|
  Tarih grubu notları - "Cumhuriyet'in İlani, 29 Ekim süreci"   Nutuk'dan alıntı:  UYGULANMASI İÇİN SIRASINI BEKLEDİĞİM BİR DÜŞÜNCENİN UYGULANMA ZAMANI GELMİŞTİ Ben, Meclis'te, gizli ve muhalif bir grubun bulunduÄŸunu farkettikten, Meclis çalışmalarında duyguların hâkim duruma geçtiÄŸini gördükten ve Bakanlar Kurulu'nun çalışma düzeninin her gün olur olmaz birtakım sebeplerle altüst edilmekte olduÄŸuna kanaat getirdikten sonra, uygulanması için sırasını beklediÄŸim bir düşüncenin uygulanma anının geldiÄŸine hükmetmiÅŸtim. Bunu itiraf etmeliyim. Buna göre, ÅŸimdi vereceÄŸim bilgileri ve yapacağım açıklamaları anlamak daha kolay olacaktır. Efendiler, Halk Partisi'nin R a u f B e y 'i kendisi toplantıda bulunmadığı halde Meclis İkinci BaÅŸkanlığı'na, S a b i t B e y 'i de İçiÅŸleri Bakanlığı'na aday seçtiÄŸi tarih 25 Ekim 1923 PerÅŸembe günüdür. Aynı gün ve ertesi Cuma günü Hükûmet üyeleri Çankaya'da benim baÅŸkanlığımda toplandı. Gerek Hükûmet BaÅŸkanı F e t h i B e y'in ve gerek diÄŸer bakanların istifa etmeleri zamanının geldiÄŸini ve bunun gerekli olduÄŸunu bildirdim. Meclis'ce yeni hükûmet seçildiÄŸinde, ÅŸimdiki hükûmette bulunan üyelerden yeniden seçilenler olursa, onlar bu seçimden sonra da istifa ederek yeni hükûmete katılmayacaklardır, esasını da kabul ettik. Yalnız, o zamanlar, bakanlar gibi seçilen ve kabineye dahil bulunan Genelkurmay BaÅŸkanı F e v z i P a ÅŸ a, bu kararın dışında bırakıldı. Çünkü ordu yönetim ve komutasının rastgele birisine verilmesi doÄŸru görülmedi. Efendiler, bu türlü hareketin ve alınan kararın nasıl bir maksada dayandığı incelenirse, ÅŸu sonuca varılır: İhtiraslı grubu, hükûmet kurmakta tamamen serbest bırakıyoruz. Åžimdiki kabinede bulunan bakanlardan hiçbiri katılmaksızın, tamamen istedikleri kimselerden oluÅŸan,istedikleri gibi bir kabine kurarak memleket mukadderatına hâkim olmalarında bir sakınca görmüyoruz. Fakat ne hükûmet kurmaya ve ne de kursalar bile memleketi yönetme iktidarı göstereceklerine emin bulunuyoruz. Meclis'i aldatmaya çalışan ihtiraslı grup, ÅŸu veya bu tarzda bir hükûmet kurmayı baÅŸarabildiÄŸi takdirde, bir müddet bu hükûmetin idare ÅŸeklini ve idaredeki iktidarını takip etmenin ve hattâ ona yardımcı olmanın doÄŸru olacağını düşündük. Fakat bu ÅŸekilde kurulacak bir hükûmet, memleket yönetiminde ve yeni gayelerimizi gerçekleÅŸtirmekte beceriksizlik gösterir ve baÅŸka maksatlara yönelirse, bunu Meclis'te açıklayarak, Meclis'i aydınlatma yolunu tercih ettik. Hükûmet kurmayı baÅŸaramadıkları takdirde, doÄŸacak karışıklığın Meclis'i uyandıracağı tabiî idi. Bunalım ve karışıklığın devamına seyirci kalınamayacağından, iÅŸte o zaman, bizzat müdahale ederek ve tasarladığım ÅŸekli açıkça ortaya koyarak iÅŸi kökünden halledebileceÄŸimi düşünmüştüm. CUMHURİYET'İN İLANI KARARINI NEREDE VE KİMLERE SÖYLEDİM Yemek sırasında : "Yarın Cumhuriyet ilân edeceÄŸiz" dedim. Orada bulunan arkadaÅŸlar, derhal düşünceme katıldılar. Yemegi bıraktık. O dakikadan itibaren, nasıl hareket edileceÄŸi konusunda kısa bir program yaparak arkadaÅŸlar ı görevlendirdim. Yaptığım programın ve verdiÄŸim talimatın uygulanışını göreceksiniz! Efendiler, görüyorsunuz ki, Cumhuriyet ilânına karar vermek için Ankara'da bulunan bütün arkadaÅŸlarımı davet ederek onlarla görüşüp tartışmaya asla lüzum ve ihtiyaç görmedim. Çünkü, onların da aslında ve tabiî olarak benim gibi düşündüklerinden şüphe etmiyordum. Halbuki, o sırada Ankara'da bulunmayan bazı kiÅŸiler, yetkileri olmadığı halde, kendilerine haber verilmeden, düşünce ve rızaları alınmadan Cumhuriyetin ilân edilmiÅŸ olmasını bize gücenme ve bizden ayrılma sebebi saydılar. CUMHURİYET'İN İLANI İLE İLGİLİ KANUN TASARISINI İSMET PAÅžA'YLA BİRLİKTE HAZIRLADIK O gece birlikte olduÄŸumuz arkadaÅŸlar erkenden ayrıldılar. Yalnız İsmet PaÅŸa Çankaya'da misafirdi. Onunla yalnız kaldıktan sonra, bir kanun tasarısı müsveddesi hazırladık. Bu müsveddede 20 Ocak 1921 tarihli TeÅŸkilât-ı Esasiye Kanunu (Anayasa)'nun devlet ÅŸeklini tespit eden maddelerini ÅŸu ÅŸekilde deÄŸiÅŸtirmiÅŸtim: Birinci maddenin sonuna "Türkiye Devleti'nin hükûmet ÅŸekli Cumhuriyettir" cümlesini ekledim. […] BEN GENEL BAÅžKAN OLARAK MESELENİN ÇÖZÜMÜNE MEMUR EDİLDİM […] ben Genel BaÅŸkan sıfatıyla meselenin çözüme baÄŸlanması için Parti Meclisi tarafından görevlendiriliyordum. Görüşmeler sırasında Çankaya'da evimde bulunuyordum. Kemalettin Sami PaÅŸa'nın önergesinin kabul edilmesi üzerine, toplantıya davet edildim. Toplantı salonuna girer girmez doÄŸruca kürsüye çıktım ve kısaca ÅŸu görüş ve teklifi ortaya attım. "Efendiler! dedim, Hükûmet üyelerinin seçiminde görüş birliÄŸi saÄŸlanamadığı anlaşılmıştır. Bana bir saat kadar müsaade buyurun. Bulacağım çözüm yolunu arz ederim." BaÅŸkan Fethi Bey, teklifi oya koydu. Kabul edildi. Efendiler, bu bir saat içinde, gereken kimseleri Meclis'teki odama davet ederek onlara 28/29 Ekim gecesi hazırladığım kanun tasarısını gösterdim ve kendileri ile görüştüm. 28/29 EKİM GECESİ HAZIRLADIÄžIM KANUN MÜSVEDDESİNİ TEKLİF ETTİM Saat 13.30'da Parti Genel Kurulu yeniden Fethi Bey'in baÅŸkanlığında toplandı. İlk söz bendeydi. Kürsüye çıktım ve ÅŸu konuÅŸmayı yaptım : "SaygıdeÄŸer arkadaÅŸlar, üzerinde durduÄŸumuz meselenin çözümünde karşılaşılan güçlüklerin sebebi, bütün arkadaÅŸlarca anlaşılmıştır sanırım. Eksiklik ve yanlışlık uygulamakta olduÄŸumuz usul ve ÅŸekildedir. Gerçekten de, yürürlükteki TeÅŸkilât-ı Esasiye Kanunu'na göre, bir hükümet kurmaya teÅŸebbüs ettiÄŸimiz zaman, bütün arkadaÅŸların her biri bakanları ve hükûmeti seçmek mecburiyeti ile karşı karşıya kalıyor. Hepinizin birden hükûmet üyelerini seçmek zorıında kalmanızda görülen güçlüğün giderilmesi zamanı gelmiÅŸtir. Geçen dönemde de aynı ÅŸekilde güçlükle karşılaşılıyordu. Görülüyor ki, bu usul bazan birçok karışıklıklara yol açıyor. Yüksek hey'etiniz bu güçlüğün çözülmesi için beni görevlendirdi. Ben de bilginize sunduÄŸum bu görüşten hareket ederek düşündüğüm ÅŸekli tespit ettim. Onu teklif edeceÄŸim. Teklifim kabul edilirse kuvvetli ve kendi içinde uyumlu bir hükûmet kurmak mümkün olacaktır. Devletimizin ÅŸekil ve niteliÄŸini tespit eden ve hepimiz için bir gaye olan TeÅŸkilât-ı Esasiye Kanunu'muzun bazı noktalarına açıklık kazandırmak gerekir. Teklif ÅŸudur dedikten sonra, bilinen tasarıyı okutmak üzere kâtip beylerden birine uzatarak kürsüden ayrıldım. Teklifimin niteliÄŸi anlaşıldıktan sonra tartışmalar baÅŸladı. [...] HÜKUMETİMİZİN ÅžEKLİ MUTLAKA CUMHURİYET OLACAKTIR Rahmetli Seyit Bey'in görüşüne Abidin Cumhuriyet Bey (Manisa) ÅŸu cevabı verdi : - Önce hükûmet bunalımına çözüm getirelim. Eyüp Sabri Efendi (Konya)'nın görüşü şöyleydi : Biz Gazi PaÅŸa Hazretleri'ni hakem yaptık. Bizim TeÅŸkilât-ı Esasiye Kanunu'nu deÄŸiÅŸtirmeye yetkimiz yok demek, gayrimeÅŸru olduÄŸumuzu kabul etmek demektir. Meclisin TeÅŸkilât-ı Esasiye Kanunu'nu deÄŸiÅŸtirme yetkisi meydandadır. Hükûmetimizin ÅŸekli mutlaka Cumhuriyet olacaktır. […] rahmetli Abdurrahman Åžeref Bey'in konuÅŸmasında ÅŸu sözler yer alıyordu : Hükûmet ÅŸekillerinin teker teker sayılmasına gerek yoktur. Hâkimiyet kayıtsız ÅŸartsız milletindir, dedikten sonra kime sorarsanız sorunuz, bu Cumhuriyettir. DoÄŸan çocuÄŸun adıdır. Ama bu ad, bazılarına hoÅŸ gelmezmiÅŸ, varsın gelmesin. Bundan sonra Yusuf Kemal Bey, teklifin kabul edilmesi gerektiÄŸi hususunda uzun bilgiler verdi ve bunun derhal kanunlaÅŸması için gerekli iÅŸlemin tamamlanmasını teklif ederim dedi. TEKLİFİM PARTİ GRUBU'NDA VE HEMEN ARKASINDAN MECLİSTE GÖRÜŞÜLDÜ VE "YAÅžASIN CUMHURİYET" SESLERİ ARASINDA KABUL EDİLDİ Abdullah Azmi Efendî'nin, "meselenin önemi meydandadır. Görüşme devam etsin" diye yükselen itirazına raÄŸmen yeterlik teklifi kabul edildi. Ondan sonra teklifimin bütünü ve arkasından da maddeler birer birer okunarak görüşüldü ve kabul edildi. Efendiler, Parti Grubu toplantısına son verildi ve hemen Meclis toplantısı açıldı. Saat 18.00 idi. Kanun teklifi, Kanun-ı Esasî Encümeni tarafından usulen incelenip tutanağı hazırlanırken, Meclis diÄŸer bazı iÅŸlerle meÅŸgul oldu. Sonunda, BaÅŸkanlık kürsüsünde oturan BaÅŸkan Vekili İsmet Bey (PaÅŸa) Meclis'e ÅŸu bilgiyi verdi : "Kanun-ı Esasî Encümeni, TeÅŸkilât-ı Esasiye Kanunu'nda deÄŸiÅŸiklikler yapılması ile ilgili tasarının öncelikle ve derhal görüşülmesini teklif ediyor. "Kabul!" sesleri üzerine, tutanak okundu. Teklif edildiÄŸi gibi öncelikle görüşüldü. Nihayet, kanun, birçok konuÅŸmacının "YaÅŸasın Cumhuriyet!" sesleriyle alkışlanan konuÅŸmalarıyla kabul edildi. Nutuk Â
|
Aysun Hnm, Atatürkçü aktivitelere ...
bu girenler ne