Tarih grubu notları - "Atatürk İlkeleri (5) – Laiklik"
Pazar, 11 Ocak 2009 03:30

 

Atatürk İlkeleri (5) – Laiklik

 

 

 

Laiklik kavramı:

 

·         laikos (eksi Yunanca) = halka, kalabalığa ait

·         Ortaçağ Avrupasında: “din işleriyle ilgisi bulunmayan” anlamını kazandı

·         dilimize Fransızcadan geçmiştir

 

 

Dünyadaki Genel Tarihsel Gelişimi:

 

·         laiklik kavramı ağır bir süreç içinde siyasal bir niteliğe dönüştü

·         böylece laiklik, bir devletin temelini ve hukukunu dine dayandırmaması anlamını aldı

·         Batı’da, Kilisenin bin yıla yakın bir süre devlet ile içiçe bulunması her alandaki gelişmeleri ağırlaştırmış veya hatta engellemişti

·         laiklik kavramının ortaya çıkış nedeni budur

→ kiliseye tepki

·         laikliğin hukuksal bakımdan gelişimi

o       ABD Anayasası (1787)

o       Fransız İhtilali (1789)

 

→ laikliğin, yani din-devlet ayrılığın temel koşulu: din ve vicdan özgürlüğü

·         devletin hiçbir dini bir başkasına tutmaması veya temelini o dine dayandırmaması, dolayısıyla yurttaşları bu konuda serbest bırakması

 

·         Fransız İhtilalinden sonra laiklik ilkesi bazı devletlerde yerleşmeye başladı

·         bu devletlerdeki laiklik modeli birbirinden farklıydı

·         çünkü: laiklik din ve devlete dayanır

o       devlet halka dayalıdır → halklar arasında farklar mevcuttur

o       dinden dine fark vardır, hatta aynı dinin mezhepleri arasında bile fark vardır

 

→ bu nedenledirki din ve devlet arasındaki ilişkilerin nasıl ve ne ölçüde sınırlanması, veya kesilmesitopluma göre değişmektedir

 

-          soru:    “Din” nedir, nasıl doğar? (bilimsel açıdan)

o       yaşama ve ölüme anlam verememe

o       bundan dolayı doğan korku ve ürküntü

o       doğa güçlerine tapılması

o       tapınma toplumsal zorunluluk halini alır

o       tapılanlar ve tapanlar arasında kurallar oluşur

o       “din” oluşur

o       önce çok tanrılı dinler doğdu

o       daha sonra tek tanrı düşüncesine geçiş

o       sırayla: Musevilik, Hristiyanlık, Müslümanlık

 

·         dinler bilim yöntemleri ile kanıtlanamaz

·         dinler inanca dayalıdır

·         inançlaar kanıtlanamaz ise her kişiye göre değişir

·         böyleve insanın, bireyin yalnız iç dünyasını ilgilendirir

 

-          soru: İnançların sadece birini doğru saymak bu inanca dayanan devlet yönetiminde ne gibi sakınıcalar yaratabilir?

o       din ve vicdan özgürlüğünün ortadan kalkması vs.

 

 

·         ama: laiklik, devletin dine karşı cephe alması değildir

·         yoksa din ve vicdan özgürlüğü ortadan kalkar ve demokrasiden söz edilemez olur

 

 

Eski Türklerde Din ve Vicdan Özgürlüğü:

 

Müslümanlaşmadan önce:

·         Türkler çeşitli dinlere inanmışlar

·         Şamanizm’e inananlar çoğunluğu oluşturmuştur

·         din adamları, “kam”lar, devlet işlerine karışmazlardı

·         değişik dinlere bağlı olanlar bir arada ve barış içinde yaşamışlar

·         Moğollarda da aynı özellik vardı

→ zamanına göre çok ileri sayılabilecek dini özgürlük söz konusu

 

 

 

Osmanlı Devleti’nde durum:

 

·         bin yıl kadar önce Müslümanlığa geçiş

o       Doğu Türkistan’da hala Şamanist ve Budist Türkler yaşamaktadır

·         giderek laik düşünce erimeye ve “dini devlet” kavramı yerleşmeye başlamıştı

·         Müslüman Türk Sultanları yurttaşların İslam’ın buyruklarına uyup uymadıklarını denetliyorlardı

·         ama: Müslüman olmayan yurttaşlara din özgürlüğü tanınmıştır

·         yine de Osmanlı Devleti tam anlamıyla teokratik bir devleti ve laiklikten söz edilemez

 

 

Türk Cumhuriyeti’nde Laikliğin Gelişimi:

 

·         soru:

o       Türk Devleti ne zaman kururldu? – 23.04.1920

o       Bu yeni kurulan devlet laik miydi? – hayır

o       Hedefleri neydi? – padişahı ve halifeyi kurtarmak

·         Osmanlı Saltanatı tanrısal egemenliğe dayanıyordu

·         Türkiye Cumhuriyeti ulusal egemenliğe dayanıyordu

→ bu açıdan bakılırsa, laikliğin benimsenmesinin bir zorunluluk olduğu mantıklıdır

·         bir ulusal egemenliğe ait olan bir devletin kurulması zaten bu devletin laik olduğunu gösterir

·         Saltanatın ve ardından Hilafetin kaldırılması bunun en doğal sonucudur

·         1924 Anayasası Türk yurttaşlara din ve vicdan özgürlüğü tanıyordu

·         1926 Türk Medeni Kanunu:

o       kadına meslek seçme özgürlüğü

o       çocukların dinsel eğitimi hakkı anne-babaya veriliyordu

o       reşit dinini özgürce seçebiliyordu

·         laiklik ilkesi Türk Devrimin en önemli temel taşlarından biriydi; soru: neden?

o       düşünce özgürlüklerin sağlanması ve devrimlerin hiçbir dine uymaksızın gerçekleşebilmeleri

 

 

Atatğrk’te Laiklik Anlayışı:

 

·         “Din bir vicdan meselesidir. Herkes vicdanının emrine uymakta serbesttir. Biz dine saygı gösteririz. Düşünüşe ve düşünceleri derinleştirmeye karşı değiliz. Biz sadece din işlerini millet ve devlet işleriyle karıştırmamaya çalışıyor, kasde ve fiile dayanan gerici hareketlerden sakınıyoruz. Gericilere asla fırsat vermeyeceğiz.”

 

·         Atatürk’e göre:

 

·         laiklik kesinlikle dine karşı değildir

·         din bir vicdan işidir

·         herkes vicdanına uyup uymamakta özgürdür

·         dinler vardır, değerlidir, gereklidir

·         din, “Allah ile kul arasındaki bağlılıktır”

·         laiklik bu ilişkiyi koruyup geliştirmeye çalışır

·         “Laiklik asla dinsizlik olmadığı gibi, sahte dindarlık ve büyücülükle mücadele kapısını açtığı için, hakiki dindarlığın gelişmesi imkanını da temin etmiştir. Laikliği dinsizlikle karıştırmak isteyenler, gelişmenin ve canlılığın düşmanları ile gözlerinden perde kalkmamış doğu kavimlerin fanatiklerinden başka kimse olamaz.”

·         laiklik tam bir inanç öygürlüğü ortamında, ulus ve devlet işlerini din işlerinden ayırmaktır

·         “Laiklik yalnız din ve dünya işlerinin ayrılması değildir. Bütün yurttaşların vicdan, ibadet ve din öygürlüğü demektir.”

·         “Din ve mezhep hiçbir zaman politika aleti olarak kullanılamazç”

·         “Dinden maddi çıkar sağlayanlar iğrenç kimselerdir. İşte biz bu vaziyete karşıyız ve buna müsade etmiyoruz.”

 

 



Yorumlar
Ara
Sadece kayýtlý kullanýcýlar yorum yazabilir!

3.22 Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."

 
Ata_017.jpg

En Son Yorumlar