"Şimdiye kadar aldıklarınız normaldi, Türkan hanımı almayın da öbürlerine devam edin"
Cuma, 01 Mayıs 2009 22:04

NİHAT GENÇ: 'Ergenekon tutuklamaların temel sebebi, ülkeyi muhalefetsiz bırakarak, muhalif yazarları içeride tutmaktı.'

Türkan hanımı almayın da...
Şimdiye kadar aldıklarınızın suçu?

 

Ergenekon'da 12. dalganın aydın ve yazarlar üzerinde etkisi nasıl oldu?
Ergenekon tutuklamaların temel sebebi, ülkeyi muhalefetsiz bırakarak, muhalif yazarları içeride tutmaktı. Dikkat ederseniz Azerbaycan'la ilişkileri Amerika için bozuyorlar.

Yine bir gizli anlaşma çıkıyor, Türkiye bu kadar tepkiliyken Dışişleri'nden de bir açıklama yok tahmin ediyorum kapı aralarından bir şeyler söylemişler.

Yüzyılların kardeşliğini Amerikan çıkarlarına tercih ettiler. İşte Ergenekon'u bunun için yaptılar. Türkiye'yi tepkisiz bırakmak...
Ergenekon'un 12 dalgasında Türkiye'nin yüz akı diyeceğimiz ÇYDD yöneticilerinin alınması, diğerlerinden daha büyük infial yarattı. Türkiye'nin güzelliklerini sayarsak, özellikle eğitime dönük sivil çabalar hepimizin hazinesi niteliğinde.

Hepimiz için çok değerlidir. Hayatını cüzamla savaşa adamış ve şimdi kanser hastası olan birinin evinde bu tür aramalar ise herkesi derinden etkiledi. Bu kadar gelişmişliğimize rağmen, medya-iletişim ortadayken hasta bir kadına yapılan zulüm ve gaddarlık çok net bir şekilde ortada.

İMTİYAZLI BİR TAKIM KONUŞMALAR BAŞLADI
Ancak tuhaf şeylerde var. Bazı yazarlar ağız değiştirmeye başladılar. Ergenekon Davası'nı savunur gibiydiler şimdi ne oluyor demeye başladılar. İmtiyazlı bir takım konuşmalar başladı. Türkan hanımı niye aldınız diye yazdılar, sanki daha öncekilerin bir suçu varmış gibi. Hatta daha ileri gedenler oldu.

"Şimdiye kadar aldıklarınız normaldi Türkan hanımı almayın da öbürlerine devam edin" gibi imalarla konuşma ve yazılar ortaya çıktı.

Bunu ben şöyle karşıladım ve kendi kendime şöyle düşündüm: 'demekki Türkan hanım sosyetenin Kemalisti, Doğu Perinçek ve Tuncay Özkan varoşların Kemalisti.' Birileri hak ediyor. Öbürü hak etmiyor gibi bir saçmalık dolaşıyor ortalıkta.

Oysa adalet ve eşitlik isteyen herkesin haksızlıklar karşısında tavrı aynı olmalıdır. Burada aydınlarımızın ne kadar zaaflı ve kompleksli oldukları ortaya çıktı. Doğu Perinçek'in, Tuncay Özkan'ın yada Nihat Genç'in fikirlerini beğenmiyor olabilirsiniz.

Ama hukuk karşısında ona ayrı buna ayrı davranamazsınız. Aydın dediğin, Türkiye'de hangi mesleği yapıyor olursa olsun haksızlığa uğrayan herkese sahip çıkmalıdır. Türkiye'de demek ki eşitlik ve adalet fikri aydınlarda hiç oturmamış.

Daha önce alınanların bir suç isnadı var mı? Ortaya çıkan bu tablo Türk aydınının karakterini ortaya çıkartması bakımından acıtıcı bir nokta...

 

ŞİMDİ BAŞKA YERLER ARANMALI
Ergenekon süreci şoklarla başlamıştı. Fakat iddianameler zamanla 'ithamname'ye dönüşmüş durumda. Sonra ikinci fasılda bir hayal kırıklığı oldu. Çünkü kuyuları kazıyolar. Yok. Evleri toplayıp bilgisayarları götürüyorlar. Yine yok. Bütün muhalif kanalların işini bitirmeye çalıştılar. Kanal Biz'in sahibini aldılar, ART'nin sahibini aldılar, Ulusal Kanal'ın başındaki, en değerli insanları aldılar ve evraklarını topladılar ama ellerinde hiçbir suç delili bulamıyorlar. Demek ki yanlış yerleri arıyorlar. Şimdi başka yerler aranmalı. Cemaati ve ona yakın polisleri arasınlar. Kendileri için tahmin edilemeyecek yerlere baksınlar buradan bir şeyler çıkartacaklarını düşünüyorum.
İddianame bir görünmeyeni ortaya çıkarma teziyle geldi. Yani Ergenekon diye görünmeyen bir örgüt var. Bu örgüt bazı işler yapmış. Ama üç dört yıldır elinde çok büyük imkanlar olmasına rağmen. Savcılar, polisler gece alma, gündüz alma, her şey ellerinde olmasına rağmen bu görünmez örgüte yönelik delil oluşturacak hiçbir şey önümüze koyamadı.
Bu soruşturma 70'lerden başlayan ama asıl 80'lerde gelişen siyasal İslam'ın son çırpınışları. Vuruşa vuruya çekilmek istiyorlar kendilerince. Ve giderayak memleketi altını üstüne getirmek istiyorlar. Bütün değerlere saldırmak istiyorlar.

Çünkü bunların yazarlarına bakıyoruz, hiçbirinin iddiası kalmadı enteresandır demokrasi kelebeği gibi konuşmaya başladılar. Ama sadece bu dava sürecinde konuşuyorlar. Kitaplarına ve yazılarına bakıyoruz siyasal İslam'ın beyni tam anlamıyla durdu. Kalp atışları da iki üç yılda duracak. Can çekişiyorlar.

Ve bir daha gelmemek üzere bu topraklardan çekip gitme hazırlıklarını yapıyor. Giderken de ne Cumhuriyet değeri varsa, demokrasi gibi altını üstüne getirmeye çalışıyorlar. Tüyler ürpertecek iddialarla şok şok programı yapan televizyonların nasıl rezil, kepazelik ve hile içinde olduklarını Türkiye halkı gördü. Buradaki sevindirici gelişmede budur. Gerçek yüzleri göründü.

 

HALKA ÇOK PİS KOKULARI DA HAZMETMEYİ ÖĞRETİYORLAR
Orta Anadolu'da çok küçük bir kasabada mitinge katıldım. Belediyeye ait tek hizmet binası bir tuvaletti, içeriye pislikten bir adım bile atılmıyordu. AKP yönetiyor burayı, insanlar herhalde burayı görür ve bunlara oy vermezler diye düşündüm.

Sonra miting oldu geri döndük. Sonuçlarına baktık yine AKP kazanmış. Bu pisliğe rağmen nasıl kazanıyor bunlar. Hırsızlığa, pisliğe ve cehalete karşı susturulmuş, sindirilmiş ve makul gören bir kitleye işbirlikçi ve yandaş medya bunları öğretiyor. Halka çok pis kokuları da hazmetmeyi öğretiyor. Onu midesi kaldırsın istiyor.

 

İNSANLIK SUÇU İŞLEYENLER
Halkımız bu davanın adını koydu. 99 yanlış 1 doğru. Tabi ki herkes merak ediyor Cumhuriyet'e bombaları kim koydu. Uğur Mumcuları kim öldürdü. Ama bu tabi ki buradan çıkmayacak. Tersinden bir süreçle bir doğruyu 99 doğru yapınca çıkacak. İkinci iddianame açıklanınca mesela Mehmet Ali Birand gibiler çok sevindi. 'Hah nihayet buldunuz odağını. Darbeden hareket edin öbürleri o kadar önemli değil' dediler.
Bir nevi iddianame de tenzilat yaptılar.

Bu iddianameden onlarca insan içerde. Çok kötü koşullarda içeride yatıyorlar. Sesleri çıkmıyor, dilekçeleri gelmiyor. Medya buralarda değil.

Sözde hukuka saygı diye bilim adamları düşünürleri tam anlamıyla kodeste tutuyorlar. Ama Ergenekon denmesi yasaklandığı halde, bunun yalan olduğunu herkes kabul ettiği halde, bu sürecin hala sürüyor olması hükümet için artık bir çıldırma noktasıdır. Süper savcılar içinde bu geçerli.
Ama onların değil bizim iddialarımız halk tarafından kabul ediliyor. Karşı iddianameler yazıldı bile. Bizde bununla iktidara geleceğiz. Ben ömrüm boyunca siyaset yapmayacağım diyordum, ama artık bu soruşturmadan sonra milletvekilliği yapmaya karar verdim. Ve ilk yapacağım iş insanlık suçu işledikleri için, parlamento içinde seri soruşturmalar açmak olacak. Ama asıl yapacak iş, Amerika 2003'te Irak'a girerken yüzlerce yazar destek verdi.

Bu gün o televizyonlarda yüzünü gördüğümüz liberal yazarlar bizatihi Amerikan ordusuna destek verdiler. Savaşı kışkırttılar. Ve bunların hepsi bir buçuk milyon insanın ölümünden de sorumludur.

O soruşturma kapsamındalar. Bu günkü savcılar gibi kazmaya gerek yok arşivlerde duruyor. Haftaya bu konuya devam edeceğim...

 

Nihat Genç

www.aydinlik.com.tr

 

 

 

 

 



Yorumlar
Ara
Sadece kayýtlý kullanýcýlar yorum yazabilir!

3.22 Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."

 
Ata_015.jpg

En Son Yorumlar