası, kamu lojmanlarını tekrar gündeme getirmek oldu. Arınç bizi kandırıyor mu? Bunu anlayamadım…

 

Milletvekillerinin lojmanları olmadığından dert yanan Bülent Arınç, şöyle konuşuyor:

“Türkiye’de askeri ve sivil bürokrasiye ait 237 bin lojman var. Biz milletvekilleri olarak bunların 550 tanesini boşalttık. O sırada Meclis Başkanıydım. Başbakan’a (Abdullah Gül) dedim ki, ‘Hadi bak, sivil ve askeri bürokrasi de lojmanları boşaltsın.’ Ama boşaltmadılar. Herkes tuttuğunu bırakmıyor. Biz bıraktığımızla kaldık. Biz siyasiler korumasızız. Hukukumuza sahip çıkmazsak herkes istediğini yapıyor…”

 

Lojmanlar Rant Kapısı

 

Hatırlayalım, 2002 yılında, “Lojmanları boşaltacaksınız” diye tutturan Tayyip idi. Ve hiçbir AKP’li milletvekili lojmanlara gitmedi.

Niye o emri verdi? Çünkü bunların örtülü, türbanlı, kara çarşaflı eşleri var. Hatta bazılarının iki eli var.

Lojmanlar, Meclis’teki bütün milletvekilleri tarafından müşterek kullanılan alanlardı. CHP’liler, MHP’liler…

Herkes görecekti bunların eşlerini, fotoğraflar çekilecekti… Tayyip bu yüzden lojmanların kullanılmamasını istedi. Kendince büyüklük gösterdi, ama aslında milletvekillerini koruma altına aldı.

Arınç’ın boşaltılmadığını söylediği lojmanlar, Güneydoğu ve Doğu Anadolu’daki polis ve asker lojmanları… Öğretmen lojmanları…

 

Ayda 800 lira maaş alan bir memur, o lojmanda oturmayıp da nerede oturacak? Senin memurun, 3 kuruş maaşının yarısını da kiraya mı verecek?..

Bülent Arınç denen şahıs, hiç utanmadan, sıkılmadan bunu gündeme getiriyor. Ayıp…

Üstelik bunlar Ankara Or-An’da’daki 550 tane milletvekili lojmanını yıktırdı.

 

Çünkü orası çok değerli bir araziydi. O arazide şimdi gökdelenler yükseliyor. O arazi de bunlar tarafından rant furyasına açıldı…

 

EMİN ÇÖLAŞAN

Sözcü Gazetesi



Yorumlar
Ara
Sadece kayýtlý kullanýcýlar yorum yazabilir!

3.22 Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."

 
Ata_011.jpg

En Son Yorumlar