|
Risale-i Nur denen kepazeliğe, şaklabanlığa tepki göstermek için ortak çalışmaya davet ediyoruz...
Zaman zaman hepimiz duymuÅŸuzdur. Risale-i Nur denilen, safsata ve kepazeliÄŸin dik alası kitapta;Ata' mıza hakaretler edilmekte,deccal denilmekte,kendini peygamber sanan bir deli, (Said-i Nursi!!!!) halkın beynini yıkamakta,o saçma kepazeligi Kur'an ile eÅŸ tutmakta,o saçmalıkların kendisine Allah tarafından geldigini söylemekte, pek çok keramet ve mucizeler oldugunu yazmaktadır. Bunları çoÄŸu kez duymuÅŸuzdur ve bu safsata'nın tuzağına düşmüş, beyni yıkanmışlarla tartıştığımızda ise çoÄŸu kez,"Risale-i Nur'da öyle birÅŸey yazmıyor,sen hiç 5000 sayfalık külliyatı okudun mu?" ÅŸeklinde cevaplarla karşılaÅŸmışızdır. Ee,doÄŸal olarak o saçmalığı okumaya tenezzül etmediÄŸimiz için ilgili sayfa ve maddeleri verememiÅŸizdir. Sadece aydınlarımızdan okuduÄŸumuz bilgilerle yetiniyor ve onlara güveniyorduk. Ancak sayfa ve madde no'su ile araÅŸtırmamıştık... İşte, ÅŸimdi o an geldi... Bu beyni yıkanmışlara anında sayfa ve madde no'suna kadar herÅŸeyin cevabını verebilecek çalışmayı sizler için bir kaç haftalık çalışmadan sonra hazırladık... Önümüzdeki haftalarda ise Kur'an' dan ayetlerle bugünün dinci geçinenlerini tek tek çamura saplayacak, onları haksız çıkartacak,yobazlıklarını deÅŸifre edecek herÅŸeyi,deÄŸiÅŸtirilmiÅŸ, çarpıtılmış ayetleri tek tek açıklayacağız... VE TEPKİMİZ BU NOKTADA BAÅžLAYACAK!!!! Sizlerle ortak bir plan, strateji belirleyip bu saçma Risale-i Nur denilen kitabın, Ata' mıza hakaret eden bu saçmalığın,insanların beynini yıkayıp kandıran, hatta Rusya'da bile faaliyetleri yasaklanan bu kepazeligin son bulması için gerekli yerlere tepki gösterecegiz... Hedeflerimizi sizlerin de görüşleri doÄŸrultusunda belirleyeceÄŸiz. Risale-i Nur saçmalıklarının belli baÅŸlı olanlarını sizlere sunuyoruz.İlk önce o saçma kitaptaki ana temadan baÅŸlık attık.Ardından ilgili kitabın sayfa ve madde no'sunu yazdık... Ve daha sonra ilgili yazıdan bir paragrafı sunduktan sonra, paragrafın altında internetten de kolayca tastik edebilmeniz için ilgili sayfanın baÄŸlantı yolunu (link) ekledik. YAZILARI ARŞİVLEYİNİZ,ÇEVRENİZLE PAYLAÅžINIZ,BÜTÜN BU KEPAZELİKLERİ ANLATINIZ..  (Hiç kimse,"bunlar yalan" diyemeyecek,çünkü hepsini kendi kitap ve sitelerinden belgeledik.) ************ İŞTE GERÇEKLER. Mustafa Kemal'e deccal dedigi yer... Åžualar - Sayfa 361 - http://www.risaleinurenstitusu.org/index.asp?Section=Kulliyat&Book=Sualar&Page=361 65: Süfyan ve bir İslâm deccalı, Mustafa Kemâl olduÄŸu BeÅŸinci Åžuada anlaşılıyor. 66: Åžapka fes gibidir. İman ile hiç alâkası yoktur 67-68: Åžapkanın küfür alâmeti ve devam-ı ısrarı da dinsizlik olması üzerinde çok durmaktadır. Åžapkanın giyilmemesi için propagandaya ve kendi tabirlerince mücadele ve mücahedeye giriÅŸtikleri görülmektedir. 69: Nur talebelerinin ÅŸapka giymeyerek bere giydikleri müşahede edilmiÅŸtir. 70: Åžapkanın küfür alâmeti olması ve sayılması bir iman haline geldiÄŸi gibi...... --------------------------------------------------------------- Mustafa Kemal'e katıksız kafir diyor!!!!!!!!!!!!! Åžualar, Sayfa 313 -Ezcümle, bir hadiste, "âhir zamanda dehÅŸetli bir ÅŸahıs sabah kalkar,alnında 'Hâzâ kâfirün' (katıksız kafir) yazılmış bulunur" diye hadis var deyip benden sordular.  Dedim: "Bir acîp ÅŸahıs bu milletin başına geçer ve sabah kalkar,başına ÅŸapka giyer ve giydirir." Bu cevaptan sonra bunu sordular: "Acaba o zaman onu giyen kâfir olmaz mı?" Dedim: "Åžapka baÅŸa gelecek, secdeye gitme diyecek. Fakat, baÅŸtaki iman o ÅŸapkayı da secdeye getirecek, inÅŸaallah Müslüman edecek." http://www.risaleinurenstitusu.org/index.asp?Section=Kulliyat&Book=Sualar&Page=313 ------------------------------------------------------------------------ Mustafa Kemal'e karşı Nurun tokadı ......dediÄŸi yer; Åžualar, Sayfa 334 İkinci esas: NeÅŸriyatı gizlemesi - gizli düşmanlar yanlış mânâ verdirmesin.  Yoksa siyasete ve dünya âsâyiÅŸine temas cihetiyle deÄŸildir. Hem eski harfle teksir makinesini bir bahane bulmasınlar. Mustafa Kemal'e karşı Nurun tokadı ise HAŞİYE altı mahkeme ve Ankara makamatı bilmiÅŸ, iliÅŸmemiÅŸler ve bize beraat verdiler ve BeÅŸinci Åžua ile beraber bütün kitaplarımızı iade ettiler. Hem onun  fenalığını göstermek, ordunun kıymetini muhafaza etmek içindir. Bir ÅŸahsı sevmemesi,orduyu muhabbetkârane senâ içindir.  http://www.risaleinurenstitusu.org/index.asp?Section=Kulliyat&Book=Sualar&Page=334 --------------------------------------------- Åžapkaya itiraz ediyor,sarhoÅŸ kıyafeti diyor! Åžualar, Sayfa 259 Sonra o zâlim, dünyaca büyük makamlarda bulunan bedbahtlar dediler: "Sen, yirmi senedir bir tek defa takkemizi başına koymadın. Eski ve yeni mahkemelerin huzurunda başını açmadın, eski kıyafetinle bulundun. Halbuki on yedi milyon bu kıyafete girdi." Ben de dedim: On yedi milyon deÄŸil, belki yedi milyon da deÄŸil, belki rızasıyla ve kalben kabulüyle ancak yedi bin Avrupa-perest sarhoÅŸların kıyafetlerine ruhsat-ı ÅŸer'iye ve cebr-i kanunî cihetiyle girmektense, azîmet-i ÅŸer'iye ve takvâ cihetiyle, yedi milyar zatların kıyafetlerine girmeyi tercih ederim. Benim gibi yirmi beÅŸ seneden beri hayat-ı içtimaiyeyi terkeden adama "inat ediyor,bize muhaliftir" denilmez. Haydi, inat dahi olsa, madem Mustafa Kemal o inadı kıramadı ve iki mahkeme kırmadı ve üç vilâyetin hükûmetleri onu bozmadı; siz neci oluyorsunuz ki, beyhude hem milletin, hem hükümetin zararına, o inadın kırılmasına çabalıyorsunuz? http://www.risaleinurenstitusu.org/index.asp?Section=Kulliyat&Book=Sualar&Page=259 ----------------------------------------------- DehÅŸetli adam rakı müptelası,baÅŸkalarını da alıştıracak diyor!!!! Åžualar, Sayfa 314 Sonra dediler: "Aynı ÅŸahıs bir su içecek, onun eli delinecek ve bu hadise ile 'Süfyan' olduÄŸu bilinecek." Ben de cevaben dedim: "Bir darb-ı mesel var. Çok israflı adama eli deliktir denilir. Yani elinde mal durmuyor, akıyor, zâyi oluyor deniliyor. İşte o dehÅŸetli adam bir su olan rakıya müptelâ olup, onunla hasta olacak ve kendisi hadsiz israfata girecek, baÅŸkalarını da alıştıracak." Sonra birisi sordu ki: "O öldüğü zaman İstanbul'da dikili taÅŸta ÅŸeytan dünyaya bağıracak ki, filân öldü." O vakit ben dedim: "Telgrafla haber verilecek." Fakat bir zaman sonra,radyo çıkmış iÅŸittim. Eski cevabım tam deÄŸilmiÅŸ bildim. Sekiz sene sonra Dârü'l-Hikmette iken dedim: "Åžeytan gibi radyoyla dünyaya iÅŸittirecek." http://www.risaleinurenstitusu.org/index.asp?Section=Kulliyat&Book=Sualar&Page=314 ---------------------------------------------------------- Ve yine Mustafa Kemal'e söylüyor!!!!! Kahraman ordunun zaferi ve ÅŸerefi ona verilmez, Çünkü bütün ÅŸerefi ve mânevî ganimeti o dostuna verip, orduyu ÅŸerefsiz bırakıyor. Åžualar sayfa 315 BeÅŸinci Åžuada sen hiç kalben nedamet etmedin mi ki, onu rakıdan ve ÅŸaraptan su tulumbası gibi tâbirlerle tezyif etmiÅŸsin?" Ben onun bütün bütün mânâsız ve yanlış ve dostluk taassubuna mukabil derim: Kahraman ordunun zaferi ve ÅŸerefi ona verilmez,yalnız onun bir hissesi olabilir. Nasıl ki ordunun ganimeti, malları,erzakları bir kumandana verilse zulümdür, dehÅŸetli bir haksızlıktır. Evet nasıl o insafsız, o çok kusurlu adamı sevmemekle beni itham etti,âdeta vatan hâini yaptı. Ben de onu, orduyu sevmemekle itham ediyorum. . Hakikat ise, müsbet ÅŸeyler, haseneler, iyilikler cemaate,orduya tevzi edilir ve menfîler ve tahribat ve kusurlar baÅŸa verilir.Eski Harb-i Umumîden biraz evvel, ben Van'da iken, bazı dindar ve müttakî zatlar yanıma geldiler. Dediler ki: "Bazı kumandanlarda dinsizlik oluyor. Gel, bize iÅŸtirak et.Biz bu reislere isyan edeceÄŸiz." Ben de dedim: "O fenalıklar ve o dinsizlikler,o gibi kumandanlara mahsustur. Ordu onunla mes'ul olmaz. Bu Osmanlı ordusunda belki yüz bin evliya var. Ben bu orduya karşı kılıç çekmem ve size iÅŸtirak etmem." http://www.risaleinurenstitusu.org/index.asp?Section=Kulliyat&Book=Sualar&Page=315 ---------------------------------------------------------------------------------------- İngilizler, islamı kendi elinizle bitirin diyor.. Bugün kü F.G' de aynı yolda ilerliyor!!!!! Eski Amerikan Cia ÅŸefi, Ronald Kessler'in "Cia at War" kitabında da aynısı var! Fetullah Gülen,(ya da Fethullah) Dinlerarası diyalog ve ılımlı islama öncülük ediyor. Yabancılar , aramızdaki dostluÄŸun tek engeli islam diyorlar, yahudi ve hristiyanlar hakkındaki sert ayetler diyorlar. İslam'ı kendi ellerinizle bitirin diyorlar.  İşte İngilizlere hizmet eden din simsarı said nursi, iÅŸte amerikanlara hizmet eden din simsarı fetto!!!! İkisi de aynı.... AÅŸağıdaki sözlerini okuyunuz... EmirdaÄŸ Lahikası, Sayfa 277  Büyük DoÄŸu'nun yirmi dokuzuncu sayısında; "Lozan'ın İçyüzü" diye yazılan makaleden. İngiliz murahhas heyeti reisi Lord Gürzon, nihayet en mânidar sözünü söyledi.  Dedi ki: "Türkiye İslâmî alâkasını ve İslâmı temsil rolünü kendi eliyle çözer ve atarsa, bizimle hulûs birliÄŸi etmiÅŸ olur ve  Hıristiyan dünyasının hürmet ve minnetini kazanır; biz de kendisine dilediÄŸini veririz." Lozan'da Türk murahhas heyeti baÅŸkanı bulunan ve henüz hakikî kasıtları anlayamayan İsmet PaÅŸa, bir aralık bütün Hıristiyan emellerinin Türkiye'yi mazisindeki ruh ve mukaddesat kökünden ayırmak olduÄŸunu sezdiÄŸi halde, ÅŸu gizli ivaz ve teminatı veriyor ve diyor ki: "Eskiden beri kökleÅŸmiÅŸ ve köhne engellerden, yani an'ane-i İslâmiyetten kurtulmak hususunda besledikleri-yâni İsmet'in beslediÄŸi-azmin, inkâr edilmez delilidir." Sonra Ankara gizli meclis toplantıları... Fakat esas meselelerde daima baÅŸ baÅŸa. Mustafa Kemal ile İsmet beraber içtimaları ve karar: "Din öldürülecektir." Lozan Konferansının ikinci sayfası: "..... Artık herÅŸey Türkiye hesabına çantada hazırdır. Yani dini terk ile herÅŸey yapılacak. Yeni hizbin (Kemalizm ve İsmet hükûmeti) bundan böyle, bu millette,İslâmiyeti katletmek prensibiyle hareket etmekte,hasım dünyanın kumandanlarından, yani düşman ehl-i salip kumandanlarından, dini vurmakta daha hevesli olduÄŸu ve örnekler vereceÄŸi ve bilhassa hudut dışı deÄŸil de,hudut içi ve millî irade yaftası altında çalışacağı şüpheden varestedir." Nihaî Vesika Lozan Muahedesinden sonra, İngiltere Avam Kamarasında,"Türklerin istiklâlini niçin tanıdınız?" diye yükselen itirazlara,Lord Gürzon'un verdiÄŸi cevap: "İşte asıl bundan sonraki Türkler bir daha eski satvet ve ÅŸevketlerine kavuÅŸamayacaklardır. Zira biz onları, mâneviyat ve ruh cephelerinden öldürmüş bulunuyoruz. http://www.risaleinurenstitusu.org/index.asp?Section=Kulliyat&Book=EmirdagLahikasi&Page=277 ------------------ Mustafa Kemal ve İsmet islamiyeti öldürüyor diyor!!!! EmirdaÄŸ Lahikası, Sayfa 278  Yani Mustafa Kemal ve İsmet'in verdikleri karar, Türk milletini İslâmiyet ve din cihetinden öldürmek kararıdır." Artık bunun üzerine herÅŸey ap açık anlaşılıyor, deÄŸil mi? Gizli anlaÅŸmanın entrikası Türklere dinlerini ve din temsilciliÄŸini feda ettirmek ÅŸartıyla, sun'î istiklâl iÅŸinde gizli anlaÅŸmanın müessiri, tek kelime ile,Yahudiliktir. Buna memur-u müşahhas kimse de, ÅŸimdi Mısır Hahambaşısı bulunan Hayim Naum'dur. Bu Hayim Naum, bu korkunç teÅŸebbüse evvelâ Amerika'da Türkler lehinde bir seri konferans vermek ve emperyalizma ÅŸeflerine, Türkün maddesini serbest bırakmaları, buna mukabil ruhunu,tâ içinden ve kendi öz adamlarına yıktırmaları fikrini telkin etmek suretiyle baÅŸlamıştır. Yani, masonluk hasebiyle Kur'ân'ın ahkâmını kaldırmak, milleti dinsiz yapmak. Hayim Naum müthiÅŸ plânının zeminini Amerika'da hazırladıktan sonra İngiltere'ye geçmiÅŸ ve hâlis Yahudi olan Lord Gürzon ile temas ederek ÅŸu teklifte bulunmuÅŸtur: "Siz Türkiye'nin mülkî tamamiyetini kabul ediniz. Onlara ben İslâmiyeti ve İslâmî temsilciliklerini ayaklar altında çiÄŸnetmeyi taahhüt ediyorum." Aynı Hayim Naum Türk murahhaslar heyetine müşavir sıfatıyla sokulmanın da yolunu bulmuÅŸ, yani Mustafa Kemal ve İsmet'i kendine dost bulmuÅŸ. Onun için üçü birleÅŸmiÅŸ. Ve artık arada santralın intizamla iÅŸlemesine hiçbir mâni kalmamıştır. Hayim Naum o sırada Ankara'ya kadar da uzanarak plânın muvaffakiyeti için gereken en mühim ve merkezî ÅŸahıs nezdinde-yani Mustafa Kemal yanında-emin bulunduÄŸu tesirinin derecesini ölçmek istemiÅŸtir. Öyle ki, bu tesir, mahut mevzuda Hayim Naum'dan daha heveskâr ve gayretli bir İslâmiyet düşmanına tesadüf etmekle muradına ermiÅŸ ve artık Türkü içinden vurmanın plânını gerçekleÅŸtirmek için her unsur tamamlanmıştır. İşte bu ehemmiyetli vesika, tam tamına Risale-i Nur tercümanının kırk küsur sene evvel hadis-i ÅŸerifin ihbarına dair beyan ettiÄŸi hadiseyi tasdik ettiÄŸi gibi; ve Åžeriat-ı Ahmediyeye ihanet eden o dehÅŸetli ÅŸahsın mühim bir kuvveti Yahudi olduÄŸu, Yahudi olan Lord Gürzon ile Hayim Naum o ihbarın hakikatını gösterdiklerini ve yirmi beÅŸ seneden beri Nurcuların imhasına keyfî kanunlarla dehÅŸetli zulümlerin hikmetini tam gösteriyor. http://www.risaleinurenstitusu.org/index.asp?Section=Kulliyat&Book=EmirdagLahikasi&Page=278 --------------- Kur'an a zararlı, ölmüş gitmiÅŸ adam, Mustafa Kemal diyor!!!!!!! EmirdaÄŸ Lahikası, Sayfa 247 Bana hücum eden garazkarların en esaslı sebebi, Mustafa Kemal in dostluÄŸu ve tarafgirliÄŸi vesilesiyle beni eziyorlar. Ben de o garazkarlara derim ki: Ölmüş gitmiÅŸ ve dünyadan ve hükumetten alakası kesilmiÅŸ bir adam hakkında otuz sene evvel bir hadis-i ÅŸerifin ihbarıyla Kur'ân a zararlı öyle bir adam çıkacak dediÄŸimi ve sonra Mustafa Kemal o adam olduÄŸunu zaman gösterdi. Ben de beÅŸ yüz seneden beri kahramanlığıyla ve hakperestliÄŸiyle dünyaya meydan okuyan kahraman bir ordunun ÅŸerefini ve zaferini hilaf-ı hakikat olarak M. Kemal e vermediÄŸim için,garazkar dostları, beni yirmi senedir bahanelerle tazip ediyorlar. Evet, mahkemede ispat ettiÄŸim gibi, "ÅŸerefler, müsbet hayırlar,maddi-manevi ganimetler orduya, cemaate verilir, tevzi edilir; kusurlar, menfi icraatlar baÅŸa, reise verilir" diye bir kaide-i hakikatle, "Kahraman ordunun ve bilfiil asker ve asker başında çalışan cesur zabitlerin zaferleri ve ÅŸerefleri Mustafa Kemal e verilmez; belki kusurlar, hatalar yalnız ona verilir" diye, beni onu sevmemekle itham edenleri, kahraman orduyu sevmemekle ve ÅŸereflerini kırmakla itham edip, onlara hain-i millet nazarıyla bakıyorum. http://www.risaleinurenstitusu.org/index.asp?Section=Kulliyat&Book=EmirdagLahikasi&Page=247 ------------ Sözde bir hadis-i ÅŸerif'te islamiyetin zararına çalışacak birinden bahsediliyormuÅŸ ve bu kiÅŸiyi Mustafa Kemal olarak kendine göre tefsir etmiÅŸ!!!! EmirdaÄŸ Lahikası, Sayfa 248 O, beni taltif etmek ve bütün vilayat-ı ÅŸarkıyeye vaiz-i umumi yapmak için, Ankara ya istedi. Ben oraya gittim. Bu gelen üç madde, beni, onun dostluÄŸundan vazgeçirdi. Yirmi sene inzivada azap çektim, dünyalarına karışmadım. Birinci madde : Bir hadis-i ÅŸerifin, ahir zamanda an anat-ı İslamiyenin zararına çalışacak diye haber verdiÄŸi adam bu olduÄŸunu ef aliyle göstermesidir. Ben, otuz altı sene evvel o hadisi tefsir etmiÅŸtim.  Aynen bu adama manası çıkmış. Mahkemedeki müdafaatımın üçüncü esasında izahı var. http://www.risaleinurenstitusu.org/index.asp?Section=Kulliyat&Book=EmirdagLahikasi&Page=248 -------- Reis-i Cumhura Gönderilen İstidanın Zeylidir Ki Mecbur Oldum . "Ölmüş gitmiÅŸ dünyadan ve hükümetten alakası kesilmiÅŸ bir adam hakkında otuz sene evvel bir Hadis–i Åžerif'in ihbariyle Kur'an'a zararlı bir adam çıkacak demiÅŸtim.Sonra Mustafa Kemal'in o adam olduÄŸunu zaman gösterdi. EmirdaÄŸ Lâhikası http://www.risaleara.com/oku.asp?id=3669&a ----------------- Risale-i nur'u herkes okuyabilir ve kimse itiraz etmez diyor!!!! HaÅŸiye O muhakkiklerden tek birisi Risale-i Nur'dur. Yirmi senedir en muannid filozofları ve mütemerrid zındıkları susturan eczaları meydandadır. Herkes okuyabilir ve kimse itiraz etmez. http://www.risaleara.com/oku.asp?id=1817 (sayfanın en altında yazıyor.) -------------------------- Bir kepazelik olan Risale'nin,askerlikten ve kutsal savaÅŸtan üstün olduÄŸunu söylüyor!!! Nur' cular askere gitmiyorlar,kaçıyorlar!Gidenler ise o gözbebeÄŸimiz TSK'yı yıkmak için ellerinden geleni yapıyorlar!!!!!! Bakın aynen şöyle diyor;   Risale-i nur öyle deÄŸerli bir kitaptır ki ,kuranın onda yansıyan nurlarına hizmet etmek ,askerlikten ve kutsal savaÅŸtan daha üstündür.benim elimde fırsat ve param olsa, Risale –i nur hizmetinde olan deÄŸerli kardeÅŸlerimi askerlikten kurtarmak için; bin lira karşılığında bile olsa bedeli öder ve kurtarırım onları. Lemalar | On Altıncı Lem´a | 156  Ve ayrıca yine Atatürk'e atıfta bulunarak "baÅŸların çoÄŸu sarhoÅŸ,okumaz. Okusa da anlamaz" diyor!!! Diyorlar ki: "Madem sizin elinizdeki nurdur, topuz deÄŸildir. Nura karşı muaraza edilmez ve nurdan kaçılmaz ve  nurun izharından zarar gelmez. Neden arkadaÅŸlarınıza ihtiyatı tavsiye ediyorsunuz, çok nurlu risaleleri halklara gösterilmesini men ediyorsunuz?" Bu suale karşı cevabın muhtasar meâli ÅŸudur ki: BaÅŸtaki baÅŸların çoÄŸu sarhoÅŸ, okumaz. Okusa da anlamaz, yanlış mânâ verip iliÅŸir. İliÅŸmemesi için, aklı başına gelinceye kadar göstermemek lâzım geliyor. Hem çok vicdansız insanlar var ki,garaz veya tamah veyahut havf cihetiyle nuru inkâr eder veya gözünü kapar. Onun için, kardeÅŸlerime de tavsiye ediyorum ki, ihtiyat etsinler, nâehillerin eline hakikatleri vermesinler. Hem ehl-i dünyanın evhâmını tahrik edecek iÅŸlerde bulunmasınlar. HaÅŸiye http://www.risaleara.com/oku.asp?id=1330& -------------------------------------------------------------------- "Risale-i nur,kalbi,ruhu,duyguları aydınlatan ve insanların her derdine ilaç olan bir kitaptır. " !!!!!! diyor!! Lemalar | Fihrist | 365 bütün musîbetzedelere mânevî bir tiryak ve gâyet nâfi bir ilâç hükmünde bir risâledir. Bu risâle, maddî musîbetleri, ehl-i îman için musîbetlikten çıkarıyor. Asıl ehemmiyetli musîbet, kalbe ve rûha gelen dalâlet musîbetleri olduÄŸunu beyân ettiÄŸi gibi, musîbetzedelerin ömür dakikaları ehl-i sabır ve şükür hakkında ibâdet saatleri hükmüne geçip, ÅŸekvâ kapısını kapar, dâimâ şükür kapısını açar bir risâledir. http://www.risaleara.com/oku.asp?id=1586&a ----------------------------------------------------- Kuranı kerimin ruhu risale-i nurun cesedine girmiÅŸtir.diyor!!!! EmirdaÄŸ Lâhikası | Yirmi Yedinci Mektubun Lahikasının Zeyli | 74  O nurcunun sözünü aşırı bir ÅŸeymiÅŸl gibi düşündüğüm zaman , kuranın hakikatı bana bana manen şöyle seslendi: cesede elbiseye bakma ; bana bak.O , benim hakkımda konuÅŸturuyor.DoÄŸru söylemiÅŸ! Kuran böyle söyleyince bende artık itiraz etmedim. Bu zat, doÄŸrudan doÄŸruya hakaik-i imaniye ve Kur'âniyeyi bir ÅŸahs-ı manevi mahiyetinde, Risale-i Nur ÅŸahs-ı manevisinin cesedine girmiÅŸ ve eczalarının libasını giymiÅŸ bir tarzda, fevkalade bir sena ile ona hitap ediyor. Ben, baktıkça, birden itirazkarane hüsn-ü zannı pek ziyadedir tahattur ettiÄŸim dakikada, hakikat-ı Kur'âniye manen dedi: "Cesede, libasa bakma; bana bak: O, benim hakkımda konuÅŸuyor. DoÄŸru söylemiÅŸ." Ben daha iliÅŸmedim. http://www.risaleara.com/oku.asp?id=3515&a --------------------------------------------------- Risale-i nur, Kuran'ın bir mucizesi imiÅŸ... miÅŸ... miÅŸ!!! Mesnevi-i Nuriye | Katre | 71 Risale-i nur kuranın bir mucizesi olduÄŸu için , her ÅŸeyde bir marifet penceresi açmıştır.Bu kitap kurana mahsus bir sırrı çözerek,bir yıllık iÅŸi bir saatte görecek duruma ulaÅŸmıştır.. Risale-i nur,peygamberin asası gibi , nereye vurmuÅŸsa su çıkarmıştır. Kur'ân ise, bize asâ-yı Mûsâ gibi bir hakikat vermiÅŸtir ki, nerede olsam, hattâ taÅŸ üzerinde de bulunsam, asâyı vuruyorum, mâ-i hayat fışkırıyor. Âlemin haricine giderek uzun seferlere ve su borularının kırılmaması ve parçalanmaması için muhafazaya muhtaç olmuyorum http://www.risaleara.com/oku.asp?id=2355 ------------ Kur'ân ise, bize asâ-yı Mûsâ gibi bir hakikat vermiÅŸtir ki, nerede olsam, hattâ taÅŸ üzerinde de bulunsam, asâyı vuruyorum, mâ-i hayat fışkırıyor.  Âlemin haricine giderek uzun seferlere ve su borularının kırılmaması ve parçalanmaması için muhafazaya muhtaç olmuyorum http://www.risaleara.com/oku.asp?id=2356 ---------- Çekirgeler, kuÅŸlar bile Risale ile ilgileniyorlarmış!!! EmirdaÄŸ Lâhikası | İkramı İzhar Mektubunun Tetimmesi | 61  DiÄŸer yaratıklar nasıl risale-i nurla ilgileniyorlarsa,kuÅŸlarda ,ilgilenirler elbette onunla … kuÅŸlar risale-i nuru , baÅŸarılarından dolayı tebrik edip alkışlarlar. risale-i nura çekirgeler , kuÅŸlar bile ihtiyaç duyarlar .onun için risale-i nur okunurken gelir;onu dinlerler.hatta yalnızca risale-i nuru deÄŸil ;nur ÅŸakirtlerinin gelen mektupları bile dinledikleri olur bunların. Marangoz Ahmed in gönderdiÄŸimiz mektupları arkadaÅŸlara gecede okumak zamanında, iki çekirge mektubun başına gelip ta bitinceye kadar dinlemelerini gördüm. Birkaç gün evvel biz mektubu yazarken,iki güvercin, mektubun makbuliyetini ve müjdeci serçe ve kuddüs kuÅŸlarının müjdelerini tasdik ettikleri gibi, marangozun iki çekirgeleri de güvercinleri ve müjdeci kuÅŸları tasdik ederek, "Biz dahi Risale-i Nur u tanıyoruz diye" lisan-ı halleri ifade ediyor diye latif ve manidar tevafuk olmuÅŸ. http://www.risaleara.com/oku.asp?id=3483&a ---------------------------------------------------- YaÄŸmur ve ÅŸimÅŸek meleÄŸi,risale-i nuru alkışlıyor. Sikke-i Tasdik-i Gaybi | Risale-i Nurdan Parlak Fıkralar ve Bir Kısım Güzel Mektuplar | 183 Risale-i nuru sadece kuÅŸlar deÄŸil,gökte ve kuÅŸlar bulunan her ÅŸey de alkışlıyor.Bu kitabın kerameti,yalnızca insanlar da,hayvanlarda,uçan kuÅŸlarda deÄŸil,cansız cisimlerde bile kendini gösteriyor.Bu keramet karşı koyuyorsa yaÄŸmur yaÄŸmıyor.Ayrıca kuraklık oluyor.Gerekli kılıyorsa yaÄŸmur yağıyor.YaÄŸmur ve ÅŸimÅŸek meleÄŸi,risale-i nuru alkışlıyor.Ona saygısızlık gösterildiÄŸi,aleyhine bir iÅŸ yapıldığı zaman yeryüzü itiraz ediyor.Bu yüzden deprem oluyor.Kainat,risale-i nurun serbest bırakılmasına sevinirken onun mahkum edilmesi toplattırılması karşısında hiddetle ÅŸidetini gösteriyor öfkeleniyor.(sikke-i tasdiki gaybi) http://www.risaleara.com/oku.asp?id=3941&a ---------------------------------------------------------- 2.Dünya savaşına katılmamızı Risalei nur engellemiÅŸ!!!! Sikke-i Tasdik-i Gaybi | Risale-i Nurdan Parlak Fıkralar ve Bir Kısım Güzel Mektuplar | 180 "dünya savaşına katılmamızı önleyende risale-i nur olmuÅŸtur.  Risale-i nur kerametiyle bela ve felaketleri önlüyor.böylece risale-i nurun kerameti sadece yaratıklarda deÄŸil olaylarda da etkisini gösteriyor.anadoluya gelecek bela ve felaketlerin önüne geçmekte risale-i nuır en önemli bir rol oynuyor. http://www.risaleara.com/oku.asp?id=3938&a ------------------------------------------------------ DeÄŸerli Tepki Grubu, Sizleri,bu saçmalık,kepazelik ve ÅŸaklabanlıklarla daha fazla sıkmamak için buradan itibaren kısa kısa geçiyorum...  Risale-i nur düşmanları teslim almak zorunda bırakan elmas bir kılıçtır.(sikke-i tasdiki gaybi Ölüm hakikatının muammasını yalnızca Risale-i nur çözmüştür.(meyve risalesi) Risale-i nur said nursiye Allah tarafından verilmiÅŸ.( bediüzzaman 1960 cevap veriyor)  risale-i nurun kerameti öldürücü zehirlerin 9 kat daha tesirlisini yutan adamı bile ölümden kurtarıyor.risale-i nurun kerametiyle bu kadar tesirli ve öldürücü zehir üstada yutturulmuÅŸ ama ona tesir etmemiÅŸ.( (sikke-i tasdiki gaybi) risale-i nurun kerameti kendisine önem vermekte kusur edenlere tokat vurmak biçimindede kendini gösterir.bu tokatlardan kimileri zecr ve ceza tokatıdırlar.kimileride ÅŸefkat tokatıdırlar.Risale-i nur tarafından vurulan tokat olaylarının sayısı 100 den fazladır.Vurulan tokatlarla bazı kimselerin iÅŸleri bozulmuÅŸ durumalrı sarsılmıştır.Bazı kimselerin saÄŸlıkları bozulmuÅŸ hatta kalem tutan elinin parmakları kırılmıştır.Bazı kimselerin malları hatta hayatları ellerinden gitmiÅŸtir.(lemalar risalesi)  Ekmek ve suya ne kadar ihtiyaç varsa,risale-i nura da o kadar ihtiyaç vardır. .(EmirdaÄŸ lahikası)  peygamberimiz nasıl sadece kuran kerimin tercumanı idiyse üstatda risale-i nurun bir tercumanı durumundadır.( hizmet risalesi) risale-i nur peygamberimizin risaletinin bir mirasını verir üstada.(iman hakikatlaeri) risale-i ur bu çaÄŸda , bu tarihte bir urvetil vuska kopmayan kulptur.Kopmaz bir zincirdir.Bir Allah ipidir.Bu Allahın ipinei elinei alıp tutunan kurtulur.(meyve risalesi)  şeraite nüfuz etmenin en kısa , en hatasız en zevkli yolu ; risale-i nura baÄŸlanmaktır.( meyve risalesi) risale-i nur kendisine hizmet edenleri , baÅŸta talebelerini mutlaka cennete götürecek.(sikke-i tastiki gaybi) risale-i nur , herkese ,abı hayat=hayat suyunu , yani ölmezlik suyunu içiriyor.Musa peygamberin asası,nasıl bir taÅŸtan 12 çeÅŸme akıttıysa ve gerek musayı , gerek beraberindekileri nasıl susuzluktan kurtardıysa,risale-i nurda öyledir.bir kuran asasıdır.(miftahül imam)   Risale-i nur ve talebelerinin uÄŸraÅŸtıkları,yeryüzündeki bütün önemli görevlerden daha önemlidir.(hizmet rehberi) risale-i nuru okumak , ona hizmet etmek bir ibadettir.Ona hizmet üç aylarda yapılan zikirlere bile tercih edilir.( meyve risalesi) risale-i nur u okumak ve yazmak , alim olmak için yeterlidir.BaÅŸka bir ÅŸey istemez. meyve risalesi) fazla deÄŸil yalnızca 1 yıl bu risaleleri ve onun verdiÄŸi dersleri okuyan kimse,bu zamanın en önemli en gerçek alimi olur. Hatta hiç anlamasa bile,deÄŸil miki,risale-i nur talebelerinin manevi bir kiÅŸilikleri vardır.Öyleyse bu zamanın alimidir.Sizin kalemlerinizde,o manevi kiÅŸinin parmaklarıdır.Öyleyse hadiste gösterilen sevabı alırsınız.(nur meyveleri)   Risale-i nur bir elektiriÄŸe benzer .Son derece yüksek ve derin bir ilimdir o.Öyleyken,ne tahsile,ne ders çalışmaÄŸa,hacet kalmadan,zahmet bile çekmeden herkes onu anlayabilir.(sikkeyi tasdiki gaybi)   Nur medreseleri eski medreselerden farklıdır.Eski medreselerde 5-10 yıl okumaya karşılık,risale-i nur okutulan yerlerde 5-10 hafta okumak yeter.Çünkü risale-i nur , 5-10 haftada 5-10 yıllık sonucu verebiir. (sikkeyi tasdiki gaybi)   Risale-i nura itiraz edilemez.yapılacak bir itiraz,en ulu kiÅŸilerden kutubu azamdan da gelse aldırış edilmemelidir.(hizmet rehberi)  Risale-i nur günahlara kefarettir. (sikkeyi tasdiki gaybi)   Risale-i nur,herhangi bir günahın terk edilmesinden doÄŸacak günahı bağışlattırır.(taryak)   Risale-i nur tek başına bir ordu kadar güçlüdür.( sikkeyi tasdiki gaybi)   Risale-i nurdaki güç hiçbir cemiyette , hiçbir komitede yoktur.(sözler risalesi) Biz Kaç KiÅŸiyiz Tepki grubu.  -----------  YORUMLARDAN: Rezale-ti Nar küfriyatta ayyaÅŸ atatürke deccal kafir diyorsa doÄŸru diyor.irfanmektebi grubundan. Haslet Mahir                        mhaslet?hotmail.com ----------  selamün aleyküm. RİSALE-İ NUR gibi bir ilim deryası kitaba bu sözleri sarfedemezsiniz.bu kitabın aynı bölümünü okuyupta hep yeni ÅŸeyler çıkarmak mümkündür. insanı derinlere daha fazla düşünmeye iter.o dediginiz bölüm her neresiyse kiÅŸinin ruh hali o yanlış yorumu yapmayı getirmiÅŸtir.ben külliyatı her okudgumda degiÅŸik haz alıyorum.ATATÜRKE hürmetim sonsuzdur bu arada. haklıya hakkını veririm. ama haÅŸa ATATÜRKÜ RASÜLÜMÜN(SALLALLAHÜ ALEYHİ VESELLEM ) yerine koymaya çalışan insanlardan olmayın ALLAH(C.C) RIZASI İÇİN  esvetnur                         esvetnur?mynet.com  -------------  ve aleyküm elam. Atatürk'ü hiç kimse resul yerine koymaz,koyamaz,buna imkan da yoktur. Tabii ki samimi inanç sahipleri için bu geçerlidir. Öyle ise şüpheye sevk olduÄŸunuz durum nedir ki bu yazıyı kaleme alma zorunluluÄŸu hissetiniz? Risale-i Nur sizce ilim derysımıdır? Öyle ise nasıl olur da hürmetim sonusz dediÄŸiniz Atatürk'e deccal yakıştırması yapmasını eleÅŸtirmiyorsunuz? Yoksa ben mi yanlış anladım? Allah(cc)rızası için,allah(cc)aÅŸkına doÄŸru neyse söyleyiniz. Ben yanılgı içindemiyim dersiniz? Saygı ile... Ahmet Dursun  ----------  Lozan'da Türk murahhas heyeti baÅŸkanı bulunan ve henüz hakikî kasıtları anlayamayan İsmet PaÅŸa, bir aralık bütün Hıristiyan emellerinin Türkiye'yi mazisindeki ruh ve mukaddesat kökünden ayırmak olduÄŸunu sezdiÄŸi halde, ÅŸu gizli ivaz ve teminatı veriyor ve diyor ki:"Eskiden beri kökleÅŸmiÅŸ ve köhne engellerden, yani an'ane-i İslâmiyetten kurtulmak hususunda besledikleri-yâni İsmet'in beslediÄŸi-azmin, inkâr edilmez delilidir." Sonra Ankara gizli meclis toplantıları... Fakat esas meselelerde daima baÅŸ baÅŸa. Mustafa Kemal ile İsmet beraber içtimaları ve karar: "Din öldürülecektir." H.SeyyidoÄŸlu               hak63?hotmail.com  ---------  "RUMİ FORUM" NABIZ YOKLADI! ABD'de yaÅŸayan Fethullah Gülen'in onursal baÅŸkanlığını yaptığı,Rumi Forum Fonu, ABD Kongresi'nden parlamenterlerin danışmanlarını Ankara'ya getirdi. Danışmanlar Çankaya Köşkü'nden TBMM'ye kadar pek çok yerde siyasetin önde gelen isimleriyle buluÅŸtu. Devlet Bakanı ÅžimÅŸek "Kapatma ekonomiyi etkiler'" derken, AKP'li KınıklıoÄŸlu "Kapatılsak da bağımsız olarak yola devam edeceÄŸiz'" dedi. Fethullah Gülen'in onursal baÅŸkanlığını yaptığı, merkezi Washington'da bulunan Rumi Forum Fonu, ABD Kongresi'nden parlamenterlerin danışmanlarını Türkiye'ye getirdi. Danışmanlar Çankaya Köşkü'nden TBMM'ye kadar pek çok yeri ziyaret etti. Ziyaretlerde"AKP kapatılacak mı?"sorusuna yanıt arandı.Heyette ABD Kongresi'nde görevli 12 parlamenterin danışmanı ile bazı yazar ve sanatçılar da yer aldı. "HER DURUMDA…" Grubun merak konularının başında AKP hakkında açılan kapatma davası yer aldı.Kongre üyelerinin danışmanlarından oluÅŸan grup TBMM'de temaslarda bulundu.AKP Çankırı Milletvekili ve DışiÅŸleri Komisyonu Sözcüsü Suat KınıklıoÄŸlu ile görüşen danışman heyeti, KınıkoÄŸlu'na kapatma davası konusunda sorular sordu. Danışmanların "Partiniz kapatılacak mı?" sorusuna KınıkoÄŸlu, "Ya kapatılmayacak, ya kapatılacak ama kimse ceza almayacak, ya da kapatılacak ve ceza alanlar olacak. Biz her durumda bağımsız milletvekili olacağız, yola devam edeceÄŸiz" diyerek mesaj verdi. "EKONOMİYİ ETKİLER" Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı Mehmet ÅžimÅŸek ile de görüşen heyet,ÅžimÅŸek'e de aynı soruyu sordu. 5 yılda yakalanan ekonomik istikrarın önemini anlatan Bakan ÅžimÅŸek, "Anayasa Mahkemesi'nin kapatma kararı ekonomik istikrarı olumsuz etkileyeceÄŸi açık. Son verilere bakıldığında enflasyondaki artış da dünyadaki artışa paralel olarak istikrarsızlığın sonucu" deÄŸerlendirmesini yaptı. Grup daha sonra MHP Ankara Milletvekili TuÄŸrul TürkeÅŸ ile buluÅŸtu. Bu görüşmede daha çok Ermeni soykırım iddiaları ve OrtadoÄŸu politikasına yönelik sorular yönelten danışmanlar, TürkeÅŸ'ten Ermeni soykırımı olmadığını, ancak ABD'nin bu yalanı kabul etmeye çalışmasının süper güç olma konumuna yakışmadığı yanıtını aldı. TürkeÅŸ, "1915'te üzücü olaylar yaÅŸandı,ancak bu asla soykırım deÄŸildi" dedi. TürkeÅŸ, ABD'li danışmanlara, ABD'nin son yıllarda bölge politikaları nedeniyle sokaktaki vatandaÅŸta "ABD düşmanlığı" oluÅŸtuÄŸunu, ancak Türkiye'de partiler arasında böyle bir ÅŸey olmadığını anlattı. ASAM'ı da ziyaret eden ve brifingler alan danışman heyeti, İstanbul'da da çeÅŸitli ziyaretler gerçekleÅŸtirdi. İstanbul'un tarihi ve turistik yerlerini gezen ve yetkililerden bilgi alan heyet, Yazarlar Vakfı'nı da ziyaret etti. "GÜLEN'DEN TAVSİYE ALIRIZ" Rumi Forum, 1999 yılından bu yana ABD'de yüksek profilli dinler ve kültürlerarası diyalog etkinlikleri gerçekleÅŸtiriyor. Forum, geçen yıl ilk kez düzenlediÄŸi "Rumi Barış ve Diyalog Ödülleri" kapsamında BaÅŸbakan Recep Tayyip ErdoÄŸan ve İspanya BaÅŸbakanı José Luis Zapatero'yu "Medeniyetler İttifakı" projesinden dolayı ödül verdi. Bu yıl İKÖ BaÅŸkanı Ekmeleddin İhsanoÄŸlu da ödül verilecek isimler arasında yer alıyor. Rumi Forum ayrıca Amerikan Kongresi'nde düzenlediÄŸi iftar yemekleri ile her yıl Washington'da politikacı,bürokrat, büyükelçi ve din adamlarını bir araya getiriyor. Rumi Forum BaÅŸkanı Dr. Ali Yurtsever, GazetePort'a yaptığı açıklamada, "Her sene 5-6 gezi yapıyoruz. Kanaat önderleri ve akademisyenleri Türkiye'ye getirip her gezide Türkiye hakkında yanlış kanaatleri kırmak, düzeltmek kültürlerarası köprü kurmak istiyoruz. Her gelen Türkiye ve tarihi doÄŸal güzellikleri ve diÄŸer özelliklerini beÄŸenip ayrılıyor. Bugüne kadar 150 civarında kiÅŸi geldii" dedi. Yurtsever, Fethullah Gülen ile ilgili olarak da "Sayın Gülen, onursal baÅŸkanımızdır. Tavsiyeleri oluyor. Bu doÄŸrultuda, dünya barışına ulaÅŸmaya çalışıyoruz" diye konuÅŸtu. GazetePort  *********  ABD'DE, DECCAL'A KARÅžI DURAN MEHDİ,BAÅžBAKANA BARIÅž ÖDÜLÜ VERDİ!!! http://ahmetdursun374.blogcu.com/2294624/  ---------------  YORUM: Sayın ahmet dursun yazılarınızı yazarken lütfen saygılı davranın.Siz sevdiginiz kiÅŸiye hakaret edeldigini düşünüyorsunuz fakat sizde baÅŸkalarının sevdigi kiÅŸiye hakaret ediyorsunuz.Yani aynı hatayı yapıyorsunuz.Eger demokrasiye inanıyorsanız atatürkte eleÅŸtirilebilir bu gayet normaldir.Niye tahammülsüzlük gösteriyorsunuz.Bakın müslümanlar ne kadar sabırlı nelere sabrediyorlar.Ama hiç kimse bunun hep böyle gidecegini düşünmesin.Yüce Türk milleti birgün bu içindeki safrayı atacaktır inÅŸallah.İrfan                             irfangenc1?hotmail.com **********************************************************************************  Bravo. / Ahmet Dursun Bakın müslümanlar ne kadar sabırlı nelere sabrediyorlar. Daha baÅŸtan tesbitinizi yapmış,teÅŸhisinizi koymuÅŸsunuz. Size göre ben ya da benzerlerimiz müslüman olmuyoruz deÄŸil mi? Yani Atatürk'e hakaret serbest olsun gerisi boÅŸ iÅŸler. Bir kere ben müslümanım diyene asla şüphe ile bakamazsınız.Bunu ben demiyorum.Yüce allah diyor. Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla Ey iman edenler, Allah yolunda adım attığınız /savaÅŸa çıktığınız/ zaman gerekli araÅŸtırmayı yapın ve size /İslam geleneÄŸine göre/ selam verene, dünya hayatının geçiciliÄŸine istekli çıkarak: " Sen mü'min deÄŸilsin" demeyin. Asıl çok ganimet, Allah katındadır, bundan önce siz de böyle idiniz; Allah size lütufta bulundu. Öyleyse iyice açıklık kazandırın. Şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan haberi olandır. (NİSA SURESİ / 94) Åžimdi buradan kinaye niyeti ile de olsa bana ya da baÅŸkalarına şüphe duyduÄŸunuzu dahi söylemenin hata olduÄŸunu sanırım ki anladınız. Devam edelim. Öyle her önüne gelen her ahkamı çıkartabilir mi?Öyleyse ÅŸuraya bakalım. Herkesin aklı var mı? Öyle ise herkes deÄŸiÅŸik ÅŸekilde yorum çıkartabilir mi? Peki o halde ÅŸu ayetlere bakalım.  Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla Nikah /imkanı/ bulamayanlar, Allah onları kendi fazlından zenginleÅŸtirinceye kadar iffetli davransınlar. SaÄŸ ellerinizin malik olduÄŸu/köle ve cariyelerden/ mükatebe isteyenlere -eÄŸer onlarda bir hayır görüyorsanız- mükatebe yapın. Ve Allah'ın size verdiÄŸi malından onlara verin. Dünya hayatının geçici metaını elde etmek için -ırzlarını korumak istiyorlarsa- cariyelerinizi fuhÅŸa zorlamayın. Kim onları /fuhÅŸa/ zorlarsa, şüphesiz, onların /fuhÅŸa/ zorlanmalarından sonra Allah /onları/ bağışlayandır, esirgeyendir. (NUR SURESİ / 33) Yani salat yorum yapacağım diye fuhuÅŸa zorlama anlamını çıkartıyorum diyerekten,öyle ise isteyerek fuhuÅŸ yapabilir diyebilirmisiniz? Tabii ki hayır. Allah'ın o /fethedilen/ ÅŸehir halkından Resûlü'ne verdiÄŸi fey, Allah'a, Resûl'e,/ve Resûl'e/ yakın akrabalığı olanlara, yetimlere, yoksullara ve yolda kalmışlara aittir. Öyle ki /bu mallar ve servet/ sizden zengin olanlar arasında dönüp-dolaÅŸan bir devlet olmasın. Resûl size ne verirse artık onu alın, sizi neden sakındırırsa artık ondan sakının ve Allah'tan korkun. Şüphesiz Allah, cezası /ikâbı/ pek ÅŸiddetli olandır. (HAÅžR SURESİ / 7) Bu iktidar dahil olarak tüm gelmiÅŸ geçmiÅŸ iktidarların yaptığı bu ayete karşı yapılmış deÄŸilmidir? Yani devlet imkanları,zengin olanlar arasında dönüp dolaÅŸmıyor mu? Demek ki devletin din ile yönetilmesi/dindarlarca yönetilmsei hiçbirÅŸeyi deÄŸiÅŸtirmiyor.O halde Laik sistem zaten islamın da emri deÄŸilmidir. Åžimdi baÅŸka iki ayete bakalım. Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla Resulleri onlara dediler ki: "DoÄŸrusu biz, sizin gibi yalnızca bir beÅŸeriz, ancak Allah kullarından dilediÄŸine lütufta bulunur. Allah'ın izni olmaksızın size bir delil getirmemiz bizim için olacak ÅŸey deÄŸil. Mü'minler, ancak Allah'a tevekkül etmelidirler." (İBRAHİM SURESİ / 11) Burada dilediÄŸine Lütufta bulunur demekle zenginliÄŸi siz allahtan daha mı iyi bileceksiniz?İstediÄŸini zengin yapar anlamı çıkartabilirmisiniz? Ancak bazı onursuzlar bu anlamı çıkartabilmektedirler.Neden? Çünki bilmezler ki allah(cc)bir yerde söylediÄŸini baÅŸka bir yerde yalanlamaz.Yani.. Allah, kullarına karşı lütuf sahibidir; dilediÄŸini rızıklandırır. O, kuvvetlidir, azizdir. (ÅžURA SURESİ / 19) Bu ayette de üstteki söylediÄŸini yalanlamamış aksine doÄŸrulamış,pekiÅŸtirmiÅŸtir. yani Rızık demekle konuya açıklık getirmektedir. Özetle yiyecek içecek baÅŸka deÄŸiÅŸle nasibinin ne zaman kesleceÄŸini o bilir anlamı çıkmakta iken,bakınız nerelere ve ne yorumlara sebep olmaktadır. Son olarak ta ÅŸu ayetlere bakalım. Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla Dinde zorlama /ve baskı/ yoktur. Şüphesiz, doÄŸruluk /rüşd/ sapıklıktan apaçık ayrılmıştır. Artık kim taÄŸutu tanımayıp Allah'a inanırsa, o, sapasaÄŸlam bir kulpa yapışmıştır; bunun kopması yoktur. Allah, iÅŸitendir, bilendir. (BAKARA SURESİ / 256) Yani doÄŸruluk içinde olarak ve dosdoÄŸruca allah(cc)nün ne anlattığını herekse ilan edeceksiniz.Zaten bu ilan etme görevi de Peygamberimize verilmiÅŸtir. Ölümünden sonra mezhepler(fikir,görüş,doktrin)ayrışmaya baÅŸlamıştır. Andolsun ki Allah, mü'minlere, içlerinde kendilerinden onlara bir peygamber göndermekle lütufta bulunmuÅŸtur. /Ki O/ Onlara ayetlerini okuyor, onları arındırıyor ve onlara Kitabı ve hikmeti öğretiyor. Ondan önce ise onlar apaçık bir sapıklık içindeydiler. (AL-İ İMRAN SURESİ / 164) Demek ki ayetlerle belirtilmiÅŸ olan açıklama yetkisi Peygamberimize verilmiÅŸtir. Peki ölümünden sonra;üstelikte parantez imancılığına soyunanlara neden sormuyorsunuz? Bu parantez orjinal kur'an da yokken nereden uydurdunuz da utanmadan parantez ile inananları yanıltıyorsunuz demiyorsunuz? Allah(cc)nün hatalarını düzelten bir kurum mu var? Bu kurum fetva makamı mı olacak? Kim ne yapmak istiyor diye öncelikle sorunuz. Sonra da orjinal hali ile okuyunuz.Belki ne demek istediÄŸim o vakit anlaşılacaktır. Zaten okumanızı ısrarla istediÄŸim yazıda herÅŸey apaçık anlatılmıştır. Kaynak: http://ahmetdursun374.blogcu.com/17980721/ Â
|
Aysun Hnm, Atatürkçü aktivitelere ...
bu girenler ne